Sonunda ız olan 8 harfli 231 kelime var. IZ ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ız olan kelimeler listesine ya da başında ız olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DULDASIZ
-
-
[sıfat]
Duldası olmayan
-
[sıfat]
Duldası olmayan
- ONLARSIZ
-
-
[zarf]
Onlar olmaksızın
-
[zarf]
Onlar olmaksızın
- ŞAPKASIZ
-
-
[sıfat]
Şapkası olmayan
- "Bu hiç kendine benzemez, dedi, şapkasız resmi yok mu?"
-
[sıfat]
Şapkası olmayan
- TEMASSIZ
-
-
[sıfat]
Teması olmayan
-
Bulaşıcı hastalığı olan birisiyle temas etmeyen
-
[sıfat]
Teması olmayan
- MAKASSIZ
-
-
[sıfat]
Makası olmayan
-
[sıfat]
Makası olmayan
- KAYGISIZ
-
-
[sıfat]
Kaygısı olmayan, kaygılanmayan; tasasız, endişesiz, gamsız
- "Bu güler yüzlü adam ben değilim / Yalandır kaygısız olduğum yalan"
-
Hiçbir şeyi kendine dert edinmeyen; tasasız, gamsız, serazat
-
Olayları kendine dert etmeden geçiştiren; tasasız, gamsız
-
Bir şeye önem vermeyen; aldırmaz
-
[sıfat]
Kaygısı olmayan, kaygılanmayan; tasasız, endişesiz, gamsız
- KUMAŞSIZ
-
-
[sıfat]
Kumaşı olmayan
-
[sıfat]
Kumaşı olmayan
- TORBASIZ
-
-
[sıfat]
Torbası olmayan
-
[sıfat]
Torbası olmayan
- KUŞAKSIZ
-
-
[sıfat]
Kuşağı olmayan
-
[sıfat]
Kuşağı olmayan
- ÇATKISIZ
-
-
[sıfat]
Çatkısı olmayan
-
[sıfat]
Çatkısı olmayan
- KİTAPSIZ
-
-
[sıfat]
Kitabı olmayan
-
Dört kutsal kitaptan (Kur'an, İncil, Zebur, Tevrat) hiçbirine inanmayan
-
[argo]
Zalim, insafsız olan (kimse)
-
[sıfat]
Kitabı olmayan
- BUNCAĞIZ
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Bu kadar çok
- "Anam buncağız işinin arasında babama yamalı da olsa her vakit temiz mintan giydirir, bizden çok ona bakar, bebekmiş gibi el üstünde tutardı."
-
Bu zavallı, bu küçücük
- "O zaman dedem anneme demiş ki buncağıza biz bakalım."
-
[sıfat, ağızlardan]
Bu kadar çok
- PAYANSIZ
-
-
[sıfat]
Sonu olmayan; sonsuz
- "Seyretmekteki payansız hazdan bahseden sıcak hatıralarla doluydu."
-
[sıfat]
Sonu olmayan; sonsuz
- KOPÇASIZ
-
-
[sıfat]
Kopçası olmayan
-
[sıfat]
Kopçası olmayan
- UNVANSIZ
-
-
[sıfat]
Ünvanı olmayan
- "Şahin Efendi, Hafız Eyüp denen bu ünvansız ve kılıksız softanın nüfuzlu bir adam olduğunu Maarif Müdürü’nün odasındaki oturuş ve lakırtı söyleyiş tarzından sezinlemiş..."
-
[sıfat]
Ünvanı olmayan
- MAYINSIZ
-
-
[sıfat]
Mayını olmayan, mayınlanmamış yer
- "Mayınsız arazi."
-
[sıfat]
Mayını olmayan, mayınlanmamış yer
- AYRIKSIZ
-
-
[zarf]
Bakınız istisnasız
- "Dikine yere gömülür, ayrıksız bütün evlerde bulunurdu."
-
Hiçbir ayrığı olmadan, hiçbirini ayrık tutmaksızın
-
[zarf]
Bakınız istisnasız
- SANCISIZ
-
-
[sıfat]
Sancısı olmayan
-
[mecaz]
Bakınız sıkıntısız
-
[sıfat]
Sancısı olmayan
- DOLAYSIZ
-
-
[sıfat]
Doğrudan doğruya olan; vasıtasız, bilavasıta
- "Yazarın bize dolaysız biçimde betimlediği başkişi nasıl bir erkek?"
-
[zarf]
Araya herhangi bir araç girmeden
- "Kadının üretime dolaysız katılması, ona ekonomik özgürlüğünü sağlamaktır."
-
[sıfat]
Doğrudan doğruya olan; vasıtasız, bilavasıta
- SELAMSIZ
-
-
[zarf]
Selam olmadan, selam verilmeden
- "Çilingir’in karısı yavaş, kısa adımlarla yürüdü; sofanın önünde, karların içinde duran Seyd Ali’nin yanından sessiz, selamsız geçti."
-
[zarf]
Selam olmadan, selam verilmeden