Sonunda ük olan 5 harfli 46 kelime var. ÜK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ük olan kelimeler listesine ya da başında ük olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÜZLÜK
-
-
[isim, ağızlardan]
Topraktan yapılmış, kulpsuz, küçük çömlek
-
[isim, ağızlardan]
Topraktan yapılmış, kulpsuz, küçük çömlek
- GÖMÜK
-
-
[sıfat]
Gömülmüş olan, gömülü
-
[sıfat]
Gömülmüş olan, gömülü
- YÜLÜK
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Ustura ile kesilmiş (kıl)
-
[sıfat, ağızlardan]
Ustura ile kesilmiş (kıl)
- SÜZÜK
-
-
[sıfat]
Bakınız süzgün
- "Parasızın yürüyüşü sürtük, gözleri süzük, rengi uçuk, sesi bozuktur."
-
Süzgünleşmiş, süzülmüş
- "Uykudan uyandırılmış gibi gözleri süzük, döndü baktı."
-
[sıfat]
Bakınız süzgün
- ÖZLÜK
-
-
[isim]
Bir şeyin içerik durumu; mahiyet
-
Kişi, zat
-
[isim]
Bir şeyin içerik durumu; mahiyet
- ÇÜRÜK
-
-
[sıfat]
Çürümüş olan
- "Yabancı, kirli, çürük dişlerini göstererek gülümsüyordu."
-
Sağlam ve dayanıklı olmayan
- "Çürükleri barındırmaz yaylaların yaylası."
-
[isim]
Vurma veya sıkıştırma yüzünden vücutta oluşan mor leke
- "Hemen her gece sille tokat adamakıllı dayak yiyor, her yanı çürük içinde."
-
[mecaz]
İş göremez, hastalıklı olan
-
[mecaz]
Sağlam bir temele veya kanıtlara dayanmayan
- "Demek ki Fizan’dan Bitlis’e kadar Türkiye’nin zindanlarında prangaya vurulan yüzlerce, binlerce genç vatan evladı bu çürük dava yolunda can çekişiyor."
-
[mecaz]
Bakınız sakat
-
[sıfat]
Çürümüş olan
- HÖDÜK
-
-
[sıfat, argo]
Görgüsüz, kaba, anlayışı kıt (kimse)
- "Bazısı zarif ve gösterişli insanlar gibi hazır ve yerli yerinde duruyor, bazısı hödük insanlar gibi küt bir eda ile kalıyordu."
-
[ağızlardan]
Korkak, ürkek (kimse)
-
[sıfat, argo]
Görgüsüz, kaba, anlayışı kıt (kimse)
- KÖRÜK
-
-
[isim]
Ateşi canlandırmak için kullanılan ve açılıp kapandıkça içindeki havayı üfleyen araç
- "Bir taraftan ha bire körüğün ipini çekiyordu."
-
Bazı araçların açılıp kapanabilir üst üste katlanmış bölümü
- "Biz faytonun körüğü altında fotoğraf çekmeye uğraşıyorduk."
-
[müzik]
Bazı müzik araçlarında hava vermeye yarayan, el veya ayakla işletilen meşin veya kâğıt bölüm
- "Akordiyon körüğü."
-
[isim]
Ateşi canlandırmak için kullanılan ve açılıp kapandıkça içindeki havayı üfleyen araç
- KADÜK
-
Kelime Kökeni: Fransızca caduc
-
[sıfat, hukuk]
Değerini, önemini yitirmiş, geçerliliği ve hükmü kalmamış, eskimiş
- "Aşağıya alınan tarihî değere sahip soruşturma raporu kadük belgeler arasında arşive kaldırıldı."
-
[sıfat, hukuk]
Değerini, önemini yitirmiş, geçerliliği ve hükmü kalmamış, eskimiş
- ÇÖZÜK
-
-
[sıfat]
Çözülmüş olan
- "Bu direkler olmasaydı yaşamamızdaki gerginlik buruşurdu. Çözük bir çadıra benzeyebilirdik."
-
[sıfat]
Çözülmüş olan
- YÜZÜK
-
-
[isim]
Parmağa geçirilen genellikle metal halka
- "Kalın parmaklarımın her bir boğumuna ayrı bir taştan, ayrı bir büyüklükte yüzükler geçirmişti."
-
Bakınız yüzük oyunu
-
[isim]
Parmağa geçirilen genellikle metal halka
- BÜRÜK
-
- GÜDÜK
-
-
[sıfat]
Eksik yanı olan, tamamlanmamış, kısa
- "Güdük minare."
-
Kuyruğu kesik veya kopmuş
-
[mecaz]
Yetersiz, sonuç vermemiş
- "Boş elleri ve yavan bakışları ile ne güdük bir görünüşü var."
-
[sıfat]
Eksik yanı olan, tamamlanmamış, kısa
- SÖNÜK
-
-
[sıfat]
Sönmüş olan
- "Karşımdaki duvara takılmış iki ampulden biri sönüktü ve bir gözü kırpılmış bir insan gibi bana bakıyordu."
-
Parlaklığı, hızı az, etkisiz ve zayıf olan
-
[mecaz]
Göze çarpmayan, dikkat çekmeyen, silik olan
- "Bu şehirde satışı bini geçmez, yerli lisanlarda sönük cerideler çıkar."
-
[sıfat]
Sönmüş olan
- DÖKÜK
-
-
[sıfat]
Dökülmüş
- "Başasistanın saçları dökük olduğundan onu doçent filan sanıyordu."
-
Çok eskimiş
-
Bakınız dökümlü
-
[sıfat]
Dökülmüş
- KÖPÜK
-
-
[isim]
Sabun, deterjan vb.nin suda erimesinden oluşan beyaz kabarcık
-
Çalkanan, kaynatılan, mayalanan, yukarıdan dökülen sıvıların üzerinde oluşan hava kabarcıkları yığını
- "Kahve köpüğü."
-
Yapay olarak elde edilen, yumuşak ve esnek dolgu gereci
-
[kimya]
Gaz ve buharların sıvı katmanları ile kuşatılmasından oluşan yığın
-
[mecaz]
Hayvanların, bazı kez de insanların ağzında görülen salyamsı kabarcıklar
- "Hayvanın ağzından taşan beyaz köpüklere biraz da kan karıştı."
-
[isim]
Sabun, deterjan vb.nin suda erimesinden oluşan beyaz kabarcık
- ÖNLÜK
-
-
[isim]
Herhangi bir iş genellikle de yemek yaparken giysi kirlenmesin diye giyilen, boyundan askılı ve bele bağlanan örtü; iş önlüğü, prostela
- "Önünde önlük bağlı, kırk yaşlarında kadar bir kadın geldi."
-
Laboratuvar, tezgâh vb. yerlerde çalışırken giysinin kirlenmemesi için giyilen, gömlek tarzında olup etek boyu uzun olan, genellikle beyaz renkte giysi
-
İlköğretim öğrencilerinin giydiği bir örnek giysi
-
Küçük çocuklara yemek yedirirken üstlerini korumak için boyunlarına bağlanan örtü
-
[isim]
Herhangi bir iş genellikle de yemek yaparken giysi kirlenmesin diye giyilen, boyundan askılı ve bele bağlanan örtü; iş önlüğü, prostela
- YÖRÜK
-
-
[isim]
Hayvancılıkla geçinen, genellikle Toroslarda yaşayan göçebe Türk oymağı; Türkmen, Yürük
-
[isim, tarih]
Osmanlı Devleti’nde otuzar kişilik ocaklar olarak Rumeli’ye yerleştirilen ve savaş zamanlarında geri hizmetlerde çalıştırılan tımarlı asker
-
[isim]
Hayvancılıkla geçinen, genellikle Toroslarda yaşayan göçebe Türk oymağı; Türkmen, Yürük
- GÜCÜK
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Kısa, bodur, gelişmemiş
-
[ağızlardan]
Kuyruksuz, kuyruğu kesik (hayvan)
-
[isim, madencilik]
Ağaç direklerin hazırlanması sırasında artakalan kısa parça
-
[sıfat, ağızlardan]
Kısa, bodur, gelişmemiş
- DÜDÜK
-
-
[isim]
İçinden hava veya buhar geçirildiğinde keskin ses çıkaran ve işaret vermek için kullanılan araç
- "Derinlerden gelen kesik düdük sesleri arasında, evimin ve çocuklarımın çığlığını yakalamak için bir hayli uğraştım."
-
Taşıtlarda karşı tarafı uyaran korna
-
[sıfat, argo]
Akılsız, boş kafalı olan
-
[isim]
İçinden hava veya buhar geçirildiğinde keskin ses çıkaran ve işaret vermek için kullanılan araç