Sonunda ü olan 8 harfli 92 kelime var. Ü harfi ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ü harfi olan kelimeler listesine ya da başında ü harfi olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÜZÜNTÜLÜ
-
-
[sıfat]
Üzüntüsü olan; acılı, üzünçlü, müteessir
-
Üzüntü veren; üzünçlü
- "Onu güldüren ve bizi ağlatan bu uzun ve üzüntülü oyun feleğin sabrını tüketti."
-
[zarf]
Üzüntülü bir biçimde, üzüntülü olarak; üzünçlü
- "Ara sıra saate üzüntülü bir göz atıyordu."
-
[sıfat]
Üzüntüsü olan; acılı, üzünçlü, müteessir
- GÖZLÜKLÜ
-
-
[sıfat]
Gözlük takmış olan, gözlük kullanan
- "Arkasındaki masada biri gözlüklü iki adam vardı."
-
[sıfat]
Gözlük takmış olan, gözlük kullanan
- PÜRTÜKLÜ
-
-
[sıfat]
Pürtüğü olan
- "Mor bir pürtüklü kayadandı tahtı onun. Bu yüzden sultan tahtında rahatsız oturuyordu."
-
[sıfat]
Pürtüğü olan
- CİHARIDÜ
-
Kelime Kökeni: Farsça çehār + dü
-
[isim]
Zarla oynanan oyunlarda, atılan zarlardan birinin dört, öbürünün iki benekli olan yüzünün üste gelmesi; dört iki
- "Pulları sıraladım. Zarı fırlatıp atıyorum: Şeşyek, dübeş, ciharıdü..."
-
[isim]
Zarla oynanan oyunlarda, atılan zarlardan birinin dört, öbürünün iki benekli olan yüzünün üste gelmesi; dört iki
- GÜNDÖNDÜ
-
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız ayçiçeği
- "Mısırlar, gündöndüler bozulmuş, içi tezekle sıvalı harmanlara getirilmişti."
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız ayçiçeği
- ÜFÜRÜKÇÜ
-
-
[isim]
Maddi çıkar sağlamak için okuyup üfleyerek hastalıkları iyileştirdiğine, karı koca ilişkilerini düzenlediğine vs. inanılan, ilaç terkipleri yapan, muska yazan sahtekâr kimse
- "Eskiden üfürükçüler vardı, isteyenleri yere yatırıp pestil gibi çiğnerlerdi."
-
[isim]
Maddi çıkar sağlamak için okuyup üfleyerek hastalıkları iyileştirdiğine, karı koca ilişkilerini düzenlediğine vs. inanılan, ilaç terkipleri yapan, muska yazan sahtekâr kimse
- BRÜLÖRCÜ
-
-
[isim]
Brülör bakım ve onarım işi yapan kimse
-
[isim]
Brülör bakım ve onarım işi yapan kimse
- ÜRKÜTÜCÜ
-
-
[sıfat]
Ürkme, çekinme duygusu veren, ürküten
- "Yüzü kemikli, elleri iri, kalın ve ürkütücü kaşlarının altındaki gözleri ise iyice derinlere kaçmış."
-
[sıfat]
Ürkme, çekinme duygusu veren, ürküten
- BRÜLÖRLÜ
-
-
[sıfat]
Brülörü olan
-
[sıfat]
Brülörü olan
- KÜLTÜRLÜ
-
-
[sıfat]
Kültürü gelişmiş olan
- "Kültürlü bir insan birçok şeyleri okumuş, düşünmüş ve iyice sindirmiş olan insandır."
-
[sıfat]
Kültürü gelişmiş olan
- TAŞKÖPRÜ
-
-
[isim]
Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri
- ZÜMRÜTSÜ
-
-
[sıfat]
Zümrüdü andıran, zümrüde benzeyen, zümrüt gibi
- "Sular bile yeşermişti için için, sıcak, zümrütsü, derindi gölün içi."
-
[sıfat]
Zümrüdü andıran, zümrüde benzeyen, zümrüt gibi
- ÖTÜRÜKLÜ
-
-
[sıfat]
İshalli, amel olmuş (insan veya hayvan)
-
[sıfat]
İshalli, amel olmuş (insan veya hayvan)
- DÜŞÜNÜCÜ
-
-
[isim]
Bakınız düşünür
- "Ben ne serbest düşünücüler bilirim ki destur demeden süprüntülüğe tükürmezler."
-
[isim]
Bakınız düşünür
- GÖÇÜRÜCÜ
-
-
[isim, tarih]
Seferde padişah tuğlarının ikisini bir konak ileride taşıyan dört kişiden ikisine verilen ünvan
-
[isim, tarih]
Seferde padişah tuğlarının ikisini bir konak ileride taşıyan dört kişiden ikisine verilen ünvan
- DOĞAÜSTÜ
-
-
[sıfat]
Doğa kanunlarına uymayan, doğa kanunlarıyla açıklanamayan; tabiatüstü
-
[sıfat]
Doğa kanunlarına uymayan, doğa kanunlarıyla açıklanamayan; tabiatüstü
- MENTOLLÜ
-
-
[sıfat]
İçinde mentol bulunan
- "Mentollü kâğıt mendil."
-
[sıfat]
İçinde mentol bulunan
- MASAÜSTÜ
-
-
[isim, bilişim]
Bilgisayarda dizin, program vb.ne ait simgelerin yer aldığı ekran görüntüsü
-
Bakınız masaüstü bilgisayar
-
[isim, bilişim]
Bilgisayarda dizin, program vb.ne ait simgelerin yer aldığı ekran görüntüsü
- FIRDÖNDÜ
-
-
[isim]
Biri döndüğünde ötekinin de dönmesini engellemek için uç uca getirilerek serbest bir eksenle bağlanmış çift halka
-
Topaç gibi çevrilerek oynanan, tunçtan, altı köşeli bir kumar aracı
-
[denizcilik]
Bir ipe bağlı olarak birden fazla çıpa atıldığında çıpaların karışmaması için tekne zinciri ile parçaların bağlandığı zincir arasına konulan metal araç
-
[mecaz]
Belirli bir görüş veya düşünce sahibi olmayan kimse
- "Sen de amma fırdöndüsün!"
-
[isim]
Biri döndüğünde ötekinin de dönmesini engellemek için uç uca getirilerek serbest bir eksenle bağlanmış çift halka
- PÜSKÜLLÜ
-
-
[sıfat]
Püskülü olan, püskül takılmış olan
- "Bu püsküllü şapka, boyunu biraz daha uzatmış."
-
[sıfat]
Püskülü olan, püskül takılmış olan