Başında ça olan 6 harfli 68 kelime var. Ça ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ça olan kelimeler listesine ya da sonu ça ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında ça bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ça Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AÇ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÇAKMAK
-
-
[isim]
Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası
- "Nasıl oldu bilmem, eğilip yakarken çakaralmaz çakmak kıvılcım çıkardı."
-
Çelik, taş, cam, plastik vb. maddeden yapılmış gaz veya benzinle dolu tutuşturma aleti
-
[askerlik]
Tabanca veya tüfeklerde bulunan tetik düzeni
-
[isim]
Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası
- ÇATANA
-
Kelime Kökeni: (Çetene yer adından)
-
[isim, denizcilik]
Filika büyüklüğünde, islimle işleyen deniz teknesi, küçük vapur; istimbot
- "Süslü, hususi birçok çarklı çatanalar geçer."
-
[isim, denizcilik]
Filika büyüklüğünde, islimle işleyen deniz teknesi, küçük vapur; istimbot
- ÇAVŞIR
-
Kelime Kökeni: Arapça cāvṣīr
-
[isim, bitki bilimi]
Maydanozgillerden bir bitki (Opopanax chironium)
-
Bu bitkinin eczacılıkta kullanılan reçinesi
-
[isim, bitki bilimi]
Maydanozgillerden bir bitki (Opopanax chironium)
- ÇALGIÇ
-
-
[isim, müzik]
Bakınız mızrap
-
[ağızlardan]
Bahçe süpürgesi; çalkı
-
[isim, müzik]
Bakınız mızrap
- ÇARGAH
-
Kelime Kökeni: Farsça çārgāh
-
[isim, müzik]
Türk müziğinde "do" perdesinin adı
-
Bu perdede karar kılan makam
-
[isim, müzik]
Türk müziğinde "do" perdesinin adı
- ÇAÇAÇA
-
Kelime Kökeni: İspanyolca cha cha cha
-
[isim]
Dünyaya Meksika'dan yayılmış, hareketli, modern bir dans
-
[isim]
Dünyaya Meksika'dan yayılmış, hareketli, modern bir dans
- ÇAĞRIM
-
-
[isim]
Yüksek bir sesin yetişebileceği kadar uzaklık
- "İki çağrım ötede bir pınar var."
-
[isim]
Yüksek bir sesin yetişebileceği kadar uzaklık
- ÇAVELA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca cavagno
-
[isim, denizcilik]
Tutulan balıkların içine konduğu sepet; çavalye
-
[isim, denizcilik]
Tutulan balıkların içine konduğu sepet; çavalye
- ÇAPALI
-
-
[sıfat]
Çapalanmış (yer)
-
Çapası olan
-
[sıfat]
Çapalanmış (yer)
- ÇAYEVİ
-
-
[isim]
Çay, kahve vb. içeceklerin hazırlandığı, satıldığı ve içildiği küçük iş yeri; çaycı, çayhane
-
[isim]
Çay, kahve vb. içeceklerin hazırlandığı, satıldığı ve içildiği küçük iş yeri; çaycı, çayhane
- ÇARPAN
-
-
[isim, matematik]
Bir çarpma işleminde çarpılan sayının kaç kez tekrarlanacağını gösteren sayı; çoğaltan
- "7x3=7+7+7=21 işleminde 3 sayısı 7'nin çarpanıdır."
-
Bir tam sayıyı tam olarak bölen sayılardan her biri
-
[isim, matematik]
Bir çarpma işleminde çarpılan sayının kaç kez tekrarlanacağını gösteren sayı; çoğaltan
- ÇATMAK
-
-
[-i]
Odun, değnek, kılıç, tüfek vb. uzun şeylerden birkaç tanesini, tepelerinden birbirine çaprazlama dayayarak durdurmak
- "Avlusunda silahlarını çatmış, ayaklarını germiş askerler var."
-
Kereste vb.ni birbirine tutturmak
- "Kırık tahtaları bir solukta yan yana çattılar."
-
Bir şeyi yapmak için gerekli parçaları bir araya getirmek
- "Koca bir nahiye titreştik, odunsuz yattık / O büyük mektebi gördün ya, kışın biz çattık"
-
Yükü hayvana iki yanlı yüklemek
-
Başa yemeni, çatkı, yazma vb.ni bağlamak
-
[-e]
Üzücü, kızdırıcı veya şaşırtıcı olaylarla karşılaşmak
- "Hacı Mustafa bağırıyor, ömründe böyle bir işe çatmadığını söylüyordu."
-
[-e]
Yazıyla veya sözle sataşmak
- "Böyle söyler de sonra yemek biraz azca çıkarsa yahut pek düzgün olmasa aşçıya çatacak gibi olur."
-
[-e]
Rastlamak, karşılaşmak
- "Nerden çattım böylesi bir güzele..."
-
[-e, hukuk]
Gemiler birbirine çarpmak
-
[-i]
Odun, değnek, kılıç, tüfek vb. uzun şeylerden birkaç tanesini, tepelerinden birbirine çaprazlama dayayarak durdurmak
- ÇARŞAF
-
Kelime Kökeni: Farsça çāder + şeb
-
[isim]
Yatağın üstüne serilen veya yorgan kaplanan bez örtü
- "Adam, üstü beyaz bir çarşafla örtülü sedyeyi dışarı doğru çekiyor."
-
Kadınların kullandığı ve baştan örtülen, pelerinli, eteklikli sokak giysisi; bürgü, bürük
- "Çabucak yatak odasına koştu, çarşafını giydi."
-
[isim]
Yatağın üstüne serilen veya yorgan kaplanan bez örtü
- ÇATLAK
-
-
[sıfat]
Çatlamış olan
- "Çatlak bardak."
-
[mecaz]
Bakınız deli
- "Çatlaksam çatlağım. Çatlak olmasam bunca adama, gözün görmediğini göstermeye kalkar mıydım?"
-
[isim]
Herhangi bir yerde uzunluğuna olan açıklık; çatlaklık
- "Bu testinin çatlağı hiçbir sızıntı göstermemişti."
-
[isim, mecaz]
Bakınız ara
- "İki denizci kara bulutlar çatlağından güneş ışığının güldüğünü sandılar."
-
[isim, jeoloji]
Yer altındaki taş kütlelerinin basınç ve gerilim dolayısıyla yer değiştirmeden çatlayıp yarılması; diyaklaz
- "Esmer toprağın yüzünü saran çatlaklar sanki yerin dibine kadar iniyordu."
-
[isim, tıp]
Deri, mukoza, kemik veya herhangi bir organ üzerinde uzunluğuna olan açıklık; yarık, fissür
-
[sıfat]
Çatlamış olan
- ÇAPULA
-
-
[isim, ağızlardan]
Kaba deriden yapılmış ucu sivri ve kıvrık ayakkabı
-
[isim, ağızlardan]
Kaba deriden yapılmış ucu sivri ve kıvrık ayakkabı
- ÇANSIZ
-
-
[sıfat]
Çanı olmayan
- "... ama bak, sürünün içinde senin kuzuların da var, çansız olmaz! Kurt gelir onları kapar!"
-
[sıfat]
Çanı olmayan
- ÇALMAÇ
-
-
[isim, ağızlardan]
Tahtadan yapılmış kap
-
[isim, ağızlardan]
Tahtadan yapılmış kap
- ÇAYLAK
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Yırtıcılardan, uzun kanatlı, çengel gagalı, küçük kuşları ve fare gibi zararlı hayvanları avlayan, tavuk büyüklüğünde bir kuş (Milvus migrans)
-
[sıfat, mecaz]
Bakınız acemi
-
[isim, hayvan bilimi]
Yırtıcılardan, uzun kanatlı, çengel gagalı, küçük kuşları ve fare gibi zararlı hayvanları avlayan, tavuk büyüklüğünde bir kuş (Milvus migrans)
- ÇARMIH
-
Kelime Kökeni: Farsça çār + mīḫ
-
[isim]
Suçlunun öldürülmek amacıyla çivilendiği haç biçimindeki darağacı
-
[denizcilik]
Ana direkleri ve gabya çubuklarını yandan tutan halatlar
-
[isim]
Suçlunun öldürülmek amacıyla çivilendiği haç biçimindeki darağacı
- ÇAVDAR
-
-
[isim, bitki bilimi]
Buğdaygillerden, unlu tane veren bir bitki (Secale cereale)
-
Bu bitkinin esmer ve uzun tanesi
-
[isim, bitki bilimi]
Buğdaygillerden, unlu tane veren bir bitki (Secale cereale)