Başında ç olan 6 harfli 198 kelime var. Ç harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ç harfi olan kelimeler listesine ya da sonu ç harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında ç bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÇITLIK
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız çitlembik
- "Çıtlık atıştırırken üzerinde bulunduğum dal gövdesinden ayrıldı ama kopmadan beni aşağıya indirdi."
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız çitlembik
- ÇİĞNEK
-
-
[isim]
Bakınız yol uğrağı
-
Üzerinden çok geçilmiş, çok çiğnenmiş toprak
- "… kurşun, et ve kemik çürütmüş olan bu çiğnek toprak, avuçlayıp sıktın mı yine kan kokuyordu."
-
[isim]
Bakınız yol uğrağı
- ÇUHALI
-
-
[sıfat]
Çuhası olan
- "Gözümün önünde loş türbelerin dinginliğine, gönül rahatlığına sinmiş yeşil çuhalı sandukalar duruyor."
-
[sıfat]
Çuhası olan
- ÇAYEVİ
-
-
[isim]
Çay, kahve vb. içeceklerin hazırlandığı, satıldığı ve içildiği küçük iş yeri; çaycı, çayhane
-
[isim]
Çay, kahve vb. içeceklerin hazırlandığı, satıldığı ve içildiği küçük iş yeri; çaycı, çayhane
- ÇAVMAK
-
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Güneş doğmak
-
Dağılıp yayılmak, saçılmak
-
[-den, mecaz]
Bakınız cıvmak
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Güneş doğmak
- ÇİĞNEM
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Bakınız çiğnemlik
- "Hoş geldin diyene bir çiğnem sakız uzatacaksın..."
-
[sıfat, ağızlardan]
Bakınız çiğnemlik
- ÇİLSİZ
-
-
[sıfat]
Çili olmayan
- "Çilsiz bir yüz yıldızsız gökyüzüne benzer, diyerek kendisiyle dalga geçmeye çalışan çocukları bozardı."
-
[sıfat]
Çili olmayan
- ÇARŞAF
-
Kelime Kökeni: Farsça çāder + şeb
-
[isim]
Yatağın üstüne serilen veya yorgan kaplanan bez örtü
- "Adam, üstü beyaz bir çarşafla örtülü sedyeyi dışarı doğru çekiyor."
-
Kadınların kullandığı ve baştan örtülen, pelerinli, eteklikli sokak giysisi; bürgü, bürük
- "Çabucak yatak odasına koştu, çarşafını giydi."
-
[isim]
Yatağın üstüne serilen veya yorgan kaplanan bez örtü
- ÇAKŞIR
-
-
[isim]
Paça bölümü diz üstünde veya diz altında kalan bir tür erkek şalvarı
- "İyi işlenmiş mavi çakşır ve mavi cepken giyerdi."
-
Kuşların ayağında bulunan ve süs gibi görünen tüy
-
[isim]
Paça bölümü diz üstünde veya diz altında kalan bir tür erkek şalvarı
- ÇAPULA
-
-
[isim, ağızlardan]
Kaba deriden yapılmış ucu sivri ve kıvrık ayakkabı
-
[isim, ağızlardan]
Kaba deriden yapılmış ucu sivri ve kıvrık ayakkabı
- ÇAPARİ
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Beden, köstek ve iğne bölümlerinden meydana gelen, her bir iğneye hindi, horoz, kaz, martı, tavuk, ördek vb. kuşların kanat, kuyruk tüyleri takılan çok iğneli bir tür olta takımı
- "Çapari oltasını şöyle bir ucundan tutup havaya kaldırdığı zaman eski keyfi biraz yerine gelir gibi oluyor."
-
[isim]
Beden, köstek ve iğne bölümlerinden meydana gelen, her bir iğneye hindi, horoz, kaz, martı, tavuk, ördek vb. kuşların kanat, kuyruk tüyleri takılan çok iğneli bir tür olta takımı
- ÇULTAR
-
-
[isim]
Eyerin veya palanın üzerine örtülen kilim, halı vb. örtü
-
[isim]
Eyerin veya palanın üzerine örtülen kilim, halı vb. örtü
- ÇARKIT
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Eski, bozuk olan
-
Sakat olan
-
[sıfat, ağızlardan]
Eski, bozuk olan
- ÇINGIL
-
-
[isim]
Bakınız şıngıl (I)
- "Bağ bozumundan sonra kütüklerde kalan tek taneli, güneşten ısınmış üzüm çıngılının tadını hiçbir salkımda bulamazsınız."
-
Boncuk, gümüş veya altın para ile yapılmış, başlığa veya giysiye takılan süs; cıngıl
-
Metal eşya, taş vb. birbirine vurulduğunda çıkan ses
-
[isim]
Bakınız şıngıl (I)
- ÇILBIR
-
-
[isim]
Kaynamış suyun içine kırılan yumurta piştikten sonra kevgirden geçirilip üzerine sarımsaklı yoğurt ve sos dökülerek hazırlanan bir yemek türü
- "Çılbır sade yumurta ve yoğurtla da bitmez, sarımsak ister."
-
[isim]
Kaynamış suyun içine kırılan yumurta piştikten sonra kevgirden geçirilip üzerine sarımsaklı yoğurt ve sos dökülerek hazırlanan bir yemek türü
- ÇARKLI
-
-
[sıfat]
Çarkı olan
-
[isim]
Her iki yanda birer çarkı bulunan vapur
-
[sıfat]
Çarkı olan
- ÇEĞMEL
-
-
[sıfat]
Yay veya çengel biçiminde bükülmüş olan
-
[sıfat]
Yay veya çengel biçiminde bükülmüş olan
- ÇATLAK
-
-
[sıfat]
Çatlamış olan
- "Çatlak bardak."
-
[mecaz]
Bakınız deli
- "Çatlaksam çatlağım. Çatlak olmasam bunca adama, gözün görmediğini göstermeye kalkar mıydım?"
-
[isim]
Herhangi bir yerde uzunluğuna olan açıklık; çatlaklık
- "Bu testinin çatlağı hiçbir sızıntı göstermemişti."
-
[isim, mecaz]
Bakınız ara
- "İki denizci kara bulutlar çatlağından güneş ışığının güldüğünü sandılar."
-
[isim, jeoloji]
Yer altındaki taş kütlelerinin basınç ve gerilim dolayısıyla yer değiştirmeden çatlayıp yarılması; diyaklaz
- "Esmer toprağın yüzünü saran çatlaklar sanki yerin dibine kadar iniyordu."
-
[isim, tıp]
Deri, mukoza, kemik veya herhangi bir organ üzerinde uzunluğuna olan açıklık; yarık, fissür
-
[sıfat]
Çatlamış olan
- ÇULLUK
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Çullukgillerden, Avrupa, Asya ve Kuzey Afrika'da yaşayan, tüyleri kahverengi ve kül rengi, göçebe, eti için avlanan, uzun gagalı, göçmen bir kuş; bekas (Scolopax rusticola)
- "İç Anadolu’da çulluk pek fazla rağbet edilen ve bilinen bir av olmamakla beraber kışın çok soğuklarda nehirlerin dar vadilerden geçtiği alanlarda, nehir kenarlarında bol miktarda çulluğa rastlamak mümkündür."
-
[isim, hayvan bilimi]
Çullukgillerden, Avrupa, Asya ve Kuzey Afrika'da yaşayan, tüyleri kahverengi ve kül rengi, göçebe, eti için avlanan, uzun gagalı, göçmen bir kuş; bekas (Scolopax rusticola)
- ÇÖZGÜN
-
-
[sıfat]
Çözülmüş, dağılmış
-
Erimeye başlamış, yumuşamış (kar, buz)
-
[sıfat]
Çözülmüş, dağılmış