Sonunda ç olan 4 harfli 45 kelime var. Ç harfi ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ç harfi olan kelimeler listesine ya da başında ç harfi olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

İZAÇ

Kelime Kökeni: Arapça izʿāc

  1. [isim, eskimiş] Bunaltma, tedirgin etme, baş ağrıtma, can sıkma
    • "Bu vaka Bilâl'i, uşakların izacından tamamen kurtardı." (Halide Edip Adıvar)
SKEÇ

Kelime Kökeni: İngilizce sketch

  1. [isim] Güldürü niteliğinde kısa oyun
    • "Bir okul skecinin gönülsüz oyuncuları gibiydiler." (Ayşe Kulin)
FELÇ

Kelime Kökeni: Arapça felc

  1. [isim, tıp] Bakınız inme
  2. [mecaz] İşlemez durumda olma
EVİÇ

Kelime Kökeni: Arapça evc

  1. [isim, müzik] Klasik Türk müziğinde bir tür birleşik makam
TUNÇ

  1. [isim] Koyu kızıl renkte olan, bakır, çinko ve kalay alaşımı; bronz
  2. [sıfat] Bu alaşımdan yapılan
SMAÇ

Kelime Kökeni: İngilizce smash

  1. [isim, spor] Voleybol ve teniste topu yukarıdan aşağıya doğru sertçe yere vurma; küt (III)
  2. Basketbolda yakın mesafeden topu sertçe sepete geçirme
MURÇ

Kelime Kökeni: Ermenice

  1. [isim] Betonu kırmakta veya betona delik açmakta kullanılan sivri uçlu, çelikten yapılmış bir alet
PENÇ

Kelime Kökeni: Farsça penc

  1. [isim] Bakınız beş
AMAÇ

  1. [isim] Elde edilmesi gereken, ulaşılmak istenilen sonuç; erek, gaye, garaz, kasıt, maksat, murat, niyet
    • "Evet ama öteki kızı bu iş için kaçırdılarsa amaçlarına ulaştılar." (Ahmet Ümit)
  2. Bakınız hedef
    • "Amaç, şüphe götürmeyecek ilk kesin bilgiye varmaktı." (İhsan Oktay Anar)
  3. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı görev; misyon
ŞERÇ

Kelime Kökeni: Arapça şerc

  1. [isim, eskimiş, anatomi] Bakınız anüs
ARAÇ

  1. [isim] Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta gücünden yararlanılan nesne
  2. Bakınız taşıt
    • "Araçlarından inen iki polis sulara basmamak için sıçrayarak kapıya doğru yaklaşıyorlar." (Ahmet Ümit)
  3. [mecaz] Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey; vasıta
    • "Bu yüzden iyi anlaşmak için araçların mükemmelliği söz konusu değildir." (İsmet Özel)
LİNÇ

Kelime Kökeni: İngilizce lynch

  1. [isim] Birden çok kimsenin kendilerine göre suç olan bir davranışından ötürü birini, yasa dışı ve yargılamasız olarak öldürmesi
BURÇ

Kelime Kökeni: Arapça burc

  1. [isim] Kale duvarlarından daha yüksek, yuvarlak, dört köşe veya çok köşeli kale çıkıntısı
    • "Etrafı geniş hendeklerle çevrili burçlar, en seçme muhafızlar elinde en titiz hesaplarla korunuyor." (Necip Fazıl Kısakürek)
  2. [gök bilimi] Zodyak üzerinde yer alan on iki takımyıldıza verilen ortak ad
  3. Astrolojik gök cisimlerinin kişinin doğumu sırasında bulunan konumlarına verilen ortak ad
    • "Düşündükçe gösterdiğim davranışlara, hareketlerime, burcuma göre değişik renk olacağıma kanaat getirdim." (Sinem Tufan)
  4. [teknik] Demir aksamın birbirine değmesini engellemek, boşlukları doldurmak amacıyla sarı, karbon, plastik vb.nden yapılan bir motor parçası
FEVÇ

Kelime Kökeni: Arapça fevc

  1. [isim, eskimiş] İnsan kalabalığı
GÖNÇ

  1. [sıfat, ağızlardan] Zengin, varlıklı
İNEÇ

  1. [isim, jeoloji] Bakınız tekne, yukaç karşıtı
BORÇ

Kelime Kökeni: Soğdca

  1. [isim] Geri verilmek üzere alınan veya ödenmesi gerekli para veya başka bir şey; takanak, verecek
    • "Vaktim yok, bana para bul, şu borcu ödeyeyim, söz verdim." (Peyami Safa)
  2. [mecaz] Birine karşı bir şeyi yerine getirme yükümlülüğü
ORUÇ

Kelime Kökeni: Farsça rūze

  1. [isim, din bilimi] Tanrı'ya ibadet amacıyla yeme, içme vb. şeylerden belli bir süre kendini alıkoyma
    • "Eh, biz her vakit duamızı, orucumuzu eksik etmeyiz, çok şükür!" (Necati Cumalı)
  2. [mecaz] Çok sevilen veya istenen şeylerden uzak durma
DREÇ

Kelime Kökeni: İngilizce dredge

  1. [isim] Ağlı kepçe, tarama ağı
EMEÇ

  1. [isim, bitki bilimi] Su ve kara yosunlarının, kökü andıran tutunma organı
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü