Sonunda ış olan 5 harfli 50 kelime var. IŞ ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ış olan kelimeler listesine ya da başında ış olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ALKIŞ
-
-
[isim]
Bir şeyin beğenildiğini, onaylandığını anlatmak için iki eli ses çıkaracak şekilde birbirine vurma hareketi
- "Kulaklarım uğulduyor, gündüzki nutuk, alkış, mızıka gürültülerinin akislerini hâlâ işitiyordum."
-
[eskimiş]
Bakınız dua, kargış karşıtı
-
[mecaz]
Beğenme, takdir etme
-
[tarih]
Padişah, sadrazam ve vezirlere bayramlarda, bazı törenlerde yüksek sesle yapılan dua
-
[isim]
Bir şeyin beğenildiğini, onaylandığını anlatmak için iki eli ses çıkaracak şekilde birbirine vurma hareketi
- YIĞIŞ
-
-
[isim]
Yığmak işi
-
[isim]
Yığmak işi
- KISIŞ
-
-
[isim]
Kısmak işi
- "Yeşil gözlerini iki ince renk çizgisine çeviren bir kısışla güldü."
-
[isim]
Kısmak işi
- KIZIŞ
-
-
[isim]
Kızmak işi
-
[isim]
Kızmak işi
- YATIŞ
-
-
[isim]
Yatmak işi
-
[isim]
Yatmak işi
- KARIŞ
-
-
[isim]
Parmaklar birbirinden uzak duracak biçimde gergin duran elde, başparmak ile serçe parmağın uçları arasındaki açıklık
- "Yürüyüp geçeceğim, basacağım yerlerin her bir karış mübarek toprağı benim için mukaddesti."
-
[isim]
Parmaklar birbirinden uzak duracak biçimde gergin duran elde, başparmak ile serçe parmağın uçları arasındaki açıklık
- SAYIŞ
-
-
[isim]
Saymak işi
- "Gemideki ganimetin her sayışta neden eksik çıktığı da böylece anlaşılmış oldu."
-
[isim]
Saymak işi
- YAPIŞ
-
-
[isim]
Yapmak işi
-
[isim]
Yapmak işi
- KAMIŞ
-
-
[isim, bitki bilimi]
Buğdaygillerden, sulak, nemli yerlerde yetişen, boğumlu, sert gövdeli, şerit yapraklı bitkilerin genel adı; kargı (Phragmites australis)
- "Bugünlerin birinde kamışların birbirine sürtünmesinden hasıl olan bir yangın gördü."
-
[sıfat]
Bu bitkiden yapılmış
- "Kamış sepet."
- "Kamış dam."
-
Bakınız pipet
-
[kaba konuşmada]
Bakınız erkeklik organı
-
[isim, bitki bilimi]
Buğdaygillerden, sulak, nemli yerlerde yetişen, boğumlu, sert gövdeli, şerit yapraklı bitkilerin genel adı; kargı (Phragmites australis)
- YAĞIŞ
-
-
[isim]
Yağmak işi
-
Havadaki su buharının yoğunlaşma sonunda sıvı veya katı durumda yere düşmesi, ağış karşıtı
-
Yağan yağmur veya kar miktarı
-
Bakınız yağmur
-
[isim]
Yağmak işi
- NAKIŞ
-
Kelime Kökeni: Arapça naḳş
-
[isim]
Genellikle kumaş üzerine renkli iplikler veya sırma ve sim kullanarak elle, makineyle yapılan işleme; ince iş
- "Kilimi kilim yapan özelliklerden biri de nakış aralarındaki boşlukların düzenidir."
-
Özellikle duvar ve tavanları süslemek için yapılan resim
- "Bu hatlar, bu çiniler, bu nakışlar olmasa bu abideler de olmazdı."
-
[müzik]
Beste ve semainin, dört yerine iki haneli olanı
-
[mecaz]
Bakınız hile
-
[isim]
Genellikle kumaş üzerine renkli iplikler veya sırma ve sim kullanarak elle, makineyle yapılan işleme; ince iş
- YIKIŞ
-
-
[isim]
Yıkmak işi
-
[isim]
Yıkmak işi
- BARIŞ
-
-
[isim]
Barışmak işi
- "Biz baba kız biliyorduk ki bu gibi kaçışlar, bir barışla biter."
-
Savaşın bittiğinin bir antlaşmayla belirtilmesinden sonraki durum; sulh, hazar
- "Atatürk'ün insan haklarına ve dünya barışına ne kadar saygılı bir lider olduğunu ifade etti."
-
Böyle bir antlaşmadan sonra insanlık tarihindeki süreç
- "Barış içinde yaşamak."
-
Uyum, karşılıklı anlayış ve hoşgörü ile oluşturulan ortam
-
[isim]
Barışmak işi
- SARIŞ
-
-
[isim]
Sarmak işi
-
[isim]
Sarmak işi
- TAPIŞ
-
-
[isim]
Tapmak işi
-
[isim]
Tapmak işi
- TANIŞ
-
-
[sıfat]
Bakınız tanıdık
- "Birdenbire samimileşiverdi, kırkyıllık tanış olup çıktı."
-
[sıfat]
Bakınız tanıdık
- BAĞIŞ
-
-
[isim]
Bir kimsenin, kuruluşun veya ülkenin ayni veya nakdi varlıklarını kendi iradesi ile bir başka kişi, kurum veya tüzel kişiliklere karşılıksız olarak devretmesi; hibe, teberru
- "Hemen Allah vere de babası bağışımızı, başlığımızı kızına layık bulsa."
-
[isim]
Bir kimsenin, kuruluşun veya ülkenin ayni veya nakdi varlıklarını kendi iradesi ile bir başka kişi, kurum veya tüzel kişiliklere karşılıksız olarak devretmesi; hibe, teberru
- ÇALIŞ
-
-
[isim]
Çalmak işi
- "Her muganninin okuyuşu, her çalanın çalışı yine şahsidir ve ayrıdır."
-
[isim]
Çalmak işi
- ÇIKIŞ
-
-
[isim]
Çıkmak işi
- "Pencerelerden odaya giriş çıkış kolaydı."
-
Bir yerden çıkmak için kullanılan nokta
- "Kaçmayı düşündüklerinde sokağın iki çıkışının da tutulduğunu gördüler."
-
Bakınız yokuş
-
[spor]
Güreşte cazgırın alana çıkardığı pehlivanların izleyicilere doğru yürüyerek çalım yapmaya başlaması
-
Mezuniyet, okul bitirme
-
Bakınız çıkış belgesi
-
[mecaz]
Beklenilmeyen bir sırada yapılan sert konuşma
-
[askerlik]
Uçağın bir havaalanından başka bir havaalanına gitme süreci; sorti
-
[askerlik]
Kuşatılmış bir bölgedeki birliklerin yaptığı saldırı
-
[spor]
Verilen bir işaretle yarışa başlama; depar
-
[bilişim]
Bakınız çıktı
-
[isim]
Çıkmak işi
- ÇAKIŞ
-
-
[isim]
Çakmak işi
-
[isim]
Çakmak işi