Başında G olan 8 harfli 337 kelime var. G harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde G harfi olan kelimeler listesine ya da sonu G harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GURBETÇİ

  1. [isim] Gurbete çıkan, geçimini gurbette kazanan kimse

GRAFOLOG

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Yazı uzmanı

GEZELEME

  1. [isim] Gezelemek işi
  2. Gelin ve damadın düğünden sonra akrabalarına yaptıkları ziyaret

GÜÇSÜNME

  1. [isim] Güçsünmek işi veya durumu

GARANTÖR

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [sıfat] Güvence veren ve bunun gerçekleşmesini gözeten ve denetleyen (kimse, kuruluş veya devlet)
  2. [isim] Kredi kartlarından doğacak her türlü borç ve yükümlülükten, kart sahibi olarak sorumluluğu bulunan gerçek veya tüzel kişi

GÖTÜRTME

  1. [isim] Götürtmek işi

GUVERNÖR

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Devlet bankasını yöneten kimse
    • "Merkez Bankası guvernörü."
  2. Bir kamu veya özel kuruluşu yöneten kimse

GİRİMLİK

  1. [isim] Bir yere girmek hakkını gösteren kâğıt, giriş kartı, duhuliye kartı

GÜLÜMSER

  1. [sıfat] Hafifçe gülümseyen, sevimli

GALOŞSUZ

  1. [sıfat] Galoşu olmayan

GÜNCELİK

  1. [isim] Günce yazılan defter, muhtıra

GÜLDESTE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Seçki

GAZLAŞMA

  1. [isim] Gazlaşmak işi veya durumu

GERİNMEK

  1. [nsz] Kolları açarak gövdeyi gergin bir duruma sokmak
    • "Geç uyanmıştı, geç ve güç. Yatakta uzun uzun gerindi, esnedi." (Atilla İlhan)
  2. Rahatlık, mutluluk, övünç duymak
    • "Çapkın delikanlının hareketlerini ciddiye alan genç kız tatlı tatlı gerinirken kuru dudaklarından mesut tebessümler uçuşuyordu." (Haldun Taner)

GÖSTERİM

  1. [isim] Görüntülerin gösterici yardımıyla bir yüzeye yansıtılması işi, projeksiyon
  2. Sinema salonlarında filmin gösterilmeye başlaması, vizyon
  3. Sinema, tiyatro, konser vb. sanat dallarında verilen gösterilerden her biri, seans

GÖTÜRMEK

  1. [-i] Taşımak, ulaştırmak veya koymak
    • "Hamalın biri, sırtına koca bir ayna vurmuş, götürüyordu." (Haldun Taner)
  2. [-i] Bir kimseyi bir yere kadar yanında yürütmek
  3. [-i] Bir şeyi yakından uzağa götürmek
  4. Yerinden ayırıp uzağa atmak veya yok etmek
    • "Bir mermi bacağını götürdü. Duvarı su götürdü."
  5. [nsz] Öldürmek
    • "Hastalık çok insan götürdü."
  6. [-e] Dayanmak, katlanmak, tahammül etmek
  7. [-i] Birinin yanında yürüyüp ona bir yere kadar arkadaşlık etmek
    • "Beni evime kadar götürdü."
  8. [-e] Bir sonuca vardırmak
    • "Bitirmeden şunu da söyleyeyim, ahlaka, gerçek ahlaka götüren başlıca yollardan biri de aşktır." (Nurullah ataç)
  9. Kaybolmasına, yok olmasına yol açmak
    • "Eksiler artıları götürdü."
  10. Tümüyle sahip olmak
  11. Çalmak

GODOŞLUK

  1. [isim] Pezevenklik

GÜNLERCE

  1. [zarf] Pek çok gün boyunca
    • "Dağların eteklerindeki ormanlarda yangınlar çıkar, günlerce sürer." (Necati Cumalı)

GARAZKAR
...
GEZDİRME

  1. [isim] Gezdirmek işi

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü