Başında ş olan 5 harfli 106 kelime var. Ş harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ş harfi olan kelimeler listesine ya da sonu ş harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında ş bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ŞELEK
-
-
[isim, ağızlardan]
Sırtta taşınan yük
-
Boynuzunun biri kırık hayvan
-
[isim, ağızlardan]
Sırtta taşınan yük
- ŞOPAR
-
-
[isim, ağızlardan]
Çingene çocuğu
- "Çalgı sesini duyan bütün şoparlar çadırlardan fırlayıp çevremizi kuşatıyorlardı."
-
[sıfat, mecaz]
Şımarık, küstah, yaramaz olan
-
[isim, ağızlardan]
Çingene çocuğu
- ŞOVEN
-
Kelime Kökeni: Fransızca chauvin
-
[isim]
Şovenizmden yana olan kimse, görüş vb
-
[isim]
Şovenizmden yana olan kimse, görüş vb
- ŞARAP
-
Kelime Kökeni: Arapça şerāb
-
[isim]
Üzüm veya başka meyve sularını türlü yöntemlerle mayalandırarak elde edilen alkollü içki; bade, çakır (II), mey (I), mül
-
[isim]
Üzüm veya başka meyve sularını türlü yöntemlerle mayalandırarak elde edilen alkollü içki; bade, çakır (II), mey (I), mül
- ŞEKLİ
-
Kelime Kökeni: Arapça şeklī
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız biçimsel
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız biçimsel
- ŞAHAP
-
Kelime Kökeni: Arapça şihāb
-
[isim, eskimiş, gök bilimi]
Bakınız akan yıldız
- "Bu bulut, gece düşen şahabın, yanarak bıraktığı muhtelif renkli bir dumandı."
-
[isim, eskimiş, gök bilimi]
Bakınız akan yıldız
- ŞUNCA
-
-
[sıfat]
Şu kadar çok
- "Şunca yıllık yazarlık hayatımda, hikâyelerimin önemli karakterleri daima isimleriyle beraber doğmuşlardır."
-
[zarf]
Şu kadar, şu denli
-
[sıfat]
Şu kadar çok
- ŞAİBE
-
Kelime Kökeni: Arapça şāʾibe
-
[isim]
Bir iş, proje vb.nin gerçekleştirilmesi sırasında yanlışlık, yolsuzluk yapıldığı düşüncesi
-
Bakınız leke
- "Bizim efendinin indinde bundan büyük şaibe olamaz."
-
[isim]
Bir iş, proje vb.nin gerçekleştirilmesi sırasında yanlışlık, yolsuzluk yapıldığı düşüncesi
- ŞÜKÜR
-
Kelime Kökeni: Arapça şukr
-
[isim]
Allah’a duyulan minneti dile getirme
- "Hava kapanık geçti ama yağış olmadı şükür Allah’a!"
-
Mutlu bir olay veya durumdan, yapılan bir iyilikten duyulan hoşnutluğu bildirme
- "Hava kapanık geçti ama yağış olmadı şükür Allah'a!"
-
[isim]
Allah’a duyulan minneti dile getirme
- ŞAMAN
-
-
[isim]
Şamanlıkta büyü yapan, gelecekten haber verdiğine, ruhlarla ilişki kurarak hastalıkları iyileştirdiğine inanılan kimse; bakşı, kam
-
[isim]
Şamanlıkta büyü yapan, gelecekten haber verdiğine, ruhlarla ilişki kurarak hastalıkları iyileştirdiğine inanılan kimse; bakşı, kam
- ŞAMAR
-
-
[isim]
Açık elle yüze vurulan tokat; beşkardeş
- "İzzetinefsime yediğim bu şamardan sersemledim."
-
[isim]
Açık elle yüze vurulan tokat; beşkardeş
- ŞAHIS
-
Kelime Kökeni: Arapça şaḫṣ
-
[isim]
Bakınız kişi
- "Yazılarınız da şahıslarınız da birbirine benzemez."
-
[isim]
Bakınız kişi
- ŞAŞAA
-
Kelime Kökeni: Arapça şaʿşaʿa
- ŞERPA
-
Kelime Kökeni: İngilizce sherpa
-
[isim]
Ülkeleri önemli zirvelerde temsil eden özel yetkili görevli
-
[isim]
Ülkeleri önemli zirvelerde temsil eden özel yetkili görevli
- ŞEKİL
-
Kelime Kökeni: Arapça şekl
-
[isim]
Bakınız biçim (II)
-
Bir konuyu açıklamaya yarayan resim veya çizim
- "Bu kitapta birçok şekil var."
-
Davranış biçimi
- "Bu şekilde hareket etmek doğru değildir."
-
Bir kavramın, düşüncenin, olayın veya işin değişik oluş biçimi
- "Yalnızlığın şekilleri vardır, kimsesiz bir yerde yalnızlık, sosyete ve kalabalık içinde yalnızlık."
-
Toplumsal bir bütünün kuruluş biçimi
- "Yönetim şekli."
-
Anlatım biçimi
- "Ne yapıp yapmış bu havai konuşmayı bir röportaj şekline sokmak yolunu bulmuştu."
-
[matematik]
Bazı matematiksel varlıkların gösterilmesine yarayan resim
- "Geometrik şekil."
-
[isim]
Bakınız biçim (II)
- ŞARKİ
-
Kelime Kökeni: Arapça şarḳī
-
[isim, eskimiş]
Bakınız Doğu
-
[sıfat]
Doğu'yla ilgili, Doğu'ya özgü olan
-
[isim, eskimiş]
Bakınız Doğu
- ŞEDİT
-
Kelime Kökeni: Arapça şedīd
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız şiddetli
- "Bu şedit boğuşma yarım saatten ziyade sürdü."
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız şiddetli
- ŞAİRE
-
Kelime Kökeni: Arapça şāʿire
-
[isim, eskimiş]
Kadın şair
-
[isim, eskimiş]
Kadın şair
- ŞARPİ
-
Kelime Kökeni: İngilizce sharpie
-
[isim, denizcilik]
Altı düz, üçgen biçiminde tek direkli, iki yelkenli, iki kişilik tekne
- "Pazar olduğu için gölün yüzü yüzlerce şarpi ve kayıkla dolu."
-
[isim, denizcilik]
Altı düz, üçgen biçiminde tek direkli, iki yelkenli, iki kişilik tekne
- ŞAHNE
-
Kelime Kökeni: Arapça şaḥne
-
[isim, eskimiş]
Anadolu ve İran'da devlet kurmuş halklarda devlet görevlisi
-
[isim, eskimiş]
Anadolu ve İran'da devlet kurmuş halklarda devlet görevlisi