Başında S olan 6 harfli 442 kelime var. S harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde S harfi olan kelimeler listesine ya da sonu S harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SAATLİ

  1. [sıfat] Saati olan, saati bulunan
    • "Sınıfın bir tek saatlisi olduğu için onu her derste birkaç defa çıkarıyor." (Sait Faik Abasıyanık)

SİLÜET

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bir şeyin yalnız kenar çizgileriyle tek renk olarak beliren görüntüsü, gölge
    • "Bir kadın silüetinin koşarak silindiğini de görür gibi olmuştum." (Refik Halit Karay)
  2. Ne olduğu anlaşılamayan karaltı, gölge

SUFLÖZ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Oyunculara, rollerinde unuttukları sözleri izleyicilere duyurmadan söyleyip hatırlatan kadın

SARSIM

  1. [isim] Sarsma işi
  2. Tedirginlik

SEZYUM

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Atom numarası 55, atom ağırlığı 133, yoğunluğu 1,90 olan, 28 °C'de eriyen ve doğada ender rastlanan bir element (simgesi Cs)

SONDAJ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Sonda ile yoklama, sondalama
  2. Bir durum, bir düşünce ile ilgili olarak yapılan yoklama, araştırma
    • "Bu konudaki sondajları iyi oldu."

SİNARA

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Büyük zoka

SÖYLEV

  1. [isim] Bir topluluğa düşünceler, duygular aşılamak amacıyla söylenen, uzunca, coşkulu ve güzel söz, nutuk, hitabe
    • "Genel sekreter, heykelin önünde verdiği söylev esnasında, biraz evvel kurdeleyi kestiği makasla oynarken parmağını kanatmıştı." (Reşat Nuri Güntekin)

SÜKUTİ
...
SÜBYAN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Çocuklar

SEÇMEN

  1. [isim] Seçimde oy verme hakkı olan kimse, müntehip
    • "Mahallî idareler ... seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzel kişilerdir." (Anayasa)

SAPMAK

  1. [-e] Yön değiştirmek
    • "Evvela kuşların bulunduğu tarafa saptım." (Ahmet Haşim)
  2. [-den] Önceden belirlenmiş, tespit edilmiş görüş, düşünüş, amaç veya davranıştan ayrılmak
    • "Amacından saptı."
  3. Doğruluktan ayrılmak

SÖZSÜZ

  1. [sıfat] Konuşmadan yapılan
  2. Sözleri olmaksızın çalınan müzik, çalgısal, enstrümantal

SERDAR

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Başkomutan

SERPME

  1. [isim] Serpmek işi
  2. [sıfat] Serpilmiş durumda olan
    • "Serpme benli."
  3. Koni biçiminde, ucuna bir sıra kurşun dizilmiş balık ağı, serpme ağ
    • "Derenin oturduğumuz yerinden görünmeyen bir tarafında, serpmeyle derede avlanan bir adamın zaman zaman ağını derenin durgun sularına attığı işitiliyordu." (Memduh Şevket Esendal)

SIVALI

  1. [sıfat] Sıva vurulmuş, sıva sürülmüş
    • "Sıvalı duvar."
  2. Sıvar gibi bulaşmış, sıvanmış

SİLKME

  1. [isim] Silkmek işi
  2. İri doğranmış kabak, patlıcan vb. sebzelerle yapılan et yemeği
    • "Patlıcan silkmesi."
  3. Halterde ayakları açarak halteri baş üstüne kaldırma biçimi

SOLMAK

  1. [nsz] Rengini yitirmek, rengi uçmak
    • "Sen, yüzü beyaz güller gibi solan / Adın ve senin?" (Turan Oflazoğlu)
  2. Tazeliğini, diriliğini veya parlaklığını yitirmek
    • "Kuşlar ağlıyor, çiçekler soluyor, yapraklar dökülüyor, ufuklar kararıyordu." (Ömer Seyfettin)

SÜHEYL
...
SIZMAK

  1. [nsz] İnce aralıklardan veya gözeneklerden az miktarda ve belli olmadan yavaş yavaş akmak, çıkmak
    • "Cam kenarlarından sızacak esintiyle hasta olacağından korkar." (Salâh Birsel)
  2. Gizli tutulan haber, sır vb. şeyler duyulmak, yayılmak
  3. Herhangi bir topluluğu, bir örgütü yolundan saptırmak için gizlice arasına girmek
  4. [-e] Gizlice, haber vermeden gitmek, sıvışmak
    • "Bekir, kaşla göz arasında dışarıya sızdı." (Atilla İlhan)
  5. İçki, yorgunluk vb. sebeplerle kendinden geçerek uyuyakalmak
    • "İlacı konyağa döktüm. İki saat sonra Süleyman sızdı." (Aka Gündüz)
  6. Düşman mevzileri arasına gizlice girmek ve ilerlemek
    • "Dağlık bir hudut bölgesinde çıkan ve karşı topraktan sızan yabancı çetelerin yardımıyla günden güne ciddi bir hâl alan alçak bir isyanın bastırılmasıydı." (Reşat Nuri Güntekin)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü