Sonunda A olan 4 harfli 386 kelime var. A harfi ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde A harfi olan kelimeler listesine ya da başında A harfi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

LOCA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Tiyatro, sinema vb. eğlence yerlerinde veya parlamento salonlarında özel bölme
    • "O burada, cebinde loca bileti, rezil gibi bekliyordu." (Haldun Taner)
  2. Masonların toplantı yeri

MOLA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Yorgunluğu gidermek için duraklama
    • "Köye gidinceye kadar iki yerde mola verdik."
    • "Otobüs, yol üzerinde bir kasabanın çarşısında yarım saat mola vermişti." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Koyuverme
    • "Halatı, mola ettiler."
  3. Voleybol ve basketbolda takımların oyun içinde taktik alışverişleri yapmak için aldıkları dinlenme

REVA

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Yakışır, yerinde, uygun
    • "Reva mı hiddetin, reva mı şiddetin / Zulmeden sen misin, bilmem ki ben miyim?" (Şarkı)
    • "İstanbul'da işgal kuvvetleri fertlerinin halka reva görmediği cefa ve zulüm kalmamıştır." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

DARA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Kabıyla birlikte tartılan bir nesnenin kabının ağırlığı
  2. Terazide dengeyi sağlamak için hafif gelen kefeye ağırlık olarak konulan taş, demir, çivi vb., abra
  3. İçinde yük taşınan aracın boş durumdaki ağırlığı

AĞDA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kaynatılarak çok koyu ve yapışkan bir macun durumuna getirilen pekmez veya limonlu şeker eriyiği
  2. Şekerle yapılan ürünlerin hazırlanması veya beklemesi sırasında şekerin ulaştığı koyuluk

AÇMA

  1. [isim] Açmak işi
  2. Orman içinde ağaç kesme veya yakma yoluyla tarıma elverişli bir duruma getirilen arazi
  3. Bir çeşit susamsız, kalınca, yağlı çörek

AYNA

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Işığı yansıtan, varlıkların görüntüsünü veren, cilalı ve sırlı cam, gözgü, mirat
    • "Ben onun aynada saçlarına değil, bana baktığını gene aynadan görüyordum." (Tarık Buğra)
  2. Karagöz oyununda perde
  3. Doğramacılık ve yapıcılıkta çerçeve içine geçirilen tahta veya taş levha
    • "Kapı kanadının aynası. Çeşmenin aynası."
  4. Atların diz kapağı
  5. İyi bir durumda, yolunda
    • "İşimiz ayna."
  6. Bir olayı, bir durumu yansıtan, göz önünde canlandıran olay, durum, şey
    • "Bir ülkenin sanat ve kültür hayatı bir bakıma o ülkenin uygarlık aynasıdır." (Haldun Taner)
  7. Küreğin yassı uç bölümü
  8. Gemilerde işaretçi erlerin kullandığı dürbün
  9. Akıntı ve anaforun birleştiği yerde oluşan su burgacı

ÇUHA

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Tüysüz, ince, sık dokunmuş yün kumaş
    • "Yüzü al çuha gibi kızarmıştı." (Reşat Nuri Güntekin)

CANA

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [ünlem] "Ey sevgili" anlamında bir seslenme sözü
    • "Esiriaşkın olmuşum cana!" (Melih Cevdet Anday)

SADA

  1. [isim] Bakınız seda

AKMA

  1. [isim] Akmak işi
  2. Reçine, çam sakızı, akındırık

LAKA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Lak

ÇIPA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Gemilerin dalgalara, akıntılara kapılarak yer değiştirmemesi için suya atılan, zincirle gemiye bağlı bulunan, ucu çengelli ağır demir araç, çipo, demir

RİGA
...
FORA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Yelken açtırma, mayna karşıtı
    • "Diğeri ise yelkeni fora etti." (Ahmet Mithat)
  2. [ünlem] Yelkenleri açtırmak için verilen komut
    • "Fora yelken!"
    • "Arkadaşlar da derinliğine bir samimiyetle ceketlerini fora etmişler." (Çetin Altan)

ISKA

  1. [isim] Üzerinde durmama, önem vermeme
    • "Bu kadar güzel, bu kadar büyük bir şehir nasıl ıska geçilir diye içerliyordum." (Bedri Rahmi Eyuboğlu)
  2. Boşa çıkarma, rast getirememe
    • "Güzel bir orta ile gole mal olan bir ıskayı ayırt edemez." (Haldun Taner)
    • "Bedenleriyle ilgili gerçekleri ıska geçerler." (Salâh Birsel)
  3. Hedefi tutturamama, amaca ulaşamama

POSA

  1. [isim] Suyu alınmış her tür yiyecek maddesinin artığı
    • "Onlar öyledir, adamın posasını çıkarırlar, dedi." (Refik Halit Karay)
  2. Tortu, çökelti
  3. Ezilmiş pancarın soğuk suda birkaç kez sıkılmasından sonra geriye kalan ve suda erimeyen artık

RİYA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İnandığı, düşündüğü gibi davranmama, özü sözü bir olmama huyu, ikiyüzlülük

SAHA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Alan
    • "Futbol sahasının kenarında düşmanlarını seyrediyordu." (Sait Faik Abasıyanık)

MALA

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Harç alıp sürmeye yarayan, çoğu üçgen biçiminde, yassı, demirden, üstten tahta saplı, duvarcı ve sıva aracı, sürgü

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü