Başında ı olan 6 harfli 48 kelime var. I harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ı harfi olan kelimeler listesine ya da sonu ı harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında ı bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- IŞILAK
-
- ISIDAM
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız hamam
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız hamam
- IRKSAL
-
-
[sıfat]
Bakınız ırki
-
[sıfat]
Bakınız ırki
- ILIMLI
-
-
[sıfat]
Düşünce, iş vb.nde aşırıya kaçmayan; ölçülü, mutedil, itidalli
- "Eski ılımlı sesiyle hikâyesini bitiriverdi."
-
Siyasette aşırı görüşler arasında ortalama bir görüşü savunan
-
[sıfat]
Düşünce, iş vb.nde aşırıya kaçmayan; ölçülü, mutedil, itidalli
- IRKTAŞ
-
-
[isim]
Aynı ırktan olanlardan her biri
-
[isim]
Aynı ırktan olanlardan her biri
- ISTIFA
-
Kelime Kökeni: Arapça iṣṭifā
-
[isim, eskimiş, biyoloji]
Bakınız ayıklanma
-
[isim, eskimiş, biyoloji]
Bakınız ayıklanma
- ISKOTA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca scotta
-
[isim, denizcilik]
Büyük yelkenleri yönetmek için kullanılan ip
- "Şimdi şu ak bıyıklı, çukur yanaklı ihtiyar Sava’yı gözünüzün önüne getirin ki bir eli ıskotada, bir eli yelkende, gözleri bayığın provasında..."
-
[isim, denizcilik]
Büyük yelkenleri yönetmek için kullanılan ip
- IŞINIM
-
-
[isim, fizik]
Bakınız radyasyon
-
[isim, fizik]
Bakınız radyasyon
- IŞIKLI
-
-
[sıfat]
Işığı olan, aydınlık, ışıklandırılmış; ışıl, nurlu, nurani, ziyalı, ziyadar
- "Tünelin ışıklı ucundan doğru bir esinti geliyor."
-
[mecaz]
Neşe veren, sevinç yaratan, mutluluk veren
- "Kadınınsa güzel yüzü dökülüyor önüne, kocasından uzaklaşıyor, ışıklı gözleri doluyor, dudağı titriyor giderek."
-
[sıfat]
Işığı olan, aydınlık, ışıklandırılmış; ışıl, nurlu, nurani, ziyalı, ziyadar
- ISICAM
-
-
[isim]
İki cam plakanın çevresel olarak metal bir ara çıtası yardımıyla birbirine bağlanması temeline dayanan pencere camı
-
[isim]
İki cam plakanın çevresel olarak metal bir ara çıtası yardımıyla birbirine bağlanması temeline dayanan pencere camı
- IŞIKÇI
-
-
[isim, sinema, televizyon]
Sinema filmlerinin çekiminde veya tiyatro, opera, bale vb. gösteri sanatlarında sahnenin aydınlatılması için gerekli ışık ve elektrik işlemini düzenleyip yapan kimse
-
[isim, sinema, televizyon]
Sinema filmlerinin çekiminde veya tiyatro, opera, bale vb. gösteri sanatlarında sahnenin aydınlatılması için gerekli ışık ve elektrik işlemini düzenleyip yapan kimse
- IŞINTI
-
-
[isim]
Belli bir alana verilen çok güçlü ışık; spot
-
[isim]
Belli bir alana verilen çok güçlü ışık; spot
- ILIKÇA
-
-
[sıfat]
Biraz ılık; ılıcak
-
[sıfat]
Biraz ılık; ılıcak
- ISIRMA
-
-
[isim]
Isırmak işi
- "Onun için ehemmiyetli olan şey sizin ısırılmanız değil, kendisinin ısırmasıdır."
-
[isim]
Isırmak işi
- IHLAMA
-
-
[isim]
Ihlamak işi
-
[isim]
Ihlamak işi
- ILGAMA
-
-
[isim]
Ilgamak işi
-
[isim]
Ilgamak işi
- IŞITIM
-
-
[isim, eskimiş]
İçine yağ konularak ucundaki fitil sayesinde ışık elde edilen kandil
-
[isim, eskimiş]
İçine yağ konularak ucundaki fitil sayesinde ışık elde edilen kandil
- ISIRIK
-
-
[isim]
Isırılan yerde kalan iz
- "Artık onun yalnızca bir böcek ısırığı olduğunu düşünüyordum."
-
[isim]
Isırılan yerde kalan iz
- IYDİYE
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿiydiyye
-
[isim, eskimiş]
Bayram kutlaması
-
[edebiyat]
Bayramlarda din ve devlet büyüklerine sunulan kaside
-
Bayramda verilen hediye, bahşiş
-
[isim, eskimiş]
Bayram kutlaması
- IŞILTI
-
-
[isim]
Hafif ışık
- "Bu kâğıtlara gözleri tuhaf bir ışıltı ile parlayarak baktığına dikkat etti."
-
Bir şeyin ışıldarken saçtığı ışık
- "Hâlâ yeni bir sır aramakta / Yıldızlar ışıltıyla uzakta"
-
[isim]
Hafif ışık