Başında a olan 2 harfli 17 kelime var. A harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde a harfi olan kelimeler listesine ya da sonu a harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında a bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AŞ
-
-
[isim]
Bakınız yemek (I)
-
[isim]
Bakınız yemek (I)
- AY
-
-
[isim]
Art arda gelen iki yeni ay arasında geçen süre
-
Yılın on iki bölümünden her biri; mah, meh
- "Nisan, baharın bütün renkleri ve güzelliği ile tüllendiği ay."
-
Bir ayın herhangi bir gününden ertesi ayın aynı gününe kadar geçen veya yaklaşık otuz gün olarak kabul edilen süre
- "Tehlikeyi atlattınız, iyiliğe yüz tuttunuz, bir ay sonra ayağa kalkarsınız, gezip dolaşırsınız, hatta çalışabilirsiniz."
-
[isim]
Art arda gelen iki yeni ay arasında geçen süre
- AZ
-
-
[eskimiş, kimya]
Azot elementinin simgesi
-
[eskimiş, kimya]
Azot elementinin simgesi
- AT
-
-
[kimya]
Astatin elementinin simgesi
-
[kimya]
Astatin elementinin simgesi
- AV
-
-
[isim]
Karada, denizde, gölde veya akarsularda evcil olmayan hayvanları vurma veya yakalama işi; şikâr
- "Kral hiç tınmadan, rahat rahat avdan döndü."
-
Bir hayvanın bir başka hayvanı yemek için yakalaması
-
Bu yollarla yakalanan hayvan
-
[mecaz]
Tuzağa düşürülen, kendisinden yararlanılan kimse
-
[isim]
Karada, denizde, gölde veya akarsularda evcil olmayan hayvanları vurma veya yakalama işi; şikâr
- AS
-
-
[kimya]
Arsenik elementinin simgesi
-
[kimya]
Arsenik elementinin simgesi
- AR
-
-
[kimya]
Argon elementinin simgesi
-
[kimya]
Argon elementinin simgesi
- AM
-
-
[kimya]
Amerikyum elementinin simgesi
-
[kimya]
Amerikyum elementinin simgesi
- AL
-
-
[kimya]
Alüminyum elementinin simgesi
-
[kimya]
Alüminyum elementinin simgesi
- AN
-
Kelime Kökeni: Arapça ān
-
[isim]
Zamanın bölünemeyecek kadar kısa olan parçası; lahza, dakika
- "Zira göçebelerin hayatı her an yardımlaşmalarını gerektirir."
-
[isim]
Zamanın bölünemeyecek kadar kısa olan parçası; lahza, dakika
- AH
-
-
[isim]
Bakınız öç
-
[ünlem]
Sesin tonuna göre pişmanlık, öfke, özlem, beğenme, sevgi vb. duygular anlatan bir söz
- "Ah, ne güzeldi o Direklerarası'ndaki ramazan ve donanma geceleri."
-
[ünlem]
Ağrı, acı duyulduğunda söylenen bir söz
- "Uzun boylu bir şahsın sokak ortasında ahlar, eninler çıkararak çırpındığını gördü."
-
[isim]
Bakınız öç
- AK
-
-
[isim]
Kar, süt vb.nin rengi; beyaz, kara ve siyah karşıtı
-
[sıfat]
Bu renkte olan
- "Ak sakallı hâkim, enfiyesini çekerek bu iki yabancının davasını dikkatle dinledi."
-
Beyaz leke
- "Bir gözünde akı var."
-
[sıfat, mecaz]
Temiz olan
-
[sıfat, mecaz]
Dürüst olan
-
[sıfat, mecaz]
Sıkıntısız, rahat, huzurlu, güzel olan
- "Ak günler göresin."
-
[isim]
Kar, süt vb.nin rengi; beyaz, kara ve siyah karşıtı
- AD
-
-
[isim]
Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz; isim, nam
- "Görmediniz mi, adını söyleyince herkes put kesiliyor."
-
Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu
-
[dil bilgisi]
Canlı ve cansız varlıkları, kavramları, durumları karşılayan kelime; isim
-
[isim]
Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz; isim, nam
- AF
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿafv
-
[isim]
Bir suç işleyeni, kusur veya hata yapanı bağışlama
-
[mecaz]
Görevden çıkarılma
- "Kardeşinin vazifeden affı kararlaşmış."
-
[isim]
Bir suç işleyeni, kusur veya hata yapanı bağışlama
- AB
-
Kelime Kökeni: Farsça āb
-
[isim, eskimiş]
Bakınız su (I)
-
[isim, eskimiş]
Bakınız su (I)
- AĞ
-
-
[isim]
İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü
- "Ali Reis hiç başını kaldırmıyordu, mavi ağların üstüne yumulmuş, elleri mekik gibi işliyor, yırtık ağ yenilenerek ileride büyücek, çok mavi bir yığın oluyordu."
-
Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü
- "Çürümüşlerdi de üzerlerine püf diye üflenince ince örümcek ağı gibi delirtiyorlardı."
-
Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yayılmış yol, hat vb.nin bütünü; şebeke, örgü
- "Eski demir yollarının, memleket bütününü göz önüne alan bir plana göre yapılmamış olmasına karşılık Cumhuriyet Devri’nde yapılan hatlar, topraklarımızın muhtelif kısımlarını birbirine bağlayan bir ağ (şebeke ) meydana getirdi."
-
Bakınız tuzak
-
[spor]
Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü; file
- "İnsanların yaşadıkları yerde futbol sahası, basket potası veya voleybol ağı kurmak çok zor çaba değildir."
-
[spor]
Keten, naylon vb. malzemelerden çaprazlama örgü ile yapılan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü; file
- "Spiker de sanki Sait'in sorusunu cevaplandırırmış gibi ‘Tozkoparan topu ağlara geçirdi!’ deyince Sait sevinçle arkasında duran Mehcure Ferferik'i nişanlısı sanarak boynuna atıldı."
-
[isim]
İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü
- AÇ
-
-
[sıfat]
Yemek yemesi gereken; tok karşıtı
- "Baş ağrısı bana eski ve pis otelin aç tahtakurularını bile duyurmadı."
-
Yiyecek bulamayan
- "Ben hem öksüzüm hem yetimim hem de tam 23 saattir açım."
-
[mecaz]
Gözü doymaz, gözü doymayan
- "Ne aç adam!"
-
[mecaz]
Çok istekli, çok hevesli
- "Her zamanki gibi bilgiye aç, her zamanki gibi ağızları lafla, kafaları düşünceyle dolu çalçene yaratıklarız."
-
[zarf]
Karnı doymamış olarak
- "Ben aç yattım mı kötü kötü rüyalar görürüm nedense."
-
[sıfat]
Yemek yemesi gereken; tok karşıtı