Sonunda T olan 5 harfli 373 kelime var. T harfi ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde T harfi olan kelimeler listesine ya da başında T harfi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DEMET

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Bağlanarak oluşturulmuş deste, bağlam
    • "Tel demeti."
  2. Bitki veya çiçek destesi
    • "Öyle fukara çocuklara rastlıyorduk ki bize demet demet kır çiçekleri hediye ediyorlardı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  3. Üstün yapılı bitkilerde öz suların akmasına yarayan, bitkiye desteklik eden damarlı veya lifli kordon
  4. Uzunlamasına birbirine bitişik olarak bir arada bulunan sinir ve kas telleri topluluğu
  5. Bir atomun parçalanmasından doğan elektriklenmiş taneciklerin yörüngelerinden oluşan ışık topluluğu

PRİNT

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Baskı
  2. Çıktı

PUSAT

  1. [isim] Araç
  2. Silah, zırh vb. savaş aracı
  3. Giysi veya giysilik kumaş

VELET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Oğul, çocuk
  2. [ünlem] Çocukları paylarken kullanılan bir söz

KASET

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] İçinde, görüntü ve seslerin kaydedildiği, gerektiğinde yeniden kullanılmasını sağlayan bir manyetik şeridin bulunduğu küçük kutu

ÖLÇÜT

  1. [isim] Bir yargıya varmak veya değer vermek için başvurulan ilke, kıstas, mısdak, kriter
    • "Geç kalmış bile olsak biz Batı'ya, Batı'nın uygarlık ölçü ve ölçütlerine çoktan uymuşuz." (Tarık Dursun K)

PİPET

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Sıvıları, solukla içine çekip kaptan kaba aktarmaya yarayan cam boru
  2. Sıvı içecekleri bardak veya şişeden kolayca içmek için kullanılan ince, plastik boru, kamış

YAŞIT

  1. Aynı yaşta olan kimselerden her biri
    • "Sevim, yaşıtlarından boylu, inanılmayacak kadar çevik bir kızdı." (Atilla İlhan)

ŞAHİT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Tanık
    • "Kendisine uzun uzun anlattığım hikâyemin şahidi yoktu." (Refik Halit Karay)
    • "Neler yapabileceğine, kasabayı, memurları iki parmağı üstünde oynattığına çok şahit olmuşlardı." (Yahya Kemal)
    • "Eniştemiz bizi şahit tuttukça babam da istihzalı bir tavır alır, kıs kıs gülerdi." (Abdülhak Şinasi Hisar)

METOT

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Yöntem

KOKET

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. Yosma
    • "Koket ruhu artık yüzünün sinirlerini idare etmiyordu." (Reşat Nuri Güntekin)

GİYİT

  1. [isim] Giysi

SURAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yüz (II)
    • "Neredense suratına bir de sinek musallat olmuştu." (Atilla İlhan)
    • "Babam biraz surat astı ama anam katıldı gülmekten." (Falih Rıfkı Atay)
    • "Şimdi ters yüzü eve dönsek çocuklar ağlar, bayan surat eder." (Reşat Nuri Güntekin)
    • "İkimizde de birbirimize bakacak surat kalmamıştı." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Somurtkanlık, asık yüzlülük
    • "Onda surat mahkeme duvarı, tükürsem yağmur yağıyor sanacak." (Reşat Nuri Güntekin)
  3. Soğuk davranma
    • "Ne vurdumduymaz misafirdi bunlar, ne surattan anlıyorlardı ne rumuzdan ne kinayeden." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)

DAVET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Çağrı, çağırma
    • "Bir bakanmışım gibi beni kürsüye davet etti." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
    • "Fakat kâbus içinde bunalmış bir kimse gibi bir türlü bu davete icabet edemez." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Yemekli toplantı
    • "Nevin'in her aklına estikçe yaptığı davetlerden biriydi." (Peyami Safa)
    • "Kimin kimi istifaya davet edeceğini pek yakında gösterecekti." (Reşat Nuri Güntekin)

MANAT

Kelime Kökeni : Rusça

  1. [isim] Azerbaycan ve Türkmenistan para birimi

AVRET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Edep yeri

KÜRİT

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Atom numaraları 96-103 arasında bulunan elementlerin genel adı

SAKIT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Düşen, düşmüş
  2. Hükmü kalmamış, eski önemini yitirmiş
  3. [isim] Düşük

ÇİĞİT

  1. [isim] Çekirdek, özellikle pamuk çekirdeği

SÜRAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Hızlılık, çabukluk, ivinti
  2. Hız

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü