Başında ça olan 8 harfli 108 kelime var. Ça ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ça olan kelimeler listesine ya da sonu ça ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında ça bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ça Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A Ç

2 Harfli Kelimeler

AÇ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇARPILMA

  1. [isim] Çarpılmak işi
ÇARIKLIK

  1. [isim] Çarık konulacak yer
  2. [sıfat] Çarık yapmaya elverişli
    • "Çarıklık deri."
ÇATLAYIŞ

  1. [isim] Çatlamak işi
ÇANGALLI

  1. [sıfat] Çangalı olan
    • "Çatallı ve de çangallı boynuzlarını birbirine dayamış iki karaca başı." (Haydar Karataş)
ÇAKMAKLI

  1. [isim, askerlik] Çakmak taşı ve zemberekle ateş alan bir tüfek türü
ÇAVULDUR

  1. [isim, tarih] Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri
ÇARPINMA

  1. [isim] Bakınız çırpınma
ÇALKAYIŞ

  1. [isim] Çalkamak işi
ÇALIŞKAN

  1. [sıfat] Gayretli, çalışmayı seven; yüğrük, gayretkeş
    • "Bundan başka saygılı, temiz ve çalışkan bir kızdı." (Halide Edip Adıvar)
ÇALIŞMAK

  1. [nesnesiz] Bir şeyi oluşturmak veya ortaya çıkarmak için emek harcamak
    • "Aldırma sen hemen çalış ki biraz / Çalışan ilerler, yerinde kalmaz" (Enis Behiç Koryürek)
  2. Herhangi bir iş üzerinde olmak
  3. [-de] İşi veya görevi olmak, bulunmak
    • "İnşaatlarda çalışan işçiler birer ikişer inşaatların kapılarından geri dönüp geldiler." (Lâtife Tekin)
  4. İşler duruma gelmek
    • "... ben hep okurun görsel hayal gücüne seslenen bir yazar oldum ve roman sanatının … görsellikle çalıştığına inandım."
  5. [-e] Bir şeyi yapmak için gereken çarelere başvurmak, o şeyi gerçekleştirmek için kendini zorlamak, çaba harcamak
    • "Olduğundan fazla yaşlı görünmeye çalıştığını sezdim." (Refik Halit Karay)
  6. [-e] Bir şeyi öğrenmek veya yapmak için emek vermek
ÇARPIŞMA

  1. [isim] Çarpışmak işi; müsademe, sadme
    • "Böylelikle İstanbullu işçi iki emperyalist sermayenin çarpışmasına alet olacaktı." (Nâzım Hikmet)
  2. [askerlik] Öncülerin veya küçük birliklerin yaptıkları küçük savaşma
    • "Bu, iki cephe arasında ilk çarpışmadır." (Yusuf Ziya Ortaç)
ÇAYLAKÇA

  1. [sıfat] Çaylağa yakışır
  2. [zarf] Çaylağa yakışır bir biçimde
ÇALIMLIK

  1. [sıfat] Yoğurt veya maya çalmaya yetecek kadar olan
ÇATALSIZ

  1. [sıfat] Çatalı olmayan
ÇAYIRLIK

  1. [isim] Çayırı olan yer
    • "El fenerimle çayırlıkta koşuyorum." (Adalet Ağaoğlu)
ÇALIMSIZ

  1. [sıfat] Çalımı olmayan; pozsuz
ÇABUKLUK

  1. [isim] Çabuk olma durumu; atiklik, acelelik, hızlılık, ivinti, sürat
    • "Her şey umulmaz bir çabuklukla yoluna girdi." (Reşat Nuri Güntekin)
ÇARNAÇAR

Kelime Kökeni: Farsça çārnāçār

  1. [zarf, eskimiş] Bakınız ister istemez
    • "Yenge hanıma söylemek ayıbıma gidiyor, çarnaçar size başvuruyorum kızım." (Attilâ İlhan)
  2. Çaresiz bir biçimde
    • "Karışık bir hadiseler ağının, zıt fikirler örgüsünün içine düşeceğini pek mükemmel bilen Mümtaz, çarnaçar tecrübeye katlandı." (Ahmet Hamdi Tanpınar)
ÇATTIRMA

  1. [isim] Çattırmak işi
ÇANTASIZ

  1. [sıfat] Çantası olmayan
  2. [zarf] Çantası olmadan
    • "Bu soğuk geceyi montsuz ve çantasız geçirmek istiyorum!" (Aslıhan Özen)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü