Başında a olan 3 harfli 59 kelime var. A harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde a harfi olan kelimeler listesine ya da sonu a harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında a bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ATV

Kelime Kökeni: İngilizce (İng. all terrain vehicle sözünden)

  1. [isim] Tüm arazi ve hava koşullarında çalışmak üzere tasarlanmış, genellikle dört tekerlekli olarak üretilen, tek veya çift kişilik, benzinli, içten yanmalı motorlarla çalışan araç
    • "Safari atv ile yapıldığında daha çok zevk veriyor."
AUT

Kelime Kökeni: İngilizce out

  1. [isim, spor] Takımla oynanan top oyunlarında, karşı takım oyuncularının vuruşuyla topun kalenin bulunduğu taraftan dışarı çıkması
    • "Aut çizgisinden nefis bir orta..." (Haldun Taner)
  2. Takımla oynanan top oyunlarında topun oyun alanı dışına çıkması
ARI

  1. [sıfat] Yabancı şeylerden arınmış
  2. Bakınız temiz
ARK

  1. [isim] İçinden su akıtmak için toprak kazılarak yapılan açık oluk; arık (I), dren, karık (II)
    • "Konduların ortasına ark yapıp göllenen suları dışarı akıttılar." (Lâtife Tekin)
AHA

  1. [ünlem, ağızlardan] Bakınız işte
    • "Bizim köy aha şuracıkta!"
ACI

  1. [isim] Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı
    • "Acıyı sever."
  2. [sıfat] Tadı bu nitelikte olan; biberli
    • "Acı kahvesini yudumluyordu." (Tarık Buğra)
  3. Bir dış etkenin vücudun herhangi bir yerinde meydana getirdiği ezilme, yırtılma, sıkıştırılma vb. sebeplerle meydana gelen rahatsızlık hissi
    • "Omuzlarına kadar vücudun derisini haşlayan bayıltıcı yanma acısı ve dehşeti çok sürmedi." (Peyami Safa)
  4. [mecaz] Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü; yara
    • "İnsan, ölümün acısını en çok günün iki uzak saatinde hissetmektedir." (Yusuf Ziya Ortaç)
  5. [sıfat] Çarpıcı, göz alıcı (renk)
  6. [sıfat, mecaz] Keskin, şiddetli olan
    • "Acı poyraz kuvvetle esiyordu." (Orhan Kemal)
  7. [sıfat, mecaz] Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü olan
    • "Yirmi yaşına girdiğim bugün feci hakikati duymak ne acı!" (Ömer Seyfettin)
ARA

  1. [isim] İki şeyi birbirinden ayıran uzaklık; çatlak, mesafe
    • "Bazı bazı bir bisiklet, ufak bir otomobil aralarından geçiveriyor, ikisini birbirinden ayırıyordu." (Oktay Akbal)
  2. İki olguyu, iki olayı birbirinden ayıran zaman
  3. Kişilerin veya toplulukların birbirine karşı olan durumu veya ilgisi
    • "Bir aralık, bir askerlik ve vilayet yetkisi meselesinde aralarında bir tartışma çıktı." (Falih Rıfkı Atay)
  4. Bakınız iç
    • "Aralarında anası babası ile Binnaz'ın da bulunduğu on sekiz işçiydiler." (Necati Cumalı)
  5. [sinema, tiyatro] Bir oyunda, bir filmde izleme sırasında dinlenmek üzere verilen kısa süre; antrakt
  6. [spor] Toplu jimnastik dizilmelerinde, sıradakilerin birbirlerinden yanlamasına olan uzaklıkları
  7. [spor] Spor karşılaşmalarında oyuncuların dinlenmek ve taktik almak için kullandıkları süre
  8. [sıfat] İki şey arasında bulunan, arada olan
ACE

Kelime Kökeni: İngilizce ace

  1. [isim, spor] Bakınız servis sayısı
ALA

Kelime Kökeni: Arapça aʿlā

  1. [sıfat] Daha yüksek, en yüksek, pek yüce
  2. Daha iyi, çok iyi, pek iyi
  3. Çok güzel, çok nefis
    • "Beni Konya Lezzet Lokantasına götürdü, âlâ bir öğle yemeği çekti." (Halide Edip Adıvar)
ALG

Kelime Kökeni: Fransızca algue

  1. [isim, bitki bilimi] Bakınız su yosunu
ASK

Kelime Kökeni: Fransızca asque

  1. [isim, bitki bilimi] Asklı mantarlara özgü üreme organı
ASI

  1. [isim] Asmak işi
  2. Bakınız afiş
ALO

Kelime Kökeni: Fransızca allô

  1. [ünlem] Telefon konuşmasına başlarken kullanılan bir seslenme sözü
  2. [kaba konuşmada] (alooo) Kendisine bakmasını veya kendisiyle ilgilenmesini istediği kişiye karşı söylenen seslenme sözü
ALP

  1. [sıfat] Bakınız yiğit
ASA

Kelime Kökeni: Arapça ʿaṣā

  1. [isim] Bazı ülkelerde, hükümdarların, mareşallerin, din adamlarının güç sembolü olarak törenlerde taşıdıkları bir tür ağaç veya metalden değnek
    • "Eceli gelip de Süleyman'ın ölümüne hükmettiğimizde asasını kemirmekte olan bir ağaç kurdu onun ölümünü onlara fark ettirdi." (Meryem Aybike Sinan)
  2. İhtiyarların veya yürümekte zorluk çekenlerin baston yerine kullandıkları uzun sopa
AÇI

  1. [isim, matematik] Birbirini kesen iki yüzey veya aynı noktadan çıkan iki yarım doğrunun oluşturduğu geometrik biçim; zaviye
    • "Valla hocam, matematik beni sarmıyor ama açı problemleri ile havuz problemleri benden kaçmaz!" (Mehmet Hakan Alşan)
  2. [mecaz] Görüş, bakım, yön, anlayış biçimi
    • "Her oyunda, ele aldığım konu için yeni bir şekil, dramatik açıdan ve sahneleme açısından yeni bir üslup bulmaya çalışıyorum." (Nâzım Hikmet)
ALT

  1. [isim] Bir şeyin yere bakan yanı; zir, üst karşıtı
    • "Pantolonlarımızı şiltelerimizin altına seriyoruz, onlar bütün hafta orada ütüleniyor." (Ziya Osman Saba)
  2. Bir nesnenin tabanı
    • "Ayağındaki altları nalçalı koca bahçıvan kunduraları ile ona yetişmesi imkânsızdı." (Osman Cemal Kaygılı)
  3. Oturulurken uyluk kemiklerinin yere gelen bölümü
    • "Altına sandalye çekmek."
  4. Bir şeyin yere yakın bölümü
  5. Birine göre daha aşağı mevkide olan kimse; madun
  6. [sıfat] Sınıflamalarda ikinci derecede olan; ast
    • "Alt sınıf. Alt cins. Alt takım."
  7. [sıfat] Birkaç şeyden aşağıda olan
    • "Yeleğinin alt düğmesi iliklenmemiş." (Haldun Taner)
AGU

  1. [isim] Süt çocuklarının neşelendikleri zaman çıkardıkları ses
    • "Bebek agu deyip minik elini ona doğru uzatmış." (Eren Sarı)
  2. Bakınız agucuk
ANT

  1. [isim] Tanrı'yı veya kutsal bilinen bir kişiyi, bir şeyi tanık göstererek bir olayı doğrulama; yemin, kasem
  2. Kendi kendine söz verme; ahit
AYI

  1. [isim, hayvan bilimi] Memelilerin etobur takımından, beş parmaklı, tabanlarına basarak yürüyen, yurdumuzda boz türü bulunan, iri gövdeli hayvan; kocaoğlan (Ursus arctos)
  2. [ünlem] Kaba saba olan insanlar için kullanılan bir seslenme sözü
    • "Ulan ayı!.. Ulan rezil!.. Ya ben senin kemiklerini kırmaz mıyım?" (Kemal Tahir)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü