Başında ş olan 6 harfli 141 kelime var. Ş harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ş harfi olan kelimeler listesine ya da sonu ş harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında ş bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ŞEFLİK

  1. [isim] Şef olma durumu
    • "Onun şefliğindeki zaferler hepimizin yaralarına merhem gibi gelmektedir." (Buket Uzuner)
  2. Şefin yaptığı iş
    • "İstasyon şefliği ağır iş." (Nâzım Hikmet)
ŞİİRCE

  1. [isim, edebiyat] Bakınız mensur şiir
ŞIKŞIK

  1. [isim] Çıngıraklı çocuk oyuncağı
ŞARKÖY

  1. [isim] Tekirdağ iline bağlı ilçelerden biri
ŞEMAİL

Kelime Kökeni: Arapça şemāʾil

  1. [isim, eskimiş] Dış görünüş
  2. Huy, karakter
ŞURALI

  1. [sıfat] Şu yerin halkından olan, şu yöreden olan
ŞAMALI

  1. [sıfat] Şama ile yapılmış
    • "Müştak cebinden şamalı kibriti çıkardı, çaktı." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
ŞUBARA

Kelime Kökeni: Sırpça

  1. [isim] Çuhadan yapılmış, yuvarlak tepeli ve dilimli eski bir kalpak
    • "Efrada, Fransız ordusunun kıyafeti kabul edilmiş; kırmızı ceket, mavi pantolon, başlarına da kırmızı birer şubara giydirilmişti." (Ziya Şakir)
ŞANSLI

  1. [sıfat] İsteklerini bilgi ve emekten çok rastlantı sonucu elde eden; ballı
    • "Canını kurtarıp salimen bugünlere ulaşabildiği için kendisini şanslı sayardı." (Kerim Korcan)
ŞERGİL

  1. [isim, ağızlardan] Askıntı, baş belası
ŞİKELİ

  1. [sıfat] Şike yapılan
ŞÜHEDA

Kelime Kökeni: Arapça şuhedāʾ

  1. [isim, eskimiş] Şehitler
    • "Şüheda fışkıracak, toprağı sıksan şüheda." (Mehmet Akif Ersoy)
ŞAŞMAK

  1. [-e] Umulmayan, beklenmeyen veya olağanüstü bir olay, bir olgu karşısında şaşkın duruma gelmek, hayret etmek
    • "Aynı anda nasıl olur da başka bir iş tutabileceğine şaşar kalırdınız." (Bedri Rahmi Eyüboğlu)
  2. [-den] Yolundan sapmak, gidişini değiştirmek veya yanılmak
    • "Güzel düşün, iyi hisset, yanılma, aldanma / Ne varsa doğrudadır, doğruluk şaşar sanma" (Tevfik Fikret)
  3. [-i] Bakınız şaşırmak
    • "Yolunu şaşmak. Gününü şaşmak."
ŞEVVAL

Kelime Kökeni: Arapça şevvāl

  1. [isim] Ay takviminin onuncu ayı; bayram ayı
ŞEBNEM

Kelime Kökeni: Farsça şebnem

  1. [isim, eskimiş] Bakınız çiy
    • "Islak çimenlerle, sararmış topraklar üstünde şebnemler parlıyor." (Esat Mahmut Karakurt)
ŞAMATA

Kelime Kökeni: Arapça şemāte

  1. [isim] Bakınız gürültü patırtı
    • "Bu berbat şamata arasında yarım saat kadar bekledim." (Osman Cemal Kaygılı)
ŞARKÇI

  1. [isim] Bakınız Doğucu
ŞEBEKE

Kelime Kökeni: Arapça şebeke

  1. [isim] Ülke çapında yaygınlaştırılmış ulaşım ve iletişim örgüsü; ağ (I)
  2. Üniversite öğrencilerinin kimlik kartı
  3. [mecaz] Birbiriyle bağlantılı ve gizli çalışan kimselerin tümü
    • "Bütün dünyaya eroin gönderen geniş bir şebekenin peşindeydiler." (Reşat Enis Aygen)
ŞANTÖZ

Kelime Kökeni: Fransızca chanteuse

  1. [isim, müzik] Kadın şarkıcı
    • "Şantözün müşteriye içki göndermesi acayip bir işti." (Refik Halit Karay)
ŞAŞMAZ

  1. [sıfat] Değişmez ve yanılmaz nitelikte olan
    • "O, gerçekte ne anlatıyorsa o anlattıklarının şaşmaz bir gözlemcisi." (Tarık Dursun K)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü