Sonunda Ü olan 7 harfli 133 kelime var. Ü harfi ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde Ü harfi olan kelimeler listesine ya da başında Ü harfi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ENSTİTÜ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bir üniversiteye bağlı veya bağımsız bir kuruluş olarak genellikle araştırma yapan ve bazı durumlarda öğretime de yer veren eğitim kurumu
    • "Türk Standartları Enstitüsü. Türkiyat Enstitüsü."

GÖRÜNGÜ

  1. [isim] Duyularla algılanabilen her şey, fenomen, numen karşıtı

KUŞGÖZÜ

  1. [isim] Ev, villa vb. konutların çatı katlarını aydınlatmaya yarayan küçük pencere

GÖĞÜMSÜ

  1. [sıfat] Rengi gök rengini andıran, gök rengine benzeyen

KÖMÜRSÜ

  1. [sıfat] Kömürü andıran, kömüre benzeyen, kömür gibi, kömürümsü

ÇÖKÜNTÜ

  1. [isim] Çökme
  2. Çöken şeylerin kalıntısı, enkaz
  3. Suyun dibine çöken şeyler
  4. Jeolojik bir olay sonunda oluşan toprak çöküklüğü
  5. Gerileme, kriz, depresyon
    • "Dünya krizi, özellikle de afyon piyasasındaki çöküntü ondan da çok şey götürmüştü." (Tarık Buğra)

KÖRÜKLÜ

  1. [sıfat] Körüğü olan
    • "Karşı geçidin ağzında körüklü bir fayton arabası göründü." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. [isim] Körüklü otobüs

SÜMÜKSÜ

  1. [sıfat] Sümük özelliğinde olan, sümüğe benzer, sümük gibi

TERÖRCÜ

  1. [isim] Terör yanlısı veya teşvikçisi, terörist

GÜLDÜRÜ

  1. [isim] Güldürme özelliği olan şey
  2. İlkel, yalın güldürme ögelerinden yararlanan, bazen inanırlığın sınırını aşan, güldürmeyi amaç edinen sahne eseri, komedi, fars

DÜDÜKÇÜ

  1. [isim] Düdük yapan veya satan kimse

KIÇÜSTÜ

  1. [zarf] Kıçı yere gelmiş durumda

BAŞÖRTÜ

  1. [isim] Baş örtüsü

ATASÖZÜ

  1. [isim] Uzun deneme ve gözlemlere dayanılarak söylenmiş ve halka mal olmuş, öğüt verici nitelikte söz, darbımesel

SÖKÜKÇÜ

  1. [isim] Sökük dikip yama yapan kimse
    • "Eve bir düzine sökükçü, terzi tutmaya kudretimiz var." (Reşat Nuri Güntekin)

BÖLÜTLÜ

  1. [sıfat] Bölütlere, halkalara ayrılmış olan

MÜHÜRCÜ

  1. [isim] Mühür kazıyan kimse

DÖKÜNTÜ

  1. [isim] Dökülmüş, saçılmış şeyler
    • "Onlar kendi küfleri, kendi yırtık pırtıkları, kendi döküntüleriyle yaşayabiliyorlar." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. Bir topluluktan geri kalmış kimseler
  3. Deniz yüzüne yakın, üzerinde dalgaların çatladığı kaya kümesi
  4. Kâğıtçılıkta üretimin herhangi bir safhasında ıskartaya çıkan, genellikle tekrar hamur durumuna getirilen, yaş ve kuru biçimleri olan kâğıt veya karton artığı
  5. Değersiz, bayağı, ayak takımından olan kimse
    • "Meşrutiyete uygun yönetim, yurt hainlerinin döküntüleriyle kurulamaz." (Hüseyin Cahit Yalçın)
  6. [sıfat] İşe yaramayan, değersiz, kötü, berbat
    • "Şoföre önce kentin en döküntü mahallelerinin adını söylediler." (Çetin Altan)
  7. Bazı hastalıklarda görülen çıban, leke, uçuk, kızarıklık vb. belirti
  8. Parçalanan taşların yamaç aşağı kayması, yuvarlanması, etekte birikmesiyle oluşan yer

TÜRKÜCÜ

  1. [isim] Türkü söyleyen kimse, okuyucu

PÜSÜRLÜ

  1. [sıfat] Püsürü olan, pürüzlü

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü