Sonunda r olan 7 harfli 262 kelime var. R harfi ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde r harfi olan kelimeler listesine ya da başında r harfi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KENEVİR
-
-
[isim]
Kendirgillerden, sapındaki liflerden halat, çuval vb. kaba örgüler yapılan, iki evcikli bir bitki, kendir (Cannabis sativa)
-
[isim]
Kendirgillerden, sapındaki liflerden halat, çuval vb. kaba örgüler yapılan, iki evcikli bir bitki, kendir (Cannabis sativa)
- BERABER
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[zarf]
Birlikte, bir arada
- "Hayata beraber başladığımız / Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir." (Cahit Sıtkı Tarancı)
-
-e rağmen, -e karşın
- "Halılarla bezenmiş olmakla beraber gıcırtıdan ve esnemelerden kurtulamamıştı." (Refik Halit Karay)
-
[sıfat]
Aynı düzeyde
- "Bina taş, merdiveni yok, toprakla beraber." (Ahmet Rasim)
-
[zarf]
Birlikte, bir arada
- EMEKTAR
-
Kelime Kökeni : Türkçe
-
[sıfat]
Bir görevde uzun süre kalıp o işe emeği geçmiş olan (kimse)
- "Raşit çocuk, emektar hizmetçimiz ve sütannemin oğluydu." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Çok kullanılmış, eski
- "Emektar makinenin tozlarını silip masaya yerleşmeye karar verdim." (Çetin Altan)
-
[sıfat]
Bir görevde uzun süre kalıp o işe emeği geçmiş olan (kimse)
- İNKİSAR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kırılma
-
Gücenme, gönlü kırılma
-
İlenme, ilenç
-
[isim]
Kırılma
- ANAHTAR
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı
-
Bir şeyin zembereğini kurmak için kullanılan araç, kurgu
-
Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol
-
Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç
-
Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak
- "Sardalya kutusunu açmaya yarayan anahtarı çarçabuk temin ederdi."
-
Vesile, araç, vasıta
- "Biliyordu ki sabır, cennetin anahtarıdır." (Peyami Safa)
-
İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör
-
Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret
- "Sol, do ve fa olmak üzere üç anahtar vardır."
-
[isim]
Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı
- NÜKLEER
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Atom çekirdeği ile ilgili, çekirdeksel
-
[sıfat]
Atom çekirdeği ile ilgili, çekirdeksel
- PUANTÖR
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Çalışanların giriş çıkış saatlerini işaretleyen kimse veya alet
-
[isim]
Çalışanların giriş çıkış saatlerini işaretleyen kimse veya alet
- MUHASIR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kuşatan, saran
-
[isim]
Kuşatan, saran
- AYDEMİR
-
-
[isim]
Yüzü yay biçiminde bir çeşit keser
-
[isim]
Yüzü yay biçiminde bir çeşit keser
- SARIYER
- ...
- DİLAVER
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Yiğit, delikanlı
-
[isim]
Yiğit, delikanlı
- ZEVAHİR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir şeyin dışarıdan görünüşü, dış yüz, görünüm
- "Öyle yapmakla beraber zevahiri kurtarıyor, konuşuyor, gülüşüyordum." (Refik Halit Karay)
-
[isim]
Bir şeyin dışarıdan görünüşü, dış yüz, görünüm
- TENEŞİR
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Üzeride ölü yıkanan ayaklı tahta, salacak
- "Ben bu duvara dayalı şeyin teneşir olduğunu bilmiyordum." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
- "Pis herif, o huyundan vazgeçmez. Onu ancak teneşir paklayacak!" (Orhan Kemal)
-
[isim]
Üzeride ölü yıkanan ayaklı tahta, salacak
- İHTİYAR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Yaşlı, kocamış olan, pir (kimse), genç karşıtı
- "İhtiyar öksürüyor, öksürdükçe de boğazından çürük bir ses çıkıyor." (Memduh Şevket Esendal)
- "Geçti sevdalarla ömrüm, ihtiyar oldum bugün ..." (Ahmet Rasim)
-
[isim]
Baba veya anne
-
[sıfat]
Yaşlı, kocamış olan, pir (kimse), genç karşıtı
- KAFADAR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Görüş ve anlayışları birbirine uyan kimselerden her biri, kafadaş, kafa dengi
-
[isim]
Görüş ve anlayışları birbirine uyan kimselerden her biri, kafadaş, kafa dengi
- SANTİAR
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bir arın yüzde biri, bir metrekare (ca)
-
[isim]
Bir arın yüzde biri, bir metrekare (ca)
- ÖZSEVER
-
-
[sıfat]
Kendi benliğine bağlanan, hayran olan (kimse), narsist
-
[sıfat]
Kendi benliğine bağlanan, hayran olan (kimse), narsist
- YİVAÇAR
-
-
[isim]
Metal çubuk ve borulara diş açan alet, pafta
-
[isim]
Metal çubuk ve borulara diş açan alet, pafta
- ENGİNAR
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Birleşikgillerden çok yıllık, dikenli bitki (Cynara scolymus)
-
Bu bitkinin sebze olarak tüketilen, iri, yuvarlak, yeşil çiçeği
-
[isim]
Birleşikgillerden çok yıllık, dikenli bitki (Cynara scolymus)
- GÖRÜNÜR
-
-
[sıfat]
Görünen, gözle görülebilen
-
Belli, apaçık göze çarpan
-
[sıfat]
Görünen, gözle görülebilen