Sonunda öz olan 31 kelime var. ÖZ ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde öz olan kelimeler listesine ya da başında öz olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

9 Harfli Kelimeler

MİTRALYÖZ

8 Harfli Kelimeler

GÜMÜŞGÖZ, YALINGÖZ

7 Harfli Kelimeler

AÇIKGÖZ, KARAGÖZ, NEBÜLÖZ, PARAGÖZ, SARIGÖZ, TEPEGÖZ, VİRTÜÖZ

6 Harfli Kelimeler

ARAZÖZ, CAMGÖZ, CİNGÖZ, DANSÖZ, FRİTÖZ, MAKYÖZ, ÖZBEÖZ, SUFLÖZ, ŞANTÖZ, YÜZGÖZ

5 Harfli Kelimeler

AÇGÖZ, BATÖZ, KUVÖZ, LİZÖZ, MASÖZ

3 Harfli Kelimeler

ÇÖZ, GÖZ, KÖZ, SÖZ, TÖZ

2 Harfli Kelimeler

ÖZ


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MİTRALYÖZ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bir tür makineli tüfek, makineli
    • "Yandaki odadan mitralyöz ateşini andıran daktilo tıkırtıları geliyordu." (Haldun Taner)

GÜMÜŞGÖZ

  1. [sıfat] Para canlısı, açgözlü, cimri

YALINGÖZ

  1. [isim] Bir tür kertenkele

VİRTÜÖZ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Herhangi bir müzik aracını büyük ustalıkla çalabilen sanatçı
    • "Ressam için müze görmek ne ise müzisyen için de virtüözlerinin plaklarını dinlemek o imiş." (Haldun Taner)

KARAGÖZ

  1. [isim] İzmaritgillerden, 25-30 cm uzunluğunda, enli, boz renkli, beyaz etli bir balık (Sargus sargus)

SARIGÖZ

  1. [isim] İzmaritgillerden, rengi altın sarısı olan, Atlantik Okyanusu'nda ve Akdeniz'de yaşayan bir balık (Sargus salvieri)

PARAGÖZ

  1. [sıfat] Parayı çok seven, paraya çok düşkün, para canlısı (kimse)
    • "Bundan dolayı bu paragöz adamın sırf körpeliğinden dolayı aldığı ufak tefek kızcağızı herkes görmek istiyordu." (Halide Edip Adıvar)

NEBÜLÖZ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bulutsu

TEPEGÖZ

  1. [isim] Derslerde, konferanslarda asetat üzerine yazılan yazıyı veya grafiği kuvvetli bir ışık kaynağı aracılığıyla perdeye yansıtan optik araç
  2. [sıfat] Dar alınlı, gözleri saçlarının bittiği yere çok yakın görünen (kimse)
  3. [sıfat] Dikkatsizce, sağa sola çarparak yürüyen (kimse)
  4. Medine kurdunun ara konakçısı, tepegözlerin örnek türü olan küçük kabuklu (Cyclops strenuus)

AÇIKGÖZ

  1. [sıfat] Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmasını bilen, cingöz, uyanık, kurnaz (kimse)
    • "O aralık açıkgözün biri de ayağımdan çıkan potini almış, savuşmuş." (Memduh Şevket Esendal)

CAMGÖZ

  1. [isim] Deniz kıyısına yakın yaşayan, boyu 1,5 m kadar olan, eti lezzetli bir tür köpek balığı (Galeius canis)

FRİTÖZ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Yiyecekleri özellikle patatesi kızartmaya yarayan özel kap

ÖZBEÖZ

  1. [sıfat] Gerçek, öz (I)
    • "Bu özbeöz İstanbul efendisi, makalelerini, romanlarını kendine özgü naif resimlerle süslerdi." (Haldun Taner)

MAKYÖZ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] İyi görüntü sağlamak, belli bir tipi yaratmak veya yalnızca bazı düzeltmeler yapmak için oyuncunun yüzünde ve başka organlarında boyama ve değişim yapan kadın

YÜZGÖZ

  1. [isim] Bütün yüz
    • "Yüzgöz kan içinde."
    • "İkisinin de bu kadar az zamanda birbirleriyle bu derece yüzgöz olmalarına şaşmamak mümkün değildi." (Reşat Nuri Güntekin)

ARAZÖZ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Yolları ve yol kenarlarındaki yeşillikleri sulamakta kullanılan araç

CİNGÖZ

  1. [sıfat] Açıkgöz

SUFLÖZ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Oyunculara, rollerinde unuttukları sözleri izleyicilere duyurmadan söyleyip hatırlatan kadın

ŞANTÖZ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Kadın şarkıcı

DANSÖZ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Dans etmeyi meslek edinmiş kadın

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü