Başında YATI olan 22 kelime var. YATI ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde YATI olan kelimeler listesine ya da sonu YATI ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

14 Harfli Kelimeler

YATIŞTIRICILIK

12 Harfli Kelimeler

YATIRIMCILIK

11 Harfli Kelimeler

YATIŞTIRICI, YATIŞTIRMAK

10 Harfli Kelimeler

YATIRILMAK, YATIŞTIRMA

9 Harfli Kelimeler

YATIRILMA, YATIRIMCI

8 Harfli Kelimeler

YATILMAK, YATIRMAK, YATIŞMAK

7 Harfli Kelimeler

YATILMA, YATIRIM, YATIRMA, YATISIZ, YATIŞMA

6 Harfli Kelimeler

YATILI

5 Harfli Kelimeler

YATIK, YATIM, YATIR, YATIŞ

4 Harfli Kelimeler

YATI


Kelime bulma makinesi

A I T Y Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

4 Harfli Kelimeler

AYIT, YATI

3 Harfli Kelimeler

AYI, TAY, YAT

2 Harfli Kelimeler

AT, AY, TA, YA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

YATIŞTIRICILIK

  1. [isim] Yatıştırıcı olma durumu

YATIRIMCILIK

  1. [isim] Yatırımcı olma durumu

YATIŞTIRMAK

  1. [-i] Bir kargaşayı, ayaklanmayı bastırmak
    • "Hükûmet kuvvetleri ayaklanmayı yatıştırdı."
  2. Ölçülü, ılımlı, sakin davranmasını sağlamak, sakinleştirmek
    • "O, tombul tombul iyimserliği ile beni yatıştırmak istedi." (Yusuf Ziya Ortaç)
  3. Yumuşatmak, razı etmek
    • "Arkadaşları yatıştırmak için o toplantıda bulunanlar akşam yemeğine de alıkonulmuşlardı." (Memduh Şevket Esendal)

YATIŞTIRICI

  1. [sıfat] Yatışma özelliği olan, yatıştıran, sakinleştiren
  2. Ağrıyı, sızıyı gideren (ilaç), müsekkin

YATIRILMAK

  1. [nsz] Yatırma işi yapılmak
    • "Bu boş arsacıkta, yan yatırılmış bir bayram salıncağı duruyor." (Memduh Şevket Esendal)

YATIŞTIRMA

  1. [isim] Yatıştırmak işi

YATIRIMCI

  1. [isim] Yatırım yapan kimse

YATIRILMA

  1. [isim] Yatırılmak işi

YATIRMAK

  1. [-i] Bir kimsenin bir yere yatmasını sağlamak
    • "Çocuğu bir kenara yatırdım ve kadını omuzlarından tutup bir taşa dayadım." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. [-i] Uyutmak
    • "Gece beni en üst katta bir odada yatırdılar." (Ömer Seyfettin)
  3. [-i] Eğmek, yatık duruma getirmek
    • "Yağmur ekinleri yatırdı."
  4. [-i] Konuk etmek
  5. Parayı, işletmek amacıyla bir yere vermek
    • "Eline geçen serveti ... emlaka yatırıyordu." (Ercüment Ekrem Talu)
  6. Parayı bir kuruluşa vermek, teslim etmek
    • "Telefon parasını PTT'ye yatırdım."
  7. Bir yiyeceği korumak veya tatlandırmak amacıyla tuz, soğan, yağ vb.nde bir süre bekletmek
    • "Pastırmayı çemene yatırmak."
  8. [-i] Düzeltmek, bastırmak, yassıltmak
    • "Kemal Rıfat avucunun içiyle saçlarını yatırıyor." (Atilla İlhan)
  9. Harcamak
    • "Sınırlı hoca aylığının yarısını her ay kitaplara yatırır." (Haldun Taner)

YATIŞMAK

  1. [nsz] Hızı, etkisi azalmak, aşırılığı geçmek
    • "Vapurun gürültüsü büsbütün yatıştı." (Refik Halit Karay)
  2. Coşku, sinir, korku vb.nin etkisi azalmak, geçmek, sakinleşmek
    • "Nasılsın yavrum, uyuduktan sonra biraz sinirlerin yatıştı mı?" (Sermet Muhtar Alus)
  3. Ayaklanma, kargaşa sakinleşmek, durulmak
    • "Kargaşa yatıştı."
  4. Yan yana, kucak kucağa yatmak
    • "Gölgesinde koyun, kuzu yatışır / Servidir, ladindir ormanlarımız." (İ. Sağır)

YATILMAK

  1. [nsz] Yatma işi yapılmak

YATIRMA

  1. [isim] Yatırmak işi

YATIRIM

  1. [isim] Yatırma işi
  2. Parayı, gelir getirici, taşınır veya taşınmaz bir mala yatırma, mevduat, plasman
  3. Millî ekonominin veya bir ticaret kuruluşunun üretim ve hizmet gücünü artırıcı nitelikte olan aktif değerlerine yapılan yeni eklemeler, envestisman
  4. Bir çıkar veya kazanç sağlamak için yapılan davranış

YATILMA

  1. [isim] Yatılmak işi

YATIŞMA

  1. [isim] Yatışmak işi

YATISIZ

  1. [sıfat] Geceleri yatılmayan
    • "Yatısız okul."
  2. Gündüzlü
    • "Yatısız öğrenci."

YATILI

  1. [sıfat] Geceleri de kalınıp yatılan (okul vb.), leyli
  2. Geceleri de kalıp yatan (öğrenci, konuk), leyli

YATIR

  1. [isim] Belli bir yerde mezarı olan, doğaüstü gücü bulunduğuna ve insanlara yardım ettiğine inanılan ölü, evliya
    • "Yatıra mum adamak."

YATIM

  1. [isim] Gemi direklerinin başa veya kıça doğru olan eğimi

YATIK

  1. [sıfat] Dik olmayan, eğik, yatırılmış bir durumda olan
  2. Zamanla dayanıklılığını yitirmiş
    • "Yatık kumaş."
  3. Çevrilmiş, devrik
    • "Yatık yaka."
  4. [isim] Yayvan su kabı

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü