Sonunda ü olan 8 harfli 86 kelime var. Ü harfi ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ü harfi olan kelimeler listesine ya da başında ü harfi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÜRKÜTÜCÜ

  1. [sıfat] Ürküntüye yol açan (şey)
    • "Boğukluğu benim kulağıma da ürkütücü gelen bir sesle sordum." (Refik Halit Karay)

PÜSKÜRTÜ

  1. [isim] Lav

PLANÖRCÜ

  1. [isim] Planör kullanan kimse

SÜPRÜNTÜ

  1. [isim] Temizlik yapıldığında toplanan toz ve çöp, çer çöp
    • "Elinde tuttuğu, içi süprüntü dolu faraşı merdivenlerin dibine boşalttı." (Ercüment Ekrem Talu)
  2. Bayağı, aşağılık şey veya kimse

GÜMRÜKÇÜ

  1. [isim] Gümrük görevlisi
  2. Başkalarıyla ilgili eşyayı bir ücret karşılığında gümrükten çıkarma işini üzerine alan komisyoncu

PARFÜMCÜ

  1. [isim] Parfümeri ürünleri üreten veya satan kimse

DEVETÜYÜ

  1. [isim] Deve tüyü rengi, açık kahverengi
  2. [sıfat] Bu renkte olan

ÖĞLEÜSTÜ

  1. [zarf] Öğleye yakın zamanda, öğleüzeri
    • "Öğleüstü güreş başladı." (Memduh Şevket Esendal)

ADAMKÖKÜ

  1. [isim] Adamotu

DÜZGÜNLÜ

  1. [sıfat] Yüzüne düzgün sürmüş olan
    • "... suratı hâlâ düzgünlü, kirpikleri hâlâ sürmeli, deli saraylı bir kadıncağızmış." (Haldun Taner)

GÖTÜRÜCÜ

  1. [sıfat] Götüren, yönelten
    • "Yapılacak araştırmaların, doğruya götürücü nitelikte olmasına dikkat edilmiştir."

GÜNLÜKÇÜ

  1. [isim] Günlük yazarı, günlük tutmuş ve yayımlamış olan kimse

SIRTÜSTÜ

  1. [zarf] Sırtı yerde olmak üzere
    • "İkide bir kendini sırtüstü saman dalgalarının içine atarak yüzme taklidi yapıyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
    • "Sırtüstü yatıp gözlerinizi kara bir bezle bağlayın." (Haldun Taner)

GÖÇÜRÜCÜ

  1. [isim] Seferde padişah tuğlarının ikisini bir konak ileride taşıyan dört kişiden ikisine verilen unvan

OTOBÜSÇÜ

  1. [isim] Otobüs işletmecisi
  2. Otobüs şoförü

PÜSKÜLLÜ

  1. [sıfat] Püskülü olan, püskül takılmış olan
    • "Bu püsküllü şapka, boyunu biraz daha uzatmış." (Memduh Şevket Esendal)

ALTINÖZÜ
...
ÜZÜNTÜLÜ

  1. [sıfat] Üzüntüsü olan, acılı, müteessir
    • "Ara sıra, saate üzüntülü bir göz atıyordu." (Peyami Safa)
  2. Üzüntü veren
    • "Onu güldüren ve bizi ağlatan bu uzun ve üzüntülü oyun feleğin sabrını tüketti." (Yahya Kemal Beyatlı)
  3. [zarf] Üzüntülü bir biçimde, üzüntülü olarak

KÜKÜRTSÜ

  1. [sıfat] Kükürdü andıran, kükürde benzeyen, kükürt gibi, kükürdümsü

DUYUÜSTÜ

  1. [sıfat] Duyularla verilmeyen
  2. Algılama yoluyla değil, düşünme ile kavranan

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü