Başında N olan 7 harfli 116 kelime var. N harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde N harfi olan kelimeler listesine ya da sonu N harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

NÜFUZLU

  1. [sıfat] Sözü geçer, istediğini yaptıran, erkli
    • "Mülkiyeden çıktıktan sonra Avrupa'ya kaçmış fakat nüfuzlulardan birinin aracılığıyla İstanbul'a dönmüştü." (Refik Halit Karay)
  2. Makamı yüksek, kademesi üst
    • "Arkadaşlarının nüfuzlu yerlerde bulunmasına karşın o hep kenarda kalmayı yeğledi." (Haldun Taner)

NEVAZİŞ

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] İltifat, gönül alma, okşama
    • "Vaktiyle en tatlı iltifatları, en sıcak nevazişleri ondan işittim." (Orhan Seyfi Orhon)

NÖBETÇİ

  1. Nöbet bekleyen, nöbet sırası kendisinde olan kimse
    • "Nöbetçi doktor orada, odasında idi." (Ömer Seyfettin)

NAMUSLU

  1. [sıfat] Ahlak kurallarına uygun olarak davranan
    • "Benim babam namuslu bir vatanperverdi." (Aka Gündüz)
  2. Olması gerektiği gibi
    • "Sallanma, git bana namuslu bir kahve pişir." (Memduh Şevket Esendal)

NİHAYET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Son
    • "Ben nihayete doğru yanımdaki çocuğu dürterek kalktım." (Ömer Seyfettin)
    • "Tekaüt olduktan sonra doktorlara inat, oburluğa, nargileye bir nihayet vermemişti." (Ömer Seyfettin)
  2. [zarf] (ni'ha:yet) Sonunda
    • "Uzun bir münakaşadan sonra nihayet işi şakaya dökmek zorunda kaldı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
    • "Bu komediye nihayet vermek, buraya bir daha gelmemek üzere çıkıp gitmek isterdim." (Halide Edip Adıvar)
  3. [zarf] -den başka bir şey değil
    • "Ama bu, nihayet bir nüktedir." (Yusuf Ziya Ortaç)

NADİRAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Seyrek, az görülen, az bulunan şey veya durum

NEZETME

  1. [isim] Nezetmek işi veya durumu

NEZAKET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Başkalarına karşı saygılı ve incelikle davranma, incelik, naziklik, zarafet
    • "Ben bu kıza bir türlü nezaket öğretemedim." (Memduh Şevket Esendal)
    • "Galiba beni tanımış olacak, ondan sonra biraz fazla nezaket göstermek istedi." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Bir iş veya durum için önemli olma, dikkatli davranmayı gerektirme

NÖROLOG

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Sinir hastalıkları uzmanı

NEREDEN

  1. [zarf] Hangi yerden?
  2. Nasıl, ne gibi bir ilişki ile
    • "Nereden hatırınıza geldi de bu işi ortaya koydunuz?"

NOKTALI

  1. [sıfat] Nokta konmuş olan, üstünde noktalar olan
    • "Kırmızı noktalı basma."

NEBÜLÖZ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bulutsu

NURDAĞI
...
NAZİKÇE

  1. [sıfat] Nazik, ince, saygılı
  2. [zarf] Nazik, ince, saygılı bir biçimde

NEDENSE

  1. [zarf] Bilinmeyen, belli olmayan bir sebep dolayısıyla
    • "Eline sarılmak istedi, o da nedense elini vermekten çekiniyor." (Memduh Şevket Esendal)

NİTEKİM

  1. [zarf] Gerçekten, hakikaten
    • "Arkanda idi, nitekim köşke kadar arkandan ayrılmadı, daima arkanda bulunacak." (Refik Halit Karay)
  2. Sonuç olarak
    • "Nitekim, kendisi de bunu anlamış gibi vapurda bütün yolculuğumuz boyunca bir köşeye çekilip oturmuş." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

NASILSA

  1. [zarf] Herhangi bir sebeple veya bilinmeyen bir sebeple
    • "Araba tam duracağı sırada nasılsa sol tekerlekler küçük bir hendeğin içine kaydı." (Osman Cemal Kaygılı)

NUAKŞOT
...
NİKELAJ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Metal bir yüzeyi nikelle kaplama
  2. Nikel kaplanmış metal
  3. Metal üzerine nikelle yapılmış kaplama
    • "Nikelajı çoktan bozulmuş ucuz çatallar..." (Çetin Altan)

NOGAYCA
...
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü