Başında ağl olan 27 kelime var. Ağl ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ağl olan kelimeler listesine ya da sonu ağl ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında ağl bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

12 Harfli Kelimeler

AĞLATABİLMEK, AĞLAYABİLMEK, AĞLAYIVERMEK

11 Harfli Kelimeler

AĞLATABİLME, AĞLAYABİLME, AĞLAYICILIK, AĞLAYIVERME

9 Harfli Kelimeler

AĞLAMAKLI

8 Harfli Kelimeler

AĞLAMALI, AĞLANMAK, AĞLAŞMAK, AĞLATICI, AĞLATMAK, AĞLAYICI

7 Harfli Kelimeler

AĞLAMAK, AĞLAMSI, AĞLANMA, AĞLANTI, AĞLASUN, AĞLAŞMA, AĞLATIŞ, AĞLATMA, AĞLAYIŞ

6 Harfli Kelimeler

AĞLAMA, AĞLATI

5 Harfli Kelimeler

AĞLAK

4 Harfli Kelimeler

AĞLI


Kelime bulma makinesi

A L Ğ Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

AĞ, AL, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

AĞLAYABİLMEK

  1. [nsz] Dilediği zaman ağlamak, ağlama olasılığı bulunmak

AĞLAYIVERMEK

  1. [nsz] Çabucak ağlamak, ağlamayı alışkanlık edinmek

AĞLATABİLMEK

  1. [-i] Ağlatma imkânı veya olasılığı bulunmak

AĞLATABİLME

  1. [isim] Ağlatabilmek işi

AĞLAYABİLME

  1. [isim] Ağlayabilmek işi

AĞLAYIVERME

  1. [isim] Ağlayıvermek işi

AĞLAYICILIK

  1. [isim] Ağlayıcı olma durumu

AĞLAMAKLI

  1. [sıfat] Ağlar gibi olan, üzüntülü
    • "Çoğu ağlamaklı bu türlü şarkıları aslında sevmediklerini anlamışlar." (Necati Cumalı)
    • "Biz zayıf insanlar, yabancı bir yerde ağlamaklı oluyoruz." (Sait Faik Abasıyanık)

AĞLANMAK

  1. [nsz] Ağlama işi yapılmak
    • "Atatürk'ün arkasından çok ağlandı."

AĞLAYICI

  1. [isim] Ölünün ardından ağlamak için para ile tutulan kimse, ağıtçı, yasçı
    • "Eskiden tabutlar arkasında para ile tutulmuş ağlayıcılar giderdi." (Falih Rıfkı Atay)

AĞLAMALI

  1. [sıfat] Ağlayacak gibi olan
    • "O içeride kızı dövüyor, biz burada ağlamalı oluyoruz." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Acıma duygusu uyandıracak durumda olan

AĞLATMAK

  1. [-i] Ağlamasına yol açmak

AĞLAŞMAK

  1. [nsz] Birlikte ağlamak
    • "Onlar, hanım, evlatlık bir türlü birbirlerinden ayrılamayarak karanlıkta ağlaşıyorlardı." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. [nsz] Sızlanmak

AĞLATICI

  1. [isim] Ağlamaya yol açan şey

AĞLAYIŞ

  1. [isim] Ağlama işi veya biçimi
    • "Hatırlattı bana, bir bayram sabahı / Gökyüzüne kaçırdığım balonuma bakıp ağlayışımı" (Orhan Veli Kanık)

AĞLAMAK

  1. [nsz] Üzüntü, acı, sevinç, pişmanlık vb.nin etkisiyle gözyaşı dökmek
  2. Ağaç budandığında kesilen yerlerden besi suyu veya öz su akmak
  3. [-den] Sızlanmak, yakınmak
    • "Utanç ve kahırdan, yumruklarını ısıra ısıra bir zaman ağladı." (Atilla İlhan)
  4. [-e] Bir duruma üzülmek
    • "Şu kara bahtıma ağlıyorum."

AĞLANTI

  1. [isim] Hafif hafif ağlama
    • "Şehrin dar sokaklarında günlerce ağlantı, inilti işitiliyor." (Memduh Şevket Esendal)

AĞLANMA

  1. [isim] Ağlanmak işi

AĞLATIŞ

  1. [isim] Ağlatma işi veya biçimi

AĞLAŞMA

  1. [isim] Ağlaşmak işi

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü