Başında şa olan 6 harfli 49 kelime var. Şa ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde şa olan kelimeler listesine ya da sonu şa ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında şa bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Şa Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AŞ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ŞALOPA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca scialuppa
-
[isim, denizcilik]
Bakınız şalupa
-
[isim, denizcilik]
Bakınız şalupa
- ŞAHBAZ
-
Kelime Kökeni: Farsça şāhbāz
-
[isim, hayvan bilimi]
İri bir tür akdoğan
-
[sıfat, mecaz]
Çevik ve becerikli
-
[sıfat]
Yiğit, kahraman, mert (kimse)
-
[isim, hayvan bilimi]
İri bir tür akdoğan
- ŞAKALI
-
-
[sıfat]
Şaka içeren, içinde şaka bulunan
-
[sıfat]
Şaka içeren, içinde şaka bulunan
- ŞAŞULA
-
-
[isim]
Soğanlı ve çiçekli bitkileri dikmeye yarayan mala biçiminde küçük kürek
-
Baklagil, kuru yemiş vb. ürünler satan iş yerlerinde kullanılan, plastik veya çelikten yapılmış küçük kürek
-
[isim]
Soğanlı ve çiçekli bitkileri dikmeye yarayan mala biçiminde küçük kürek
- ŞAPLAK
-
-
[isim]
"Şap" diye ses çıkaran tokat
- "O anda giriş kapısında bulunan adamların okkalı küfürleri, şiddetli şaplaklarla ansızın kesiliyor ve acı feryatlarına karışıyordu."
-
[isim]
"Şap" diye ses çıkaran tokat
- ŞAPŞAL
-
-
[sıfat]
Aptalca davranışlarda bulunan, alık (kimse); ibiş
- "Şapşal adam bu teklife de inandı."
-
Üstüne başına önem vermeyen, özen göstermeyen
-
Bol, dökük ve biçimsiz (giyecek)
- "Güneşli havada sırtında soluk, şapşal bir empermeabl, ayaklarında cilası kaçmış geniş galoşlar..."
-
[sıfat]
Aptalca davranışlarda bulunan, alık (kimse); ibiş
- ŞARTLI
-
-
[sıfat]
Şarta bağlı; koşullu, meşrut
-
Şartlanmış olan; koşullu
- "Şartlı kafalar."
-
Şart etmiş olan (koca)
-
[sıfat]
Şarta bağlı; koşullu, meşrut
- ŞAHTUR
-
-
[isim, denizcilik]
İnce donanma gemilerinden biri
-
[isim, denizcilik]
İnce donanma gemilerinden biri
- ŞAMAMA
-
Kelime Kökeni: Arapça şemāme
-
[isim, bitki bilimi]
Güzel kokulu bir tür küçük kavun
-
Kavuna benzer bir yıllık otsu ve sürüngen bir bitki (Cucumis dudaim)
-
[isim, bitki bilimi]
Güzel kokulu bir tür küçük kavun
- ŞALTER
-
Kelime Kökeni: Almanca Schalter
- ŞAMATA
-
Kelime Kökeni: Arapça şemāte
-
[isim]
Bakınız gürültü patırtı
- "Bu berbat şamata arasında yarım saat kadar bekledim."
-
[isim]
Bakınız gürültü patırtı
- ŞAHLIK
-
-
[isim]
Şah olma durumu
-
[tarih]
Afgan ve İran hükümdarlığı
-
Bir kimsenin saltanat dönemi
-
[isim]
Şah olma durumu
- ŞAŞLIK
-
-
[isim]
Baharatlı sirkeye yatırılmış koyun etinden hazırlanmış bir yemek türü
-
[isim]
Baharatlı sirkeye yatırılmış koyun etinden hazırlanmış bir yemek türü
- ŞAKIMA
-
-
[isim]
Şakımak işi; şakrama
-
[isim]
Şakımak işi; şakrama
- ŞAMALI
-
-
[sıfat]
Şama ile yapılmış
- "Müştak cebinden şamalı kibriti çıkardı, çaktı."
-
[sıfat]
Şama ile yapılmış
- ŞANSON
-
Kelime Kökeni: Fransızca chanson
- ŞARKÇI
-
-
[isim]
Bakınız Doğucu
-
[isim]
Bakınız Doğucu
- ŞALGAM
-
Kelime Kökeni: Farsça şelġam
-
[isim, bitki bilimi]
Turpgillerden, yumru köklü bir bitki (Brassica rapa)
-
Bu bitkinin insan ve hayvanlar için besin olarak kullanılan etli ve tatlı kökü
-
Bakınız şalgam suyu
-
[isim, bitki bilimi]
Turpgillerden, yumru köklü bir bitki (Brassica rapa)
- ŞARKÖY
-
-
[isim]
Tekirdağ iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Tekirdağ iline bağlı ilçelerden biri
- ŞAMDAN
-
Kelime Kökeni: Arapça şemʿ + Farsça -dān
-
[isim]
Üzerine kandil, mum veya herhangi bir ışık kaynağı konulan yüksek tabla; mumluk, çırakma
- "Masa üstünde duran şamdandan yanar bir mum alıp pencereye doğru yanaştı."
-
[isim]
Üzerine kandil, mum veya herhangi bir ışık kaynağı konulan yüksek tabla; mumluk, çırakma