Sonunda U olan 5 harfli 114 kelime var. U harfi ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde U harfi olan kelimeler listesine ya da başında U harfi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TOPLU

  1. [sıfat] Topu olan
    • "Toplu tabanca."
  2. Hepsi bir arada bulunan, toplanmış
    • "Yol, toplu yaşamanın doğurduğu bir gereksinmeyi karşılamak için yapılır." (Necati Cumalı)
  3. Birlikte yapılan, kombine
  4. Düzenlenmiş, dağınık olmayan
    • "Toplu bir oda."
  5. Topunu, tamamını, bütününü içine alan
    • "Toplu bir bakış."
  6. Vücutça dolgun

PULLU

  1. [sıfat] Üzerine pul yapıştırılmış
    • "Pullu dilekçe."
  2. Üzerine pul işlenmiş
    • "Pullu gece elbisesi."
  3. Pulu olan
    • "Pullu cıvata. Pullu balık."

TURŞU

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Tuzlu suda, sirkede bırakılarak özel bir kıvama getirilmiş sebze veya meyve
    • "Bütün gün çocukların peşinde koşmaktan turşusu çıkmış ihtiyar lalanın karanlık bir köşede horladığı işitiliyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
    • "Bir kısmetin çıkar çıkmaz seni vereceğiz. Turşunu kuracak değiliz ya!" (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
    • "Pazartesi günleri üst üste iki dersi olduğundan salıları turşuya dönüyordu." (Haldun Taner)
  2. [sıfat] Bitkin, yorgun
    • "Portakalların turşusu çıkmış."

TUTKU

  1. [isim] İrade ve yargıları aşan güçlü bir coşku, ihtiras
  2. Güçlü istek ve eğilimin yöneldiği amaç

YOLCU

  1. [isim] Yolculuğa çıkmış kimse
    • "Onu Bursa'ya yolcu ederken rıhtımda gittikçe küçülerek mendil sallayışı..." (Atilla İlhan)
  2. Yolculuğa çıkmaya hazırlanan kimse
    • "Gişelerin önünde işsiz güçsüzler, erken gelen yolcular dolanıyordu." (Necati Cumalı)
  3. Doğması beklenen çocuk
  4. İyileşmesi umutsuz hasta
  5. İşten çıkarılması beklenen kimse

BULGU

  1. [isim] Var olduğu hâlde bilinmeyeni bulup ortaya çıkarma işi ve bu işin sonunda elde edilen şey
  2. Araştırma verilerinin çözümlenmesinden çıkarılan bilimsel sonuç, netice
    • "Banka bu gibi bulguları işletmek için para veren bir kurumdur."
  3. Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun, hastalığın belirlenmesine yarayan olgu veya olay, belirgi, araz, semptom

MASNU

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Sanatla yapılmış (ürün)
  2. Aslı olmayan, uydurma, yapma, düzme, düzmece, sahte

TOYCU

  1. [isim] Toy veren kimse, düğüncü

POPÇU

  1. [isim] Pop müzikle uğraşan kimse

SOLCU

  1. Sol görüşlü partilerin yandaşı olan (kimse)

HİNDU
...
BAMBU

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Buğdaygillerden, sıcak ülkelerde yetişen, boyu 25 m kadar olabilen, mobilya, merdiven, baston vb. birçok eşyanın yapımında kullanılan bir tür kamış, Hint kamışı, hezaren (II) (Bambusa vulgaris)
    • "İlle oturacak: Ya kameriyelerdeki bambu kamışından koltuklarda ya oyun masasında." (Atilla İlhan)
  2. [sıfat] Bu kamıştan yapılmış olan

KORKU

  1. [isim] Bir tehlike veya tehlike düşüncesi karşısında duyulan kaygı, üzüntü
    • "Yarı çocuk kalbimde korku, kapıya yaklaştıkça büyüyor." (Yusuf Ziya Ortaç)
    • "Bir korku düştü canıma acep nola benim hâlim / Derman olmaz ise bana acep nola benim hâlim?" (Yunus Emre)
    • "Devletin bu türden denetimlere kalkması, korku salma amacına yöneliktir." (Melih Cevdet Anday)
    • "Kadınlıktan, erkeklikten tiksiniyordu ve etteki sır ona korku veriyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Kötülük gelme ihtimali, tehlike, muhatara
    • "Yollarda korku kalmadı."
  3. Gerçek veya beklenen bir tehlike ile yoğun bir acı karşısında uyanan ve coşku, beniz sararması, ağız kuruması, kalp, solunum hızlanması vb. belirtileri olan veya daha karmaşık fizyolojik değişmelerle kendini gösteren duygu

MEŞRU

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Yasal
    • "Meşru, gayrimeşru, ölümlü, ölümsüz, çocuklarının sayısını bilen yok." (Haldun Taner)

SOYLU

  1. [sıfat] Doğuştan veya hükümdar buyruğuyla, bazı ayrıcalıklara sahip olan ve özel unvanlar taşıyan (kimse), asaletli, asil
    • "Soylu kişidir, iyi bir öğrenim görmüştür, zekidir, yeteneklidir." (Necati Cumalı)
  2. İyi tanınmış, köklü bir aileden gelen (kimse), necip, kişizade, asil
    • "İzmir'in varlıklı ve soylu ailelerinden birinin tek erkek çocuğu." (Tarık Buğra)
  3. Saygı uyandıran, yücelik taşıyan
    • "Japonların soylu ve çetin savaşçılık gururuna, bu eğiliş ağır geldi." (Falih Rıfkı Atay)
  4. Soyu iyi nitelikli olan, iyi cins soydan gelen (at vb.)

TUZCU

  1. [isim] Tuz satan kimse

KUTNU

Kelime Kökeni : Arapça

  1. Pamuk veya ipekle karışık pamuktan dokunmuş kalın, ensiz kumaş türü
    • "Kutnu kumaş dökülmüş, şala kim bakar / Ger Ali'nin kurşunu dağları yakar." (Halk türküsü)

DONLU

  1. [sıfat] Donu olan
    • "Beyaz donlu çocukların yol kenarında selama duruşları, beni içlendiriyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

BURCU

  1. [isim] Güzel koku, ıtır

GÜRSU
...
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü