Sonunda U olan 5 harfli 114 kelime var. U harfi ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde U harfi olan kelimeler listesine ya da başında U harfi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SUOKU

  1. [isim] Suokugillerden, bataklık bölgelerde ve su kenarlarında yetişen, kök sapları tazeyken kekre olan, kurutulduğunda yenilebilen küçük bir bitki (Sagitteria)

DONLU

  1. [sıfat] Donu olan
    • "Beyaz donlu çocukların yol kenarında selama duruşları, beni içlendiriyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

TOPÇU

  1. [isim] Topların kullanılışı, bakımı üzerine yetiştirilen asker sınıfı
    • "Piyade ile topçu kıtaları arasında ilerliyoruz." (Aka Gündüz)
  2. Futbolcu
  3. Sınıfta kalmış öğrenci

KUŞÇU

  1. [isim] Süs kuşları yetiştirip satan kimse
    • "Kendimi tanımaya ve etrafımdakileri seçmeye başladığım zaman bir kuşçu dükkânında bulunuyordum." (Refik Halit Karay)
  2. Saraylarda şahin, doğan vb. avcı kuşların bakımıyla görevli kimse
  3. Suç işleyen saray hasekilerini cezalandırmak ve yola getirmekle görevli haseki subayı

MANÇU
...
MUMLU

  1. [sıfat] Mumu olan, mum konulmuş olan
    • "Yedi mumlu pasta."
  2. Muma batırılmış, mumla hazırlanmış olan
    • "Mehmet geldiği zaman mektubu bitirmiş, mumlu çaputa sarmıştı" (Mustafa Necati Sepetçioğlu)

YAVRU

  1. [isim] Yeni doğmuş hayvan veya insan
    • "Kedi yavrusu. Kuş yavrusu."
    • "Yavrum, bir yerin mi acıyor?"
  2. Çocuk, evlat
    • "O zaman gördü ki küçük çocuk, memleketlisi minimini yavru ağlıyor." (Refik Halit Karay)
  3. Bir şeyin küçüğü
    • "Ev, bodrumu, tavan arası ve iki katıyla tam bir konak yavrusudur." (Tarık Buğra)
  4. Güzel, alımlı genç kız

BUTLU

  1. [sıfat] Budu olan

YORTU

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Hristiyan bayramı
    • "Bilmem hangi düşmanın bilmem hangi yortusu varmış." (Aka Gündüz)

YUVGU

  1. [isim] Toprak damlı evlerin üstündeki killi toprağı sert bir katman durumuna getirmek için dam üzerinde yuvarlanan, silindir biçimindeki ağır taş, yuvak

ÇORLU

  1. [sıfat] Hastalıklı, dertli

VURGU

  1. [isim] Konuşma, okuma sırasında bir hece veya kelime üzerine diğerlerinden daha farklı olarak yapılan baskı, aksan

POPÇU

  1. [isim] Pop müzikle uğraşan kimse

DUYGU

  1. [isim] Duyularla algılama, his
    • "Bitkilerde duygu var mı?"
    • "Bu çeşit mülahazalar bizde ancak bir isyan duygusu uyandırabilirdi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Belirli nesne, olay veya bireylerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim
    • "Bu laflarda gerçek payı ne kadar çoksa duygu payı da ondan az değildir." (Burhan Felek)
  3. Önsezi
    • "Yolunuzu değiştirmeniz lazım geldiğini de sezecek kadar bir duygum vardır." (Aka Gündüz)
  4. Nesneleri veya olayları ahlaki ve estetik yönden değerlendirme yeteneği
  5. Kendine özgü bir ruhsal hareket ve hareketlilik
    • "Bütün bu hatıraların yerini bir tek duygu, fena bir duygu, fenayım, fena oluyorum, çok fenayım duygusu kapladı." (Peyami Safa)

YOKÇU

  1. [isim] Nihilist

MUŞLU
...
RUHLU

  1. [sıfat] Görünüşü veya ruhsal durumu herhangi bir nitelikte olan
    • "Allah, ince ruhlu kibar yaratmıştı bu kızı." (Nezihe Araz)
  2. Canlı, etkili

ZORLU

  1. [sıfat] Güçlü, kuvvetli, şiddetli
    • "Zorlu bir yağmur."
  2. Tuttuğunu koparan, baskı yapabilecek ölçüde güçlü (kimse)
    • "Ne zorlu bir amir olduğunu daha ilk gününden belli etti." (Haldun Taner)
  3. Zor, güç yapılan
    • "Millî Mücadelenin bazı zorlu safhalarında onun âdeta, işlere seyirci kalır gibi bir kayıtsız, ilgisiz duruşu olurdu ki..." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  4. Zorbalık yapan

HAVLU

  1. [isim] Vücudun çeşitli yerlerinin kurulanmasına yarar dokuma bez
    • "Yüz havlusu. Hamam havlusu."

KUYTU

  1. [sıfat] Issız, sessiz ve göze çarpmayan, tenha (yer)
    • "Kahvenin kuytu bir köşesinde, bağıra bağıra konuşuyorlardı." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Uğrak olmayan, içerlek, sapa (yer)
    • "Dükkân kuytu yerde olduğundan işlemiyor."
  3. Güneş ışığı almayan (yer)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü