Başında S olan 6 harfli 442 kelime var. S harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde S harfi olan kelimeler listesine ya da sonu S harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında S bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SLAVCA
...
SERÇİN

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Mekiğin parçalarından her biri
  2. [sıfat] Seçme, seçkin olan

SULAMA

  1. [isim] Sulamak işi
  2. Arklar veya savaklar yardımı ile su akıtarak herhangi bir toprak bölgesini kuraklıktan kurtarma

SAĞMAK

  1. [-i] Memeyi parmaklar arasında sıkarak sütünü akıtmak
    • "Gözümüzün önünde keçilerden sağdıkları köpüklü sütlerimizi yarıda bırakıp kalktık." (Aka Gündüz)
  2. Kovandaki balı peteklerden almak
  3. Yumak durumundaki bir şeyi çözüp açmak
    • "İpek kozalarını sağmak."
  4. Aldatarak parasını çekmek

SARKIL

  1. [sıfat] Sarkaçla ilgili, hareketi sarkaç hareketine benzeyen

SEPİLİ

  1. [sıfat] Sepilenmiş, tabaklanmış (deri, post)

SİZDEN

  1. karşı taraftan olan (kimse)
    • "... sizden iyi olmasın pek babacan, cana yakın bir adamdır." (Haldun Taner)
    • "Doktor 'size doyum olmaz' diye gülerek müsaade istedi. Ayağa kalktı." (Ömer Seyfettin)

SAMSAT
...
SARHOŞ

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Alkollü içki veya keyif verici bir madde sebebiyle kendini bilmeyecek durumda olan (kimse), esrik, mest, sermest, başı dumanlı, kafası iyi, kafası dumanlı, kafası kıyak
    • "Sarhoştum aydım, böyle yaşamaktan caydım, diyerek birdenbire yeniden gazeteciliğe dönmek olacak iş değildi." (Ahmet Ümit)
  2. Bir şeyden çok fazla mutluluk duyan
    • "Zafer sarhoşu."
  3. [zarf] Hoşa giden bir etki ile kendinden geçmiş olarak
    • "Arılar bahar çiçekleriyle sarhoş dolaşıyorlar."

SOHBET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Dostça, arkadaşça konuşarak hoş bir vakit geçirme, söyleşi, yârenlik, hasbihâl
    • "Biraz evvelki sükûtu şimdi hararetli bir sohbet takip ediyordu." (Hüseyin Cahit Yalçın)
    • "Sofra başında sohbet etmeyi sever..." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  2. Söyleşi
    • "Tam fikir ve sanat sohbetlerine yakışan bir çerçeve içindeyiz." (Ahmet Haşim)

SOKMAK

  1. [-i] İçine veya arasına girmesini sağlamak
  2. [-e] Bir yere girmesini sağlamak, içeri almak
    • "Bizi içeriye aldı ve küçük bir odaya soktu." (Falih Rıfkı Atay)
  3. Bıçak, çakı, iğne vb. batırmak, saplamak
  4. Böcek, zehirli hayvan iğnesini batırmak veya ısırmak, zehirlemek
    • "Otların arasında bacaklarını yılan sokar." (Reşat Nuri Güntekin)
  5. [-e] Yasak bir malı gizlice getirmek veya götürmek
    • "Ülkeye kaçak eşya sokmak."
  6. Belli etmeden kötü bir malı vermek
    • "Satıcı, elmaların çürüklerini sokmuş."
  7. [-e] Konuşma sırasında bir sözü, soruyu veya düşünceyi söyleyivermek
    • "Asım, fikrini birçok sözlerle sağlamlamaya uğraşırken, araya -Olmaz mı dersiniz, ne dersiniz?- gibi sualler sokuyor, cevap istiyordu." (Refik Halit Karay)
  8. Dokunaklı, kırıcı veya acı söz söylemek

SUBRET

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Komedilerde hafifmeşrep genç kadın veya işveli hizmetçi rollerine çıkan kadın oyuncu

SUMBAS
...
SÜHEYL
...
SANCAK

  1. [isim] Bayrak, liva
  2. Çoğunlukla askerî birliklere verilen yazı işlemeli, kenarları saçaklı ve gönderli bayrak
  3. Gemilerin sağ yanı
  4. Osmanlı yönetim teşkilatında illerle ilçeler arasında yer alan yönetim bölümü, mutasarrıflık

SOYGUN

  1. [isim] Genellikle çete durumunda bir araya gelmiş haydutlar tarafından yapılan silahlı hırsızlık
  2. Hiçbir emek harcamadan ve yolsuz olarak elde edilen büyük kazanç, vurgun

SAATLİ

  1. [sıfat] Saati olan, saati bulunan
    • "Sınıfın bir tek saatlisi olduğu için onu her derste birkaç defa çıkarıyor." (Sait Faik Abasıyanık)

SEKSEK

  1. [isim] Sekerek oynanan bir çocuk oyunu

SESSİZ

  1. [sıfat] Sesi olmayan, ses çıkarmayan
  2. Ses, gürültü çıkarmadan yapılan
    • "Sessiz çalışma."
  3. Az konuşan, suskun
  4. Yumuşak huylu, kendi hâlinde ve sakin (kimse)
    • "Kız kardeşi Deniz Yolları levazımında çalışan sessiz bir adamla evlidir." (Memduh Şevket Esendal)
  5. [zarf] Ses ve gürültü çıkarmadan
  6. [isim] Ünsüz

SATICI

  1. [isim] Alıcıya bir şey satan kimse
    • "Gelen yolcuların çoğu bir Akbaba alıyordu satıcıdan." (Yusuf Ziya Ortaç)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü