Sonunda t olan 9 harfli 187 kelime var. T harfi ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde t harfi olan kelimeler listesine ya da başında t harfi olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

HARABİYET

Kelime Kökeni: Arapça ḫarābiyet

  1. [isim] Bakınız haraplık
    • "Beyin korteksinin harabiyeti sonucu bir olguyla karşı karşıya imişiz." (Tarık Dursun K)
HOŞSOHBET

Kelime Kökeni: Farsça ḫoş + Arapça ṣuḥbet

  1. [sıfat] Güzel ve tatlı konuşan (kimse)
    • "Pekâlâ sevimli, nazik, terbiyeli, hoşsohbet bir çocuktu." (Reşat Nuri Güntekin)
MONGOLİST

Kelime Kökeni: Fransızca mongolist

  1. [isim] Moğol dili ve kültürü ile uğraşan kimse
MUVAFAKAT

Kelime Kökeni: Arapça muvāfaḳat

  1. [isim] Uygun görme, onama, kabul etme
MEDENİYET

Kelime Kökeni: Arapça medeniyyet

  1. [isim, toplum bilimi] Bakınız uygarlık
    • "Bir medeniyetten öbürüne geçerken kaybolan şeylerin yanı başında gerçek saltanatlar da vardır." (Hasan Âli Yücel)
EHVENİYET

Kelime Kökeni: Arapça ehveniyyet

  1. [isim, eskimiş] Bakınız ehvenlik
    • "Pansiyon sahipleri, kirada gösterdikleri bu ehveniyeti diğer hileli muamelelerinde kabartmanın yolunu bilirler." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
BABAYİĞİT

  1. [isim, mecaz] Yürekli kimse
    • "Yeni yetişen babayiğitler orasını er geç uğranılacak bir menzil sayarlardı." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. Bir girişimde kendine güvenebilecek durumda olan kimse
    • "Binaya yakışacak mobilyayı satın almaya kadir babayiğit çıkmadı." (Reşat Nuri Güntekin)
  3. [sıfat] Güçlü kuvvetli (kimse)
MÜNAKALAT

Kelime Kökeni: Arapça munāḳalāt

  1. [isim, eskimiş] Bakınız ulaştırma
MÜBAYENET

Kelime Kökeni: Arapça mubāyenet

  1. [isim, eskimiş] Bakınız ayrılık
  2. Bakınız karşıtlık
ABULLABUT

  1. [sıfat, ağızlardan] Söz ve davranışlarında incelikten yoksun olan (kimse)
    • "Öte yandan o abullabut adamın yaşamı kim bilir ne büyük sıkıntılar içindedir." (Cahit Kayra)
  2. Biçimsiz ve kötü giyinen, giyimine özen göstermeyen (kimse)
    • "Abullabut görünüşlüdür ama ince, hassas bir ruhu olamaz mı o adamın?" (Cahit Kayra)
VELİNİMET

Kelime Kökeni: Arapça velī + niʿmet

  1. [isim] Bir kimsenin iyiliğini gördüğü, birçok şeyini ona borçlu olduğu kimse; ana
    • "Velinimetlerinin bulunmadığı her mecliste kimseye söz bırakmayarak hep kendi konuşuyor." (Refik Halit Karay)
ENSEFALİT

Kelime Kökeni: Fransızca encéphalite

  1. [isim, tıp] Bakınız beyin yangısı
OLİMPİYAT

Kelime Kökeni: Fransızca olympiade

  1. [isim] Her dört yılda bir başka ülkede yapılan uluslararası spor yarışmaları
    • "Kısa sarı saçları karışık, kehribar renkli etsiz bacakları, kolları, yassı karnı ve kalçaları ile pekâlâ olimpiyat şampiyonu güzel bir oğlan olabilir." (Halide Edip Adıvar)
  2. Bazı alanlarda düzenlenen uluslararası yarışma
    • "Ondan sonra zekâ olimpiyatlarına aday kelime oyunlarıyla yetinerek tıkandı." (Enis Batur)
  3. [eskimiş] Eski Yunanistan'da Zeus onuruna yapılan yarışmalar
SARIKANAT

  1. [isim, hayvan bilimi] Çinekoptan biraz büyük, yaklaşık 10-15 cm boyunda bir tür lüfer
ETİMESGUT

  1. [isim] Ankara iline bağlı ilçelerden biri
AKTÜALİST

Kelime Kökeni: Fransızca actualiste

  1. [sıfat, felsefe] Bakınız edimselci
MÜTEADDİT

Kelime Kökeni: Arapça muteʿaddid

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız birçok
STALAKTİT

Kelime Kökeni: Fransızca stalactite

  1. [isim, mineraloji] Bakınız sarkıt
GÜZELYURT

  1. [isim] Aksaray iline bağlı ilçelerden biri
MÜTESANİT

Kelime Kökeni: Arapça mutesānid

  1. [sıfat, eskimiş] Dayanışma içinde olan (kimse)
  2. Bakınız dayanışık
    • "Bütün Boğaziçi mütesanit bir tek kalp, vicdan ve izan gibi yekpare parıldıyor." (Abdülhak Şinasi Hisar)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü