Başında ça olan 8 harfli 108 kelime var. Ça ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ça olan kelimeler listesine ya da sonu ça ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında ça bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ça Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A Ç
2 Harfli Kelimeler
AÇ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÇARPILMA
-
-
[isim]
Çarpılmak işi
-
[isim]
Çarpılmak işi
- ÇARIKLIK
-
-
[isim]
Çarık konulacak yer
-
[sıfat]
Çarık yapmaya elverişli
- "Çarıklık deri."
-
[isim]
Çarık konulacak yer
- ÇATLAYIŞ
-
-
[isim]
Çatlamak işi
-
[isim]
Çatlamak işi
- ÇANGALLI
-
-
[sıfat]
Çangalı olan
- "Çatallı ve de çangallı boynuzlarını birbirine dayamış iki karaca başı."
-
[sıfat]
Çangalı olan
- ÇAKMAKLI
-
-
[isim, askerlik]
Çakmak taşı ve zemberekle ateş alan bir tüfek türü
-
[isim, askerlik]
Çakmak taşı ve zemberekle ateş alan bir tüfek türü
- ÇAVULDUR
-
-
[isim, tarih]
Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri
-
[isim, tarih]
Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri
- ÇARPINMA
-
-
[isim]
Bakınız çırpınma
-
[isim]
Bakınız çırpınma
- ÇALKAYIŞ
-
-
[isim]
Çalkamak işi
-
[isim]
Çalkamak işi
- ÇALIŞKAN
-
-
[sıfat]
Gayretli, çalışmayı seven; yüğrük, gayretkeş
- "Bundan başka saygılı, temiz ve çalışkan bir kızdı."
-
[sıfat]
Gayretli, çalışmayı seven; yüğrük, gayretkeş
- ÇALIŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Bir şeyi oluşturmak veya ortaya çıkarmak için emek harcamak
- "Aldırma sen hemen çalış ki biraz / Çalışan ilerler, yerinde kalmaz"
-
Herhangi bir iş üzerinde olmak
-
[-de]
İşi veya görevi olmak, bulunmak
- "İnşaatlarda çalışan işçiler birer ikişer inşaatların kapılarından geri dönüp geldiler."
-
İşler duruma gelmek
- "... ben hep okurun görsel hayal gücüne seslenen bir yazar oldum ve roman sanatının … görsellikle çalıştığına inandım."
-
[-e]
Bir şeyi yapmak için gereken çarelere başvurmak, o şeyi gerçekleştirmek için kendini zorlamak, çaba harcamak
- "Olduğundan fazla yaşlı görünmeye çalıştığını sezdim."
-
[-e]
Bir şeyi öğrenmek veya yapmak için emek vermek
-
[nesnesiz]
Bir şeyi oluşturmak veya ortaya çıkarmak için emek harcamak
- ÇARPIŞMA
-
-
[isim]
Çarpışmak işi; müsademe, sadme
- "Böylelikle İstanbullu işçi iki emperyalist sermayenin çarpışmasına alet olacaktı."
-
[askerlik]
Öncülerin veya küçük birliklerin yaptıkları küçük savaşma
- "Bu, iki cephe arasında ilk çarpışmadır."
-
[isim]
Çarpışmak işi; müsademe, sadme
- ÇAYLAKÇA
-
-
[sıfat]
Çaylağa yakışır
-
[zarf]
Çaylağa yakışır bir biçimde
-
[sıfat]
Çaylağa yakışır
- ÇALIMLIK
-
-
[sıfat]
Yoğurt veya maya çalmaya yetecek kadar olan
-
[sıfat]
Yoğurt veya maya çalmaya yetecek kadar olan
- ÇATALSIZ
-
-
[sıfat]
Çatalı olmayan
-
[sıfat]
Çatalı olmayan
- ÇAYIRLIK
-
-
[isim]
Çayırı olan yer
- "El fenerimle çayırlıkta koşuyorum."
-
[isim]
Çayırı olan yer
- ÇALIMSIZ
-
-
[sıfat]
Çalımı olmayan; pozsuz
-
[sıfat]
Çalımı olmayan; pozsuz
- ÇABUKLUK
-
-
[isim]
Çabuk olma durumu; atiklik, acelelik, hızlılık, ivinti, sürat
- "Her şey umulmaz bir çabuklukla yoluna girdi."
-
[isim]
Çabuk olma durumu; atiklik, acelelik, hızlılık, ivinti, sürat
- ÇARNAÇAR
-
Kelime Kökeni: Farsça çārnāçār
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız ister istemez
- "Yenge hanıma söylemek ayıbıma gidiyor, çarnaçar size başvuruyorum kızım."
-
Çaresiz bir biçimde
- "Karışık bir hadiseler ağının, zıt fikirler örgüsünün içine düşeceğini pek mükemmel bilen Mümtaz, çarnaçar tecrübeye katlandı."
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız ister istemez
- ÇATTIRMA
-
-
[isim]
Çattırmak işi
-
[isim]
Çattırmak işi
- ÇANTASIZ
-
-
[sıfat]
Çantası olmayan
-
[zarf]
Çantası olmadan
- "Bu soğuk geceyi montsuz ve çantasız geçirmek istiyorum!"
-
[sıfat]
Çantası olmayan