Başında ü olan 5 harfli 49 kelime var. Ü harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ü harfi olan kelimeler listesine ya da sonu ü harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÜLKER
...
ÜNLEM

  1. [isim] Türlü duyguları anlatan veya bir doğa sesini yansıtan kelime, nida: Ah! oh! şak, çat vb
  2. Ünlem işareti

ÜTÜCÜ

  1. [isim] İşi kumaş, giysi, çamaşır vb. ütülemek olan kimse

ÜMRAN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bayındırlık

ÜSLUP

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Anlatma, oluş, deyiş veya yapış biçimi, tarz
    • "Akşam içinde en büyük üstatların eserleri kadar mükemmel ve muhteşem olan tabiat bize bir eda ve üslup dersi verir." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  2. Bir sanatçıya, bir çağa veya bir ülkeye özgü teknik, renk, biçimlendirme ve söyleyiş özelliği, biçem, stil
    • "Bu üslup ruhumun yazıma akseden hâletini gösteriyor." (Refik Halit Karay)
  3. Sanatçının görüş, duyuş, anlayış ve anlatıştaki özelliği veya bir türün, bir çağın kendine özgü anlatış biçimi, biçem, tarz, stil
    • "Üslup beyan aynıyla insandır." (Yahya Kemal Beyatlı)

ÜNİTE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Birlik, birleşmiş olma durumu
  2. Bir kümenin her elemanı veya bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, birim
  3. Dersin bölümlerinden her biri
  4. Birim

ÜŞÜME

  1. [isim] Üşümek iş
    • "Üşüme nöbetine tutulanların hareketiyle cevap verdim." (Aka Gündüz)

ÜSKÜF

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Yüksek aşamadaki yeniçeri subaylarının giydikleri, yarısı arkaya sarkan uzun bir sarık

ÜSTLÜ

  1. [sıfat] Üstü olan

ÜZLÜK

  1. [isim] Topraktan yapılmış, kulpsuz, küçük çömlek

ÜTÜLÜ

  1. [sıfat] Ütülenmiş, ütü ile buruşuklukları giderilmiş
    • "Ayağında beyaz, yeni ütülü bir pantolon, üstünde bir fildekoz var." (Peyami Safa)

ÜÇGEN

  1. [isim] Üç tepe noktası, üç açısı, üç kenarı olan geometri biçimi, müselles
    • "Tabanı otuz metre kadar tutan bir eşkenar üçgen biçimindedir." (Tarık Buğra)
  2. [sıfat] Bu biçimde olan

ÜSTÜN

  1. [sıfat] Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan
    • "Zekâsının işlek, hatasız ve çok üstün olduğunu bir daha anlıyorum." (Refik Halit Karay)
    • "Aşk, hayatın bütün zevklerine üstün gelen ruhani bir varlıktır." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  2. Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik
    • "Aliço'nun bir gömlek üstün olduğu iyice belirlenmiştir." (Salâh Birsel)

ÜZERE

  1. [zarf] Amacıyla
    • "Müzakere bitince üç dört gün sonra gene evde buluşmak üzere ayrıldılar." (Peyami Safa)
  2. Şartıyla
    • "Akşama geri vermek üzere bu kitabı alabilirsiniz."
  3. Neredeyse
    • "Bu yangın kalbimizde başlıyorsa yani ümitsiz bir aşka düşmek üzere olduğumuzu hissedersek ne yapalım?" (Reşat Nuri Güntekin)
  4. [edat] Gibi
    • "Daha önce belirtildiği üzere."

ÜLFET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Alışma, kaynaşma
    • "Kendilerine bir kimse bulunamıyor ki ülfet etsinler." (Ercüment Ekrem Talu)
  2. Tanışma, görüşme
    • "Temiz ve metin bir insan olduğu ilk ülfetinden anlaşılırdı." (Yahya Kemal Beyatlı)
  3. Dostluk, ahbaplık
    • "Ülfet belalı şey fakat uzlet sıkıntılı / Bilmem nasıl geçirmeliyim son beş on yılı." (Yahya Kemal Beyatlı)

ÜFLEÇ

  1. [isim] Kaynak yapımında, metalleri kesme ve eritme işlemlerinde kullanılan, alev püskürten araç, hamlaç
  2. Laboratuvarlarda yüksek ısı elde edilen araç, hamlaç

ÜSERA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Esirler, köleler
    • "Bulgarlara esir düşüp fedakâr emirberi Hasan Çavuşun marifetiyle üsera karargâhından firar edişi." (Haldun Taner)

ÜDEBA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yazarlar, edipler

ÜÇTAŞ

  1. [isim] Üç taşla oynanan bir tür çocuk oyunu

ÜCRET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İş gücünün karşılığı olan para veya mal
    • "Ücret emeğin karşılığıdır." (Anayasa)
  2. Kiralanan veya satın alınan bir şey için ödenen para
    • "Fiyatından daha yüksek bir ücretle satın aldı." (Peyami Safa)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü