Başında DE olan 5 harfli 60 kelime var. DE ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde DE olan kelimeler listesine ya da sonu DE ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DELİL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İnsanı aradığı gerçeğe ulaştırabilecek iz, emare
    • "Milletlerin hürriyet için yaptıkları fedakârlıklardan canlı deliller gösteriyordu." (Peyami Safa)
  2. Kanıt
    • "Elde hiçbir delil olmadığı için serbest bırakıldı." (Sait Faik Abasıyanık)
  3. (deli:li) Kılavuz, rehber

DESEN

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Tahta, çini, kumaş, kâğıt vb. yüzeylerin üzerine yapılan çizim
  2. Tahta, çini, kumaş, kâğıt vb. yüzeylerin üzerinde varlıkları, nesneleri belirli çizgilerle gösterme, tasvir
  3. Görsel bir etki yaratmak amacıyla yapılmış çizgi resimlerin hepsi
  4. Desen yapma sanatı
    • "O, desen öğreniyor."

DERUN

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] İç, içeri, öz
  2. Gönül, yürek, ruh

DEVRE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Dönem
    • "Bu kadar uzun bir bekleyiş devresi, tatsız ara veriş yeter." (Aka Gündüz)
    • "Devlet Bakanı borçların eritileceğini, dış borçlanma için bankaların ve özel sektörün devreye alınacağını kaydetti."
  2. Çevrim

DESTE

  1. [isim] Cinsleri aynı veya birbirine yakın olan şeylerin bir arada bağlanmışı, demet, bağlam
    • "Destenin en itibarlı kâğıtları, bilindiği gibi beyler yani aslar oluyor." (Haldun Taner)
  2. Kılıç, bıçak vb.nin elle tutulacak yeri, kabza
  3. Aynı cinsten onluk bir küme
  4. Yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları derecelerden biri

DEŞİK

  1. [sıfat] Deşilmiş olan
  2. [isim] Deşilmiş yer

DEKAR

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] 1000 m² değerinde yüzey ölçü birimi
    • "Dekar, hektarın onda biri değerindedir."

DERİK
...
DENGE

  1. [isim] Bir nesnenin veya bir insanın devrilmeden durma hâli, muvazene, balans
    • "İnsan başka türlü düşünmez: aklına danışır, duygularını dinler, ikisi arasında dengeyi sağlayacak bir yol bulmaya çalışır." (Azra Erhat)
    • "Sular dizimize çıktı, göğsümüze, derken ayaklarımız kaydı, dengemizi kaybettik." (Mahmut Yesari)
  2. Zihinsel ve duygusal uyum, istikrar
    • "Ruhsal denge."
  3. Siyasi güçlerin, yetkilerin birbirini sınırlayacak biçimde dağıtılması
  4. Ekonomik hayatın uyumlu düzeni
  5. Birbirini ortadan kaldıran güçlerin sonucu olan durma hâli

DEFOL

  1. "savuş git, uzaklaş" anlamında bir söz
    • "Bir gece oyuncular dükkânı, tezgâhı toplayıp kasabadan defoldular." (Reşat Nuri Güntekin)
    • "Haydi defol, şimdi evimden çık!" (Ömer Seyfettin)

DENİM

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Kot vb. yapımında kullanılan bir tür pamuklu kumaş

DEĞER

  1. [isim] Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet
  2. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, paha
  3. Yüksek ve yararlı nitelik
  4. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse
  5. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey
  6. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı

DEMLİ

  1. [sıfat] Çok demlenmiş, koyu (çay)

DENEY

  1. [isim] Bilimsel bir gerçeği göstermek, bir yasayı doğrulamak, bir varsayımı kanıtlamak amacıyla yapılan işlem, tecrübe
    • "... kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz, rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz." (Anayasa)
  2. Deneyim, tecrübe
    • "Herkesin kendi deneyi ile bildiği bir gerçek vardır." (Haldun Taner)

DEMEK

  1. [nsz] Söylemek, söz söylemek
    • "Eskilerin dediği gibi beşer, şaşar." (Burhan Felek)
    • "Eskiden saat üç dedi mi paralar dağılmış olurdu." (Orhan Kemal)
    • "Dediğimden dışarı çıkarsa kendi bilir."
    • "Öyle sevindim ki deme gitsin."
  2. [-e] Ad vermek
    • "Muşmulaya döngel de derler."
    • "Vay! Beni kovuyorsun demek, pekâlâ!" (Sait Faik Abasıyanık)
  3. Bir dilde karşılığı olmak
    • "Kamer "ay" demektir."
  4. Herhangi bir ses çıkarmak
    • "Küt dedi, düştü."
  5. [-e] Herhangi bir kanıya, yargıya varmak
    • "Bu işe herkes ne der?"
  6. Düşünmek
  7. Oranlamak
    • "Güzellik desen onda, zenginlik desen onda."
  8. Ummak
    • "Bundan sonra gelir mi dersin?"
  9. Erişmek
    • "Saat yedi dedi mi uyanırım."
  10. Bir işe kalkışmak, yeltenmek
    • "Kımıldanayım deme, kurşunu yersin. Ağzını açayım deme, çok fena olursun."
  11. Saymak, kabul etmek
    • "Yarım milyon dediğin nedir?" (Memduh Şevket Esendal)

DELME

  1. [isim] Delmek işi
  2. [sıfat] Delinerek yapılmış
  3. Yelek

DEVİM

  1. [isim] Devinim

DEFİN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Ölüyü gömme

DEĞEÇ

  1. [isim] Değişik elektrik çevrimi veya araçları arasında bağlantı kurmaya yarayan ve bir elektromıknatısla uzaktan kumanda edilen çevrim kesici

DEMET

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Bağlanarak oluşturulmuş deste, bağlam
    • "Tel demeti."
  2. Bitki veya çiçek destesi
    • "Öyle fukara çocuklara rastlıyorduk ki bize demet demet kır çiçekleri hediye ediyorlardı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  3. Üstün yapılı bitkilerde öz suların akmasına yarayan, bitkiye desteklik eden damarlı veya lifli kordon
  4. Uzunlamasına birbirine bitişik olarak bir arada bulunan sinir ve kas telleri topluluğu
  5. Bir atomun parçalanmasından doğan elektriklenmiş taneciklerin yörüngelerinden oluşan ışık topluluğu

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü