Başında ş olan 6 harfli 141 kelime var. Ş harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ş harfi olan kelimeler listesine ya da sonu ş harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında ş bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ŞEFLİK
-
-
[isim]
Şef olma durumu
- "Onun şefliğindeki zaferler hepimizin yaralarına merhem gibi gelmektedir."
-
Şefin yaptığı iş
- "İstasyon şefliği ağır iş."
-
[isim]
Şef olma durumu
- ŞİİRCE
-
-
[isim, edebiyat]
Bakınız mensur şiir
-
[isim, edebiyat]
Bakınız mensur şiir
- ŞIKŞIK
-
-
[isim]
Çıngıraklı çocuk oyuncağı
-
[isim]
Çıngıraklı çocuk oyuncağı
- ŞARKÖY
-
-
[isim]
Tekirdağ iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Tekirdağ iline bağlı ilçelerden biri
- ŞEMAİL
-
Kelime Kökeni: Arapça şemāʾil
-
[isim, eskimiş]
Dış görünüş
-
Huy, karakter
-
[isim, eskimiş]
Dış görünüş
- ŞURALI
-
-
[sıfat]
Şu yerin halkından olan, şu yöreden olan
-
[sıfat]
Şu yerin halkından olan, şu yöreden olan
- ŞAMALI
-
-
[sıfat]
Şama ile yapılmış
- "Müştak cebinden şamalı kibriti çıkardı, çaktı."
-
[sıfat]
Şama ile yapılmış
- ŞUBARA
-
Kelime Kökeni: Sırpça
-
[isim]
Çuhadan yapılmış, yuvarlak tepeli ve dilimli eski bir kalpak
- "Efrada, Fransız ordusunun kıyafeti kabul edilmiş; kırmızı ceket, mavi pantolon, başlarına da kırmızı birer şubara giydirilmişti."
-
[isim]
Çuhadan yapılmış, yuvarlak tepeli ve dilimli eski bir kalpak
- ŞANSLI
-
-
[sıfat]
İsteklerini bilgi ve emekten çok rastlantı sonucu elde eden; ballı
- "Canını kurtarıp salimen bugünlere ulaşabildiği için kendisini şanslı sayardı."
-
[sıfat]
İsteklerini bilgi ve emekten çok rastlantı sonucu elde eden; ballı
- ŞERGİL
-
-
[isim, ağızlardan]
Askıntı, baş belası
-
[isim, ağızlardan]
Askıntı, baş belası
- ŞİKELİ
-
-
[sıfat]
Şike yapılan
-
[sıfat]
Şike yapılan
- ŞÜHEDA
-
Kelime Kökeni: Arapça şuhedāʾ
-
[isim, eskimiş]
Şehitler
- "Şüheda fışkıracak, toprağı sıksan şüheda."
-
[isim, eskimiş]
Şehitler
- ŞAŞMAK
-
-
[-e]
Umulmayan, beklenmeyen veya olağanüstü bir olay, bir olgu karşısında şaşkın duruma gelmek, hayret etmek
- "Aynı anda nasıl olur da başka bir iş tutabileceğine şaşar kalırdınız."
-
[-den]
Yolundan sapmak, gidişini değiştirmek veya yanılmak
- "Güzel düşün, iyi hisset, yanılma, aldanma / Ne varsa doğrudadır, doğruluk şaşar sanma"
-
[-i]
Bakınız şaşırmak
- "Yolunu şaşmak. Gününü şaşmak."
-
[-e]
Umulmayan, beklenmeyen veya olağanüstü bir olay, bir olgu karşısında şaşkın duruma gelmek, hayret etmek
- ŞEVVAL
-
Kelime Kökeni: Arapça şevvāl
-
[isim]
Ay takviminin onuncu ayı; bayram ayı
-
[isim]
Ay takviminin onuncu ayı; bayram ayı
- ŞEBNEM
-
Kelime Kökeni: Farsça şebnem
-
[isim, eskimiş]
Bakınız çiy
- "Islak çimenlerle, sararmış topraklar üstünde şebnemler parlıyor."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız çiy
- ŞAMATA
-
Kelime Kökeni: Arapça şemāte
-
[isim]
Bakınız gürültü patırtı
- "Bu berbat şamata arasında yarım saat kadar bekledim."
-
[isim]
Bakınız gürültü patırtı
- ŞARKÇI
-
-
[isim]
Bakınız Doğucu
-
[isim]
Bakınız Doğucu
- ŞEBEKE
-
Kelime Kökeni: Arapça şebeke
-
[isim]
Ülke çapında yaygınlaştırılmış ulaşım ve iletişim örgüsü; ağ (I)
-
Üniversite öğrencilerinin kimlik kartı
-
[mecaz]
Birbiriyle bağlantılı ve gizli çalışan kimselerin tümü
- "Bütün dünyaya eroin gönderen geniş bir şebekenin peşindeydiler."
-
[isim]
Ülke çapında yaygınlaştırılmış ulaşım ve iletişim örgüsü; ağ (I)
- ŞANTÖZ
-
Kelime Kökeni: Fransızca chanteuse
-
[isim, müzik]
Kadın şarkıcı
- "Şantözün müşteriye içki göndermesi acayip bir işti."
-
[isim, müzik]
Kadın şarkıcı
- ŞAŞMAZ
-
-
[sıfat]
Değişmez ve yanılmaz nitelikte olan
- "O, gerçekte ne anlatıyorsa o anlattıklarının şaşmaz bir gözlemcisi."
-
[sıfat]
Değişmez ve yanılmaz nitelikte olan