Başında ö olan 6 harfli 99 kelime var. Ö harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ö harfi olan kelimeler listesine ya da sonu ö harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında ö bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÖSTAKİ

Kelime Kökeni: (Eustachio özel adından)

  1. [isim, anatomi] Bakınız östaki borusu
ÖVÜLÜŞ

  1. [isim] Övülmek işi
ÖZENİŞ

  1. [isim] Özenmek işi
ÖLÜMLÜ

  1. [sıfat] Sonunda mutlaka ölecek olan; kalımsız, fâni
    • "Onu hâlâ hiç olmazsa rüyalarında ölümlülerin sevdiği gibi sevebilir." (Halide Edip Adıvar)
  2. [isim, mecaz] Bakınız insan
ÖLÜNME

  1. [isim] Ölünmek işi veya durumu
ÖDEVLİ

  1. [sıfat] Ödev yüklenmiş olan; vazifeli
    • "Her ölüm yargılısını ödevli bir aylıkçıymış gibi gönderiyorlar buraya." (Adnan Özyalçıner)
ÖNEMLİ

  1. [sıfat] Önemi olan; mühim, ehemmiyetli, mihver
    • "Benim için ne kadar önemli olduğunu tahmin edebilirsiniz." (Tarık Buğra)
  2. Politik, ekonomik, psikolojik ve askerî açıdan önemi olan; stratejik
ÖRÜLÜŞ

  1. [isim] Örülmek işi
    • "Bu ağır ve etkili örülüşün ilmikleri arasında sıkışıp inceliyor, ufak ufak koparak toz olup dağılıyordu." (Attilâ İlhan)
ÖYLECE

  1. [zarf] Tam öyle; o biçimde, o şekilde
    • "Dudaklarının kenarını kırıştıran bir nefret duygusuyla öylece kaldı." (Peyami Safa)
  2. Bakınız öylelikle
ÖNAYAK

  1. [isim, mecaz] "Diğerlerine örnek olmak üzere bir işe ilk önce başlamak" anlamındaki önayak olmak deyiminde geçer
    • "Ekrem daha önceden durumu annesine yazmış, bu hayırlı iş için önayak olmalarını istemiş." (Ahmet Ümit)
ÖTLEĞİ

  1. [isim, ağızlardan] Bir cins kartal
ÖRTBAS

  1. [isim] "Bir durumun, bir olayın duyulmamasını, yayılmamasını sağlayan önlemler almak" anlamındaki örtbas etmek ve "bir durum, bir olay duyulmamak, yayılmamak" anlamındaki örtbas olmak deyimlerinde geçer
    • "Onlar da rezaleti örtbas etmek için kızı Bursa'ya kaçırdılar." (Reşat Nuri Güntekin)
    • "Her türlü ayıbın örtbas olacağını sandığı bir uzak diyara alıp götürmüştür." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
ÖZLEME

  1. [isim] Özlemek işi; iştiyak
ÖŞÜRCÜ

  1. [isim] Öşür alan, toplayan görevli; aşarcı
    • "Öşürcüler, ağnamcılar, tahsildarlar, zaptiyeler köylerde kuzu gibi namuslu namuslu dolaşırlarmış." (Ömer Seyfettin)
ÖZELGE

  1. [isim] Bir konudaki görüşü ve yapılması gereken uygulamayı bildiren yazı
    • "Uygulamada kamu kurumlarının da Gelir İdaresi Başkanlığından özelge istediğine tanık olunmaktadır." (Ufuk Gergerlioğlu)
ÖLÜLÜK

  1. [isim] Cansız kalma durumu; cansızlık
    • "Kış müthiş olacak, kar yolları kapayacak, bembeyaz ovada ölülük uzayıp gidecek." (Sait Faik Abasıyanık)
ÖVÜNME

  1. [isim] Övünmek işi; kıvanç, kıvançlanma, övünç, iftihar, tefahür, temeddüh
    • "Ağabeyimiz övünmeyi çok seviyordu." (Ayla Kutlu)
ÖZGECİ

  1. [sıfat] Kişisel yarar gözetmeksizin başkasına yararlı olmaya çalışan (kimse); özgecil, diğerkâm
ÖDEGEÇ

  1. [isim] Belli bir miktara kadar yapılacak ödemelerde imza ve şifre gerektirmeden kartla ödeme yapma işlemi
ÖZENTİ

  1. [isim] Beğendiği bir durumda olma, beğendiği şeye benzeme çabası
    • "Taklit ve özenti devri en çok bizde sürmüştür." (Falih Rıfkı Atay)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü