Başında v olan 5 harfli 92 kelime var. V harfi ile başlayan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble, Kelime Tahtası gibi kelime oyunlarında yardımcı olarak kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde v harfi olan kelimeler listesine ya da sonu v harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bu bir hile değil, oyun oynarken yeni kelimeler öğrenebilmeniz için size bir yardımcıdır. Kelimelerin anlamlarını öğrenmek için TDK web sitesini ziyaret edebilirsiniz. ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

VOLAN


1 . Bir hareketi bir mekanizmaya aktaran veya makinelerde hareketin hızını düzgün tutmaya yarayan tekerlek.
2 . Kadın giysilerinin etek ucu, kol vb. yerlerine verev kesilmiş kumaştan yapılan süs.

VİŞNE


1 . Gülgillerden, dalları kırmızımtırak, çiçekleri beyaz renkte, kiraza benzer bir ağaç (Cerasus vulgaris).
2 . Bu ağacın genellikle reçel ve şerbet yapılan, kırmızı renkte ekşimtırak meyvesi, ekşi kiraz.

VEDİA


1 . Saklanılması, korunması için birine veya bir yere bırakılan eşya, inam, emanet: "Vatan sana vediadır."- .
2 . hukuk Kendine korunması, saklanması için eşya verilen kimsenin durumunu gösteren sözleşme.

VATOZ

Köpek balıklarından, sırtında büyük dikenleri olan, kuma gömülü olarak yaşayan bir balık (Raja clavata): "Sahilin üç metre gerisinde vatoz ölüleri, iri iri şeytan minareleri..."- O. V. Kanık.

VAGON

Yük ve yolcu taşımakta kullanılan, lokomotifin çektiği demir yolu aracı: "O, biraz sonra bineceği vagonun önünde duruyor ve ... el sıkışarak veda ediyordu."- Y. K. Karaosmanoğlu.

VARAN

Bir olayın tek kalmayıp arkadan daha başkalarının gelebileceğini anlatmak için birden başlayarak sıra ile sayıların başına getirilen bir söz: "Varan bir. Varan iki."- .

VAHŞİ


1 . Yabani: "Adada vahşi bir kabile varmış, dikkatli davranalım."- S. F. Abasıyanık.
2 . Yırtıcı (hayvan).
3 . mecaz Kaba, saygısız, uyum sağlayamayan (kimse).

VAKIA


1 . Olgu: "Bu bir vakıadır, inkâr edilemez."- .
2 . zarf (va:'kıa) Gerçi, her ne kadar ... ise de: "Vakıa, bunlardan bir kısmını unutmamıştım."- H. F. Ozansoy.

VARIŞ


1 - Varmak eylemi ya da biçimi: Kar nedeniyle kente varışımız gecikti .
2 - Çabuk kavrayış, anlayış, güçlü seziş, °irfan.
3 - Bir yarışın son bulduğu yer, °finiş.

VARTA

Tehlikeli durum: "O insanlar ki hayatın bir bakıma ne korkunç vartaları olabileceğini vaktinde anlamışlar, işlerini becerip kılıçlarını kuşanmışlar..."- P. Safa.

VEKİL


1 . Birinin, işini görmesi için kendi yerine bıraktığı veya yetki verdiği kimse.
2 . Milletvekili.
3 . eskimiş Bakan: "Hanın avlusundan sokağa vekil ve sefir otomobillerine taş çıkartacak bir lüks otomobil yürüdü."- R. N. Güntekin.

VARGI

Verilen bir önermeden çıkarsama yoluyla varılan sonuç: "Taşlar katı olur, mermer bir taştır, şu hâlde mermer katıdır uslamlaması bir tasımdır. Bu tasımın ilk önermesine büyük önerme, ikincisine küçük önerme, sonuncusuna da vargı denir."- .

VUKUF


1 . Anlama, bilme, bilgi: "Kuzenim, mektuplarında Fransız edebiyatına da vukufunuzdan uzun uzadıya bahsediyor."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . ruh bilimi Biliş.

VAROŞ

Kent veya kasabada dış mahalle: "Bütün kasabanın varoşları boyunca kıvrıla kıvrıla akıp giden bu çaya, ben yakın bir ilgiyle bağlıydım."- Y. K. Karaosmanoğlu.

VARMA

Varmak işi: "Küçük kızımın, bir baytara nişanlıyken bir mektep çocuğu ile sevişip ona varmaya kalkıştığından tutturmuş, dedikodu ediyorlar."- M. Ş. Esendal.

VACİP


1 . İslam inancına göre yapılması gerekli olan: "Kurban Bayramı'nda her zenginin kurban kesmesi vaciptir."- B. Felek.
2 . eskimiş Yapılması gerekli olan.

VÜCUT


1 . İnsan veya hayvan gövdesi, beden: "Koltukta vücudunu bir yandan bir yana çevirirken âdeta inliyor."- R. N. Güntekin.
2 . eskimiş Var olma, varlık.

VİZON


1 . Sansargillerden, kürkü çok beğenilen bir memeli türü, mink (Mustela vison).
2 . sıfat Bu hayvanın kürkünden yapılan: "Vizon manto. Vizon etol."- .

VELEV

İster, isterse, olsa da, kaldı ki, hatta: "Tanıdıklarından velev ki çoktan beri görmeyerek unuttuklarına bile rast gelir gelmez hemen..."- A. Ş. Hisar.

VİLLA

Yazlıkta veya şehir dışında, bahçeli, müstakil ev: "Zarif villalar, muazzam bağ ve bahçeler, düz ve geniş yollar gözüküyordu."- Y. K. Karaosmanoğlu.