Sonunda ık olan 6 harfli 135 kelime var. IK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ık olan kelimeler listesine ya da başında ık olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TAMLIK

  1. [isim] Eksik olmama durumu; tamamiyet
  2. Bakınız olgunluk
    • "Binbir çeşit meziyet, fazilet, tamlık ve kemal..." (Refik Halit Karay)
ODACIK

  1. [isim] Küçük oda
    • "Babadan kalma bu arsaya önce dört duvar örüp bir odacık yapıvermişti." (Reşat Enis Aygen)
  2. [bitki bilimi] Açık tohumlarda çiçek tozunun çimlenerek döllenmeyi sağlamadan önce bir süre beklediği, yumurtanın ön kısmında ve kapıcığın altında bulunan boşluk
BASTIK

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız pestil
APAÇIK

  1. [sıfat] Çok açık, çok belirgin
    • "Apaçık bir yalanla kızı yanından uzaklaştırıyordu." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. [zarf] Çok açık olarak, çok belirgin biçimde
    • "Yeteneksizliğim apaçık ortada görülüp dururken babam neden keman öğrenmem konusunda böylesine direniyordu?" (Nadir Nadi)
CAMLIK

  1. [isim] Bakınız camekân
    • "Girişine yaptırdığımız camlık yere oturmuşuz karşılıklı baba kız…" (Leylâ Erbil)
SARSIK

  1. [sıfat] Sarsılmış
UFACIK

  1. [sıfat] Bakınız küçücük
    • "Tepede ev yerine evcilik oynayan ufacık bir kız gördüler." (Lâtife Tekin)
KIRTIK

  1. [sıfat] Özellikle kıtlama çay içerken kullanılan, küçük parçalara ayrılmış (kesme şeker)
    • "… bir kırtık şekerle alabildiğine çay içmeye çalışan tiryakiler gibi, sınırlı ömürlerimizi sınırsız bir yaşam içinde alabildiğine uzatmaya çalışıyoruz." (Üstün Dökmen)
ŞIKŞIK

  1. [isim] Çıngıraklı çocuk oyuncağı
ANILIK

  1. [isim] Bakınız anı defteri
  2. [sıfat] Anı özelliği taşıyan
SARKIK

  1. [sıfat] Aşağı doğru uzanmış veya sarkmış
    • "İri yarı, bıyıkları sarkık bir ozan elini dostça omzuna attı." (Çetin Altan)
  2. Sıkı ve gergin olmayan; sölpük, salpa
AĞARIK

  1. [sıfat] Beyazlaşmış
    • "O, kış ortancalarının, küpe çiçeklerinin, yediveren güllerinin kireçle badanalanmış saksıları, ağarık yüzleriyle ışıl ışıl gülen bir annenin dişleri oldu sanki." (Ayşe Kilimci)
  2. Rengi solmuş
BATÇIK

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız alt geçit
HAMLIK

  1. [isim] Ham olma durumu
    • "Gençlerde bile zor dayanılabilen hamlık, hoppalık yaşlı adamlarda zoraki ve üzüntü gibi geliyor, can sıkıyor." (Halide Edip Adıvar)
  2. Bakınız idmansızlık
ZITLIK

  1. [isim] Bakınız karşıtlık
    • "Uzun ve yapılı gövdesi, diğerinin çarpık bacakları üzerinde yükselen kısacık boyu ile tam bir zıtlık oluşturuyordu." (Yusuf Nazım)
PAKLIK

  1. [isim] Bakınız temizlik
TIĞLIK

  1. [isim] İçine tığ konulan kutu veya kap
ACILIK

  1. [isim] Acı olma durumu; meraret
    • "Göğsünde bir sızı, ağzında bir acılık duydu." (Ömer Seyfettin)
  2. [mecaz] Kederlilik durumu
    • "Henüz, yüreğimin bir yanı da söylenememiş, dışa atılamamış acılıklarla dolu." (Adalet Ağaoğlu)
ÇIRNIK

Kelime Kökeni: Bulgarca

  1. [isim, denizcilik] Küçük boyda kayık
  2. Üç flok yelkeni bulunan, iki yüz tona kadar olabilen, tek ve yekpare direkli yelkenli
    • "Bir an için bu geminin bir Türk römorkörü olabileceğini düşünse bile kendi gemisiyle bu çırnığı kıyaslamak gülünçtü." (Emrullah Nutku)
BAŞLIK

  1. [isim] Genellikle başı korumak için giyilen şapka; dolambaç, serpuş
    • "İyi ki güneş açmış, sıcak basmış da başlığını sıyırınca yüzünü görmüş, tanımışlardı." (Necati Cumalı)
  2. Üst giysilerinin yakalarına takılı başlık; kapüşon
  3. Hayvan koşumunun başa geçirilen bölümü
  4. Bir sütunun, bir direğin tepeliği
    • "Önünden yüzlerce defa geçmiş olduğumuz bin yıllık çeşme, bir sütun başlığı birden gözümüzde şahsiyet ve değer kazanırdı." (Sâmiha Ayverdi)
  5. Kâğıt veya zarf üstüne basılmış ad ve adres; antet
  6. Bir yazının, bir kitabın bölümlerinin başına konulan ve konuyu kısaca tanıtan ibare; serlevha
  7. Bakınız başlık parası
  8. Tablaların veya iş parçalarının düzgün kalmasını sağlamak amacı ile baş taraflarına takılan parça
  9. Tekerlek parmaklarının çakılı olduğu kısım
  10. Kadınların başlarına taktıkları altın, gümüş, boncuk ve taşlarla süslü şey
  11. Otomobil, dişçi, berber, kuaför vb.nde bulunan koltukların baş konan kısmı
  12. Doğan, şahin gibi avcı olarak yetiştirilen kuşların gözlerini kapatmak üzere başlarına geçirilen külah
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü