Sonunda ılı olan 9 harfli 47 kelime var. ILI ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ılı olan kelimeler listesine ya da başında ılı olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÇANKIRILI
-
-
[isim]
Çankırı ilinden olan kimse
-
[isim]
Çankırı ilinden olan kimse
- KAZINTILI
-
-
[sıfat]
Kazıntısı olan (kâğıt, yazı)
-
[sıfat]
Kazıntısı olan (kâğıt, yazı)
- TAKINTILI
-
-
[sıfat, ruh bilimi]
Takıntısı olan; obsesif
-
[sıfat, ruh bilimi]
Takıntısı olan; obsesif
- HIŞIRTILI
-
-
[sıfat]
Hışırtısı olan
- "Katil hızla yürüyüp kapıyı geçer, hışırtılı bir tavırla yürüyüş tarafına bakar."
-
[sıfat]
Hışırtısı olan
- KABARTILI
-
-
[sıfat]
Kabartısı olan
-
[sıfat]
Kabartısı olan
- GACIRTILI
-
-
[sıfat]
Gacırtısı olan
-
[sıfat]
Gacırtısı olan
- KUŞBAŞILI
-
-
[sıfat]
İçinde kuşbaşı et olan
- "Çocuklara kuşbaşılı bulgur pilavı ziyafeti çekiliyor."
-
[sıfat]
İçinde kuşbaşı et olan
- KAŞINTILI
-
-
[sıfat]
Kaşıntısı olan
-
[sıfat]
Kaşıntısı olan
- AYRINTILI
-
-
[sıfat]
Ayrıntısı olan; detaylı, ince, derin, teferruatlı, tafsilatlı, mufassal
- "Kimi rejisörler ise çeşitli oyunlarının kahramanları hakkında kendisinden ayrıntılı bilgiler istiyorlardı."
-
[zarf]
Ayrıntılara girerek
- "Görüştüğümüzde daha ayrıntılı konuşuruz."
-
[sıfat]
Ayrıntısı olan; detaylı, ince, derin, teferruatlı, tafsilatlı, mufassal
- CIZIRTILI
-
-
[sıfat]
Cızırdayan, cızırtısı olan; cızıltılı
- "... yaşlı olmadığı hâlde çocukluğundaki sesler kemandan çıkmıyor, çoğu kez cızırtılı notalar duyuluyordu."
-
[sıfat]
Cızırdayan, cızırtısı olan; cızıltılı
- CAYIRTILI
-
-
[sıfat]
Cayırtısı olan
- "Yeni imajın eskiye oranla daha bağırgan, daha cayırtılı olmasına özen gösteriyorlar."
-
[sıfat]
Cayırtısı olan
- KASINTILI
-
-
[sıfat]
Kasıntısı olan
-
[mecaz]
Büyüklenen
- "Bizim erkeklerimiz, kadınlara karşı kasıntılı bir acıma duyuyorlar."
-
[sıfat]
Kasıntısı olan
- CIVILTILI
-
-
[sıfat]
Cıvıltısı olan
- "Odamın karanlığı içinde onun cıvıltılı konuşmasını dinliyordum."
-
[sıfat]
Cıvıltısı olan
- HIRILTILI
-
-
[sıfat]
Hırıltı çıkaran, hırıltısı olan; harharalı
- "Kapıda, çiğ boyalı bir kadın başı resmini göstererek hırıltılı bir kahkaha attı."
-
[sıfat]
Hırıltı çıkaran, hırıltısı olan; harharalı
- HAŞIRTILI
-
-
[sıfat]
Haşırtısı olan, haşırdayan
-
[sıfat]
Haşırtısı olan, haşırdayan
- SAKINTILI
-
-
[sıfat]
Sakıntısı olan
-
[sıfat]
Sakıntısı olan
- SIKINTILI
-
-
[sıfat]
Sıkıntısı olan; bungun, bunlu, kasavetli
-
Sıkıntı veren; çileli (I), sancılı, mukassi
- "Sıkıntılı, heyecanlı günler yaşıyoruz fakat endişeli değiliz, korkmuyoruz."
-
[sıfat]
Sıkıntısı olan; bungun, bunlu, kasavetli
- ŞAKIRTILI
-
-
[sıfat]
Şakırtısı olan
- "Sırtına, kaba etlerine yumruklar, şakırtılı silleler atmaya başladı."
-
[sıfat]
Şakırtısı olan
- SALINTILI
-
-
[sıfat]
Herhangi bir etkiyle sarsılabilen, sallanabilen
- "Salıntılı bir ev."
-
Yürüyüşünde iki yana salınan
-
[sıfat]
Herhangi bir etkiyle sarsılabilen, sallanabilen
- KISINTILI
-
-
[sıfat]
Kısıntı yapılan
- "Ama insan kısıntılı yaşamaya alışırsa..."
-
[sıfat]
Kısıntı yapılan