Başında çalk olan 30 kelime var. ÇALK ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde çalk olan kelimeler listesine ya da sonu çalk ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

15 Harfli Kelimeler

ÇALKALANABİLMEK, ÇALKALAYABİLMEK

14 Harfli Kelimeler

ÇALKALANABİLME, ÇALKALAYABİLME

13 Harfli Kelimeler

ÇALKANABİLMEK

12 Harfli Kelimeler

ÇALKANABİLME

11 Harfli Kelimeler

ÇALKALANMAK, ÇALKALATMAK, ÇALKANTISIZ

10 Harfli Kelimeler

ÇALKALAMAK, ÇALKALANIŞ, ÇALKALANMA, ÇALKALATIŞ, ÇALKALATMA, ÇALKALAYIŞ, ÇALKANTILI

9 Harfli Kelimeler

ÇALKALAMA, ÇALKANMAK, ÇALKATMAK

8 Harfli Kelimeler

ÇALKAMAK, ÇALKANIŞ, ÇALKANMA, ÇALKANTI, ÇALKATMA, ÇALKAYIŞ

7 Harfli Kelimeler

ÇALKAĞI, ÇALKAMA

6 Harfli Kelimeler

ÇALKAK, ÇALKAR

5 Harfli Kelimeler

ÇALKI


Kelime bulma makinesi

A K L Ç Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

ÇAK, ÇAL, KAÇ, KAL, LAK

2 Harfli Kelimeler

AÇ, AK, AL, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇALKALANABİLMEK

  1. [nsz] Çalkalanma imkânı veya olasılığı bulunmak

ÇALKALAYABİLMEK

  1. [-i] Çalkalama imkânı veya olasılığı bulunmak

ÇALKALAYABİLME

  1. [isim] Çalkalayabilmek işi

ÇALKALANABİLME

  1. [isim] Çalkalanabilmek işi

ÇALKANABİLMEK

  1. [nsz] Çalkalanma imkânı veya olasılığı bulunmak

ÇALKANABİLME

  1. [isim] Çalkanabilmek işi

ÇALKANTISIZ

  1. [sıfat] Çalkantısı olmayan
    • "Çalkantısız deniz."

ÇALKALATMAK

  1. [-i] Çalkatmak

ÇALKALANMAK

  1. [nsz] Çalkama işine konu olmak
  2. Dalgalanmak

ÇALKALAMAK

  1. [-i] Sulu bir şeyi sarsarak veya çırparak karıştırmak
    • "Fincanını çalkalayıp çalkalayıp diker, dibinde hiç telve bırakmamacasına!" (Atilla İlhan)
  2. [nsz] İçinde bir şey bulunan bir nesneyi sarsarak sallamak
    • "Kahvelerde zar çalkalayan avuçlar görüyorum." (Yusuf Ziya Ortaç)
  3. Bir şeyi içinden su çarparak geçirmek yolu ile temizlemek
    • "Tabakları çalkalamak. Bardakları çalkalamak. Ağzını çalkalamak."
  4. Tahılı sarsarak kalburdan geçirmek, elemek
  5. [nsz] Vücudun göbek, kalça vb. yerini sürekli oynatmak
    • "Aşağıdan yavrum, aşağıdan diye göbek çalkalıyordu." (Osman Cemal Kaygılı)
  6. Kuluçka yumurtalarını çevirmek
  7. Sağlığının bozulmasına yol açmak

ÇALKALANIŞ

  1. [isim] Çalkalanma işi veya biçimi

ÇALKALATIŞ

  1. [isim] Çalkalatma işi veya biçimi

ÇALKALAYIŞ

  1. [isim] Çalkalama işi veya biçimi

ÇALKANTILI

  1. [sıfat] Çalkantısı olan
    • "Gece yıldızsız, deniz hafif çalkantılı idi." (Haldun Taner)
  2. Düzensiz, karmakarışık
    • "Oldukça çalkantılı günler geçirdi, isteklerinin çoğunu gerçekleştirecek zaman bulamadı." (Tomris Uyar)

ÇALKALANMA

  1. [isim] Çalkalanmak işi

ÇALKALATMA

  1. [isim] Çalkalatmak işi

ÇALKALAMA

  1. [isim] Çalkalamak işi

ÇALKANMAK

  1. [nsz] Çalkama işine konu olmak
  2. Deniz, göl dalgalanmak
    • "Bu loş ve serin salonların altında Haliç'in denizliğini unutmuş, uslu suyu çalkanır." (Bedri Rahmi Eyuboğlu)
  3. Coşmak
  4. Haber, söylenti herkesin ağzında dolaşmak
  5. Coşkunluk, hareketlilik içinde bulunmak
    • "Herkes, her şey bir bahar sevinci içinde çalkanır durur." (Haldun Taner)

ÇALKATMAK

  1. [-i] Çalkama işini yaptırmak

ÇALKANIŞ

  1. [isim] Çalkanma işi veya biçimi

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü