Başında ü olan 7 harfli 79 kelime var. Ü harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ü harfi olan kelimeler listesine ya da sonu ü harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında ü bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÜSTENME

  1. [isim] Üstenmek işi; taahhüt
    • "Kimsenin üstenmesi, girdisi çıktısı, alacağı, borcu ile uğraşmak istemiyordum." (Necati Cumalı)
ÜMMETÇİ

  1. [sıfat] Ümmetçilik yanlısı olan (kimse, görüş vb.)
ÜTÜLMEK

  1. [nesnesiz, ağızlardan] Oyunda, yenilmek, kaybetmek
ÜFLEMEK

  1. [-e, -i] Dudakları büzerek soluğu bir şey üzerine hızla vermek; üfürmek
    • "İki senedir sigaralarının dumanlarını burnuma üflediği yetmemiş gibi şimdi de bana oyun etmeye kalkışıyor." (Aka Gündüz)
  2. [-i] Yanmakta olan bir şeyi söndürmek veya canlandırmak için soluk vermek
    • "İdris, iskele başında salep güğümünün altındaki eleme kömürlerin küllerini üflüyor." (Sait Faik Abasıyanık)
  3. [-i] Nefesli çalgıları çalmak
    • "Arkadaş çalgısını bir iki defa üfledikten sonra döndü." (Osman Cemal Kaygılı)
ÜRPERTİ

  1. [isim] Ürperme duygusu
    • "İncir ağacının altında her zamanki isimsiz ürpertiyle titriyorum." (Yusuf Ziya Ortaç)
ÜÇLEMEK

  1. [-i] Üçe çıkarmak
  2. Ürünün üçte birine karşılık, toprağını kiraya vermek
  3. Tarlayı üç kez sürmek
ÜÇTEKER

  1. [isim] İkisi arkada, biri önde üç tekerleği olan, çocukların düşmeden binmesi için yapılmış araç
  2. Bakınız triportör
ÜTOPİST

Kelime Kökeni: Fransızca utopiste

  1. [sıfat] Bakınız hayalci
    • "Geleceği çok pembe görüyorsa ütopist derler insana." (Haldun Taner)
ÜSLUPLU

  1. [sıfat] Üslubu olan
    • "On dokuzuncu asırda aşk, ömrünü üsluplu salonlarda geçirir oldu." (Falih Rıfkı Atay)
ÜNLEMEK

  1. [-e] Bakınız seslenmek
    • "Mustafa'ya ünle, görelim." (Nabizade Nâzım)
  2. [-i] Yüksek sesle bildirmek
    • "Bir ses, sırası gelenin adını ünlüyordu." (Attilâ İlhan)
ÜZERLİK

  1. [isim, bitki bilimi] Sedef otugillerden, yaprakları almaşık, çiçekleri beyaz renkte, susama benzeyen tohumları acı olan, halk hekimliğinde tedavi amaçlı, tütsü olarak kullanılan bir bitki (Peganum harmala)
    • "Miniminiyken o da benim gibi üzerlikle tütsülenmiştir." (Refik Halit Karay)
  2. Bu bitkinin tohumlarından yapılan nazarlık veya süs olarak kullanılan eşya
ÜSTYAPI

  1. [isim, mimarlık] Altyapı üzerine kurulan, oturmaya veya üretime yarayan yapıların tümü
  2. [toplum bilimi] Altyapı üzerinde oluşan kültür, din, sanat, felsefe, bilim, ülkü, siyasal kurumlar gibi toplumsal değerleri içeren genel kavram, altyapı karşıtı
    • "Ahlakla her şeyin çözümlenemeyeceğini, ahlakın bir üstyapı olduğunu bilenlerdenim." (Haldun Taner)
  3. Demir yolculukta toprak düzleme hattının ve köprü, kemer vb. sanat eserlerinin üstünde yapılan ve demir yolu hattının döşenmesini amaçlayan etkinliklerin tümü
  4. [fizik] Bir alaşımın mikroskop kullanmadan çıplak gözle incelenen yüzeysel tabakalarından anlaşılabilen genel yapısı
ÜLEŞMEK

  1. [nesnesiz, -le] Bakınız paylaşmak
ÜFLETME

  1. [isim] Üfletmek işi
ÜSTATÇA

  1. [zarf] Üstat gibi, üstadın yaptığına benzer bir biçimde üstada yakışır tarzda; üstadane
ÜNLETME

  1. [isim] Ünletmek işi
ÜSTÜBEÇ

Kelime Kökeni: Farsça isfįdāc’dan

  1. [isim] Boyacılıkta kullanılan zehirli, bazik kurşun karbonat
  2. Kadınların yüzlerine sürdükleri düzgün
    • "Gündüz yüzünün kızıllığını örtmek için sürdüğü kalın pudra tabakası âdeta bir üstübeç maskesini hatırlatıyordu." (Halide Edip Adıvar)
ÜLKÜSEL

  1. [sıfat] Ülkü ile ilgili; ideal
    • "Ülküsel güzellik ve ten ihtirası yaşanan aşkta iç içe karışır." (Selim İleri)
ÜNİSEKS

Kelime Kökeni: İngilizce unisex

  1. [sıfat] Herhangi bir cinsiyete özgü olmayan, kadın ve erkek için uygun
    • "Etiler’in, Bağdat Caddesi’nin, pembe mavi üniseks giysileri içindeki gençlerinin arasına girdik!" (Alev Alatlı)
ÜVEYMEK

  1. [nesnesiz, ağızlardan] Güvercin, kumru vb. kuşlar, göğüslerinden ötmek
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü