Başında övü olan 16 kelime var. ÖVÜ ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde övü olan kelimeler listesine ya da sonu övü ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

13 Harfli Kelimeler

ÖVÜNDÜRÜCÜLÜK

10 Harfli Kelimeler

ÖVÜNDÜRÜCÜ, ÖVÜNGENLİK

8 Harfli Kelimeler

ÖVÜCÜLÜK

7 Harfli Kelimeler

ÖVÜLMEK, ÖVÜNGEN, ÖVÜNMEK

6 Harfli Kelimeler

ÖVÜLME, ÖVÜLÜŞ, ÖVÜNCE, ÖVÜNEK, ÖVÜNME, ÖVÜNTÜ

5 Harfli Kelimeler

ÖVÜCÜ, ÖVÜNÇ

4 Harfli Kelimeler

ÖVÜŞ


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÖVÜNDÜRÜCÜLÜK

  1. [isim] Övündürücü olma durumu

ÖVÜNGENLİK

  1. [isim] Çok övünme durumu

ÖVÜNDÜRÜCÜ

  1. [sıfat] Övünmeye sebep olan, övünmeyi sağlayan
    • "Parlak, övündürücü bir hatırası da vardı." (Refik Halit Karay)

ÖVÜCÜLÜK

  1. [isim] Övücü olma durumu

ÖVÜLMEK

  1. [nsz] Övme işine konu olmak
    • "Hani beklediğim övülmek, teşekkür filan olsa içim yanmaz" (Tarık Buğra)

ÖVÜNMEK

  1. [-le] Bir niteliği sebebiyle kendini yücelmiş sayarak bundan abartmalı bir biçimde söz etmek, iftihar etmek
    • "Sonra oyuncakları ile övünen bir çocuk gibi gülümseyerek ilave ederdi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
    • "Övünmek gibi olmasın, sesim güzeldir."
  2. [nsz] Kendi kendisini övmek
    • "Yaptığı fedakârlıktan övünüyor diye kadına kızardık." (Aka Gündüz)

ÖVÜNGEN

  1. [sıfat] Çok övünen, farfara

ÖVÜLÜŞ

  1. [isim] Övülme işi veya biçimi

ÖVÜNEK

  1. [isim] Övünülecek şey, övünç kaynağı veya sebebi
    • "İnsanoğlu işte şimdi yine başlıca dayanağı ve övüneği olan sağduyusu ve bilinci ile eli şakağında düşünüyor." (Haldun Taner)

ÖVÜNME

  1. [isim] Övünmek işi, kıvanç, iftihar
    • "Bu hatıralar sonradan birçok defa övünmeme vesile teşkil etmiştir." (Reşat Nuri Güntekin)

ÖVÜNTÜ

  1. [isim] Övünülecek tutum veya davranış
    • "İstikbalini sağlamış olmanın o sinire batan, manasız güveni, budalaca övüntüsü..." (Haldun Taner)

ÖVÜLME

  1. [isim] Övülmek işi

ÖVÜNCE

  1. [isim] Övünmeye yol açan veya hak kazandıran şey, mefharet

ÖVÜCÜ

  1. [sıfat] Öven (kimse veya şey)
    • "Bir romanın üzerine övücü saptayımlarda bulunmasına sevindim."

ÖVÜNÇ

  1. [isim] Övünme, kıvanç, iftihar
    • "Bütün oba sevdalıları korumanın sevinci, övüncü içindeydi." (Yahya Kemal)
    • "Sevgili eşini kaçırarak almış olmaktan büyük övünç duyardı." (Haldun Taner)

ÖVÜŞ

  1. [isim] Övme işi veya biçimi

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü