Sonunda F olan 4 harfli 25 kelime var. F harfi ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde F harfi olan kelimeler listesine ya da başında F harfi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BLÖF

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] İskambil oyunlarında elindeki kâğıtları olduğundan başka gösterme davranışı
    • "Pokerde blöf yakalama meraklısı idi." (Tarık Buğra)
    • "Komplo tertip edenlerin, meclise ve efkârıumumiyeye karşı, ordu ile yapmak istedikleri blöf meydana çıkarıldı." (Atatürk)
  2. Karşısında kişiyi yanıltarak veya yıldırarak bir işten caydırmak için söylenen asılsız söz veya takınılan aldatıcı tavır, kurusıkı
    • "Bu, bana bir blöften ziyade bir şantaj gibi görünüyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

ŞELF

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Karaları çevreleyen ve karalardan sayılan, 200 m derinliğe kadar olan sığ deniz dipleri

VALF

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Vana

SÖRF

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Özel kayma aracı ve yelkenlisi ile denizde yapılan bir tür spor

NEMF

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Böceklerin kurtçuk durumdan yetişkin duruma geçerken aldıkları özel biçim

MUAF

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Bağışlanmış, affedilmiş
    • "Askerlikten muaf tutuldu."
  2. Ayrı tutulmuş, ayrıcalık tanınmış
  3. Özgür, serbest

ZARF

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kap, kılıf, sarma
  2. İçine mektup veya başka kâğıtlar konulan kâğıttan kese
    • "Bir sabah kahvaltımı yaparken bana gösterişli bir zarf getirdiler." (Ahmet Haşim)
  3. İçine fincan veya bardak oturtulan metal kap
    • "Kenarları ezik bir çift altın kahve fincanı zarfını elinde evirir çevirirdi." (Reşat Enis)
  4. Bir fiilin, bir sıfatın veya bir zarfın anlamını zaman, yer, ölçü, nitelik, soru kavramları bakımından etkileyen kelime, belirteç: Az yaşamıştı. Geç kalınca utandı gibi

NAİF

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Kendi kendisini yetiştirmiş, doğal bir plastik sanat yeteneğine sahip sanatçılar tarafından yaratılan resim sanatı
  2. [sıfat] Saf, deneyimsiz

AFİF

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] İffetli (erkek)
    • "Arzu ettiğim gibi afif, saf bulduğum bu adama hürmet eder, onu böyle severdim." (Memduh Şevket Esendal)

ESEF

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Üzüntü, kaygı, tasa
    • "Ötekilerin yüzünde, onunki gibi esefle karışmamış, bambaşka bir öfke vardı." (Tarık Buğra)
  2. Acınma, üzülme
  3. Yerinme

ZAAF

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Düşkünlük, eksiklik, yetersizlik, zayıflık, dayanamama
    • "Kendisine zaafımdan ziyade metanetimi gösterdiğim kadın içeriye girdi." (Peyami Safa)
    • "Öteki, bütün bunları bir zaaf sayarak bu sefer ondan borç almış, ödememiş." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. İrade zayıflığı
    • "Her Havva kızı gibi övünmek onun da zaafıdır." (Haldun Taner)

SARF

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Harcama, tüketme, kullanma, masraf etme
    • "Kocalar sabahtan akşama çalışıyor fakat kendilerine beş para sarf edemiyorlar." (Halide Edip Adıvar)
  2. Dil bilgisi, yapı bilgisi
    • "Ağır sözler sarf etti."

GOLF

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Çimenlerle kaplı, açık, geniş bir alanda, ufak bir topu özel sopalarla ilerleterek belli bir deliğe sokma amaçlı oynanan oyun

SIRF

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Yalnızca
    • "Sırf vazife diye yaptığım bu ufak tefek hizmetler boşa gitti." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Tümüyle, bütün olarak, büsbütün
    • "Kâhinliğimin sırf bir tesadüfe dayandığı oy birliği ile kabul edildi." (Haldun Taner)

HARF

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Dildeki bir sesi gösteren ve alfabeyi oluşturan işaretlerden her biri
    • "Türk alfabesinde yirmi dokuz harf vardır."

SKİF

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] İçine yalnız kürek çekenin girebildiği çok uzun ve çok dar yarış kayığı

ARAF
...
ANİF

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Sert, kaba
    • "Bu haşin, anut, katil mazinin anif tahakkümü yalnız Türklere, yalnız Türkiye'ye mahsus değildi." (Ömer Seyfettin)
  2. [zarf] Sert, kaba bir biçimde
    • "Lakin babam şiddetli ve anif hareket ediyordu." (Yahya Kemal Beyatlı)

LENF

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Damarlarda dolaşan kanla, doku ögeleri arasında aracı görevi yapan, kan plazması ve lenfositten oluşan saydam, sarı renkte bir sıvı, ak kan, lenfa

SERF

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Derebeylik toplum düzeninde toprakla birlikte alınıp satılan köle

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü