Başında B olan 4 harfli 108 kelime var. B harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde B harfi olan kelimeler listesine ya da sonu B harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BAYİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Belirli maddeleri satma izni olan kimse, dükkân veya kuruluş
    • "Tekel bayisi. Gazete bayisi."

BARA

  1. [isim] Aynı gerilimdeki besleme hattı veya çıkışların toplandığı ve dağıtıldığı boru veya iletken çubuk veya lama

BARİ

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [zarf] Hiç olmazsa, hiç değilse, o hâlde, öyleyse
    • "Hepsini at bir yana / Bari o günlerin bana / Şiirini söyle tatlı su." (Mustafa Seyit Sutüven)
  2. [ünlem] Keşke
    • "Bari bir tatlı dili olsa..." (Reşat Nuri Güntekin)

BÖCÜ

  1. [isim] Kurt
  2. Böcek
  3. Çocukları korkutmak için söylenen ve hayalet, hortlak vb. hayalî varlık
    • "Ferace ile böcü gibi çıkacak değilim ya." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)

BACA

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Dumanı ocaktan çekip havaya vermeye yarayan yol
    • "Kırlangıçlar daha çok sahildeki apartmanların bacalarında, pencere pervazlarında barınıyorlar." (Haldun Taner)
  2. Su yolu, lağım, maden ocağı vb. yer altı yapılarının hava deliği
  3. Çatı penceresi

BARK

  1. [isim] "Ev, mülk, aile, çoluk çocuk" anlamlarındaki ev bark birleşik sözünde geçen bir söz

BLUM

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bir tür iskambil oyunu

BROŞ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Kadınların takındıkları süs iğnesi

BLOK

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Kocaman ve ağır kitle
  2. Birden çok bölümü bir araya getirilmiş olan, bir bütün oluşturan
    • "Blok ders."
  3. Politik çıkarları sebebiyle birlik kuran devletler topluluğu
    • "Batı Bloku. Doğu Bloku."
  4. İçine resim veya yazı kâğıtları konulan karton kap
  5. Birbirine bitişik büyük yapılar
    • "Yıkıntıların ortasında blok hâlinde yükselen yeni apartmanlara uzun uzun baktı." (Haldun Taner)
  6. Voleybolda, file üstünde karşı oyuncunun topu sert vururken, önünde iki veya üç kişinin elleri ile oluşturdukları perde

BERK

  1. [sıfat] Sert, katı
  2. Sağlam

BAKI

  1. [isim] Özellikle dağlık yörelerde bir yamacın güneş ışınlarına, güneye veya kuzeye karşı konumunu belirleyen, bunun sonucu olarak da doğal şartlarını tespit eden durumu
    • "Bu dağın bakısı güneye doğrudur."
  2. Denetleme
  3. Fal

BOĞA

  1. [isim] Damızlık erkek sığır

BAKİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Sürekli
    • "Dünyada zaten ne bakiydi?" (Ömer Seyfettin)
    • "Baki kalan bu kubbede bir hoş seda imiş." (Baki)
  2. Bir şeyden artan (miktar)
  3. Öteki
    • "Kale kapısından yalnız birini açık bırakarak bakilerini örmeye başlamışlardı." (Orhan Seyfi Orhon)

BİLE

  1. [bağlaç] Da, de, dahi
    • "Bir damlası bile deniz hakkında bize ilmî bir fikir vermeye yetişir." (Refik Halit Karay)
  2. [zarf] Birlikte
  3. [zarf] Üstelik
    • "Konuşmadılar bile."

BÖRK

  1. [isim] Genellikle hayvan postundan yapılan başlık
    • "Alnına bir şaplak atıp börkünü geri itmişti." (Mustafa Necati Sepetçioğlu)

BOCA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Geminin rüzgâr almayan yanı, rüzgâr altı, orsa veya rüzgâr üstü karşıtı
    • "Ne var ki Ateşoğlu dümendeydi. Yükseldi, yine boca etti." (Halikarnas Balıkçısı)

BATİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Yavaş, ağır

BAZI

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Birtakım, kimi
    • "Bazı Türkler oraya eğlenmeye giderler." (Ömer Seyfettin)
    • "Bizimkisi komşuluk gayreti dedi, içinden de ne demişler? Bazı dingil döner bazı teker." (Ncmettin Halil Onan)
  2. [zarf] Bazen
    • "Bazı, mağazadan içeriye girinceye kadar kendimden geçerdim." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

BUAT

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Elektrik akımı devrelerinde birleştirme yapmak veya akımı bir veya daha fazla kola ayırmak için kullanılan kutu

BURA

  1. [isim] Bu yer
    • "Eskiden buranın, şişman bir valisi vardı." (Memduh Şevket Esendal)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü