Sonunda ız olan 8 harfli 231 kelime var. IZ ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ız olan kelimeler listesine ya da başında ız olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DULDASIZ

  1. [sıfat] Duldası olmayan
ONLARSIZ

  1. [zarf] Onlar olmaksızın
ŞAPKASIZ

  1. [sıfat] Şapkası olmayan
    • "Bu hiç kendine benzemez, dedi, şapkasız resmi yok mu?" (Memduh Şevket Esendal)
TEMASSIZ

  1. [sıfat] Teması olmayan
  2. Bulaşıcı hastalığı olan birisiyle temas etmeyen
MAKASSIZ

  1. [sıfat] Makası olmayan
KAYGISIZ

  1. [sıfat] Kaygısı olmayan, kaygılanmayan; tasasız, endişesiz, gamsız
    • "Bu güler yüzlü adam ben değilim / Yalandır kaygısız olduğum yalan" (Cahit Sıtkı Tarancı)
  2. Hiçbir şeyi kendine dert edinmeyen; tasasız, gamsız, serazat
  3. Olayları kendine dert etmeden geçiştiren; tasasız, gamsız
  4. Bir şeye önem vermeyen; aldırmaz
KUMAŞSIZ

  1. [sıfat] Kumaşı olmayan
TORBASIZ

  1. [sıfat] Torbası olmayan
KUŞAKSIZ

  1. [sıfat] Kuşağı olmayan
ÇATKISIZ

  1. [sıfat] Çatkısı olmayan
KİTAPSIZ

  1. [sıfat] Kitabı olmayan
  2. Dört kutsal kitaptan (Kur'an, İncil, Zebur, Tevrat) hiçbirine inanmayan
  3. [argo] Zalim, insafsız olan (kimse)
BUNCAĞIZ

  1. [sıfat, ağızlardan] Bu kadar çok
    • "Anam buncağız işinin arasında babama yamalı da olsa her vakit temiz mintan giydirir, bizden çok ona bakar, bebekmiş gibi el üstünde tutardı." (Buket Uzuner)
  2. Bu zavallı, bu küçücük
    • "O zaman dedem anneme demiş ki buncağıza biz bakalım." (Elif Şafak)
PAYANSIZ

  1. [sıfat] Sonu olmayan; sonsuz
    • "Seyretmekteki payansız hazdan bahseden sıcak hatıralarla doluydu." (Peyami Safa)
KOPÇASIZ

  1. [sıfat] Kopçası olmayan
UNVANSIZ

  1. [sıfat] Ünvanı olmayan
    • "Şahin Efendi, Hafız Eyüp denen bu ünvansız ve kılıksız softanın nüfuzlu bir adam olduğunu Maarif Müdürü’nün odasındaki oturuş ve lakırtı söyleyiş tarzından sezinlemiş..." (Reşat Nuri Güntekin)
MAYINSIZ

  1. [sıfat] Mayını olmayan, mayınlanmamış yer
    • "Mayınsız arazi."
AYRIKSIZ

  1. [zarf] Bakınız istisnasız
    • "Dikine yere gömülür, ayrıksız bütün evlerde bulunurdu." (Nizamettin Özbek)
  2. Hiçbir ayrığı olmadan, hiçbirini ayrık tutmaksızın
SANCISIZ

  1. [sıfat] Sancısı olmayan
  2. [mecaz] Bakınız sıkıntısız
DOLAYSIZ

  1. [sıfat] Doğrudan doğruya olan; vasıtasız, bilavasıta
    • "Yazarın bize dolaysız biçimde betimlediği başkişi nasıl bir erkek?" (Selim İleri)
  2. [zarf] Araya herhangi bir araç girmeden
    • "Kadının üretime dolaysız katılması, ona ekonomik özgürlüğünü sağlamaktır." (Attilâ İlhan)
SELAMSIZ

  1. [zarf] Selam olmadan, selam verilmeden
    • "Çilingir’in karısı yavaş, kısa adımlarla yürüdü; sofanın önünde, karların içinde duran Seyd Ali’nin yanından sessiz, selamsız geçti." (Cengiz Dağcı)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü