LENFATİZM (TDK)

Vitamin azlığından veya lenf boğumlarının hacminin artmasından doğan, derinin aşırı beyazlığı, tenin çok yumuşak olması, ayaklarda şişme ve boyundaki bezlerde büyüme vb. belirtilerle kendini gösteren bir hastalık.

Lenfatizm kelimesi baş harfi L son harfi M olan bir kelime. Başında L sonunda M olan kelimenin birinci harfi L , ikinci harfi E , üçüncü harfi N , dördüncü harfi F , beşinci harfi A , altıncı harfi T , yedinci harfi İ , sekizinci harfi Z , dokuzuncu harfi M . Başı L sonu M olan 9 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AŞIRI Nedir?


1 . Alışılan veya dayanılabilen dereceden çok daha fazla, taşkın: "Ticaret az gelişmiş toplumlarda aşırı bir gelişme gösterir."- O. Rifat.
2 . Bir şeye gereğinden çok fazla bağlanan, önem veren, müfrit, ekstrem.
3 . Gereğinden fazla, çok.
4 . zarf Ötede, ötesinde: "İki ev aşırı."- .
5 . zarf Gereğinden fazla olarak, çokça: "Çocuk aşırı üzülüyor."- .

AYAK Nedir?


1 . Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü.
2 . Bacak.
3 . Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri: "İskemlenin bir ayağı kırık. Bu köprünün dört ayağı var."- .
4 . Vücudun belden aşağı bölümü: "Ayağına bir pantolon çekti."- .
5 . Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi: "Senin ayağınla köye akşama kadar varamayız."- .
6 . Basamak.
7 . Fut.
8 . Futun küpü alınarak hesaplanan değer.
9 . halk ağzında Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste.
10 . eskimiş Yarım arşın veya 30,
5 cm uzunluğundaki ölçü birimi, kadem. 1
1 . coğrafya Göl ayağı. 1
2 . edebiyat Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. 1
3 . edebiyat Halk edebiyatında uyak: "Mânicilerin kafa yormadan buldukları ayaklar Cenap'ı şaşkınlıktan şaşkınlığa sürükler."- S. Birsel. 1
4 . matematik Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta: "Dikme ayağı."- . 1
5 . spor Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. 1
6 . spor Altılı ganyanda yer alan her bir koşu.

BELİ Nedir?

Evet.

BELİRTİ Nedir?


1 . Bir olayın veya durumun anlaşılmasına yardım eden şey, alamet, nişan, nişane: "Kendinde yaşlılığın en küçük belirtisi yok."- H. Taner.
2 . tıp (***) Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun, hastalığın göstergesi olan durum veya görüntü, araz, semptom, sendrom.

BEYAZ Nedir?


1 . Ak, kara, siyah karşıtı.
2 . sıfat Bu renkte olan: "Müdür, arkasına beyaz bir gömlek giymiş, ellerini de göbeğinin üstünden kavuşturmuş."- M. Ş. Esendal.
3 . Beyaz ırktan olan kimse: "Agni'nin iki kızı var, biri beyaz, biri siyah."- H. R. Gürpınar.
4 . Baskıda normal karalıkta görünen harf çeşidi.
5 . Beyaz zehir.

BOĞU Nedir?

Nişanlı kız tarafından damada gönderilen armağan bohçası.

BOĞUM Nedir?


1 . Boğulmuş, sıkılmış yer.
2 . Parmak, kamış, saz vb. bitkilerin şişkince bölümü: "Sağ elinin şehadet parmağının ilk boğumuyla tetiği çekti."- Ö. Seyfettin.
3 . anatomi İnce damarların veya sinirlerin yumak gibi toplandığı yer: "Lenf boğumları. Sinir boğumları."- .

BOYUN Nedir?


1 - Gövdenin başla omuz arasında kalan bölgesi.
2 - Şişe, güğüm gibi kapların ya da vida, cıvata gibi araçların dar olan üst bölümü.
3 - Sorumluluk.
4 - Dağ sırtlarında geçmeye elverişli alçak yer.

BÜYÜME Nedir?


1 . Büyümek işi: "Bizans'a karşı devamlı muharebeler, Bulgarlığın büyümesine ve esaslanmasına yardım etti."- F. R. Atay.
2 . Organizmanın bütününde veya bu bütünün bir bölümünde boyutların artması.

DERİ Nedir?


1 . İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt, ten: "Bütün kemikleri, ince bir deri altında birer birer sayılıyordu."- P. Safa.
2 . sıfat Bu tabakadan yapılmış: "Üstünde yine o siyah deri pardösüsü, kolunda siyah deri çantası."- N. Cumalı.
3 . İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu.
4 . Soyulmadan yenen yemişlerin ince kabuğu veya soyulan yemişlerde kabuk altındaki zar.

DERİN Nedir?


1 . Dibi yüzeyinden veya ağzından uzak olan: "Genç kız onun kırık dişli ağzının içindeki derin karanlığa bakıyor."- Ö. Seyfettin.
2 . Yüzeyden içeri inen.
3 . Kendi türünde çok gelişmiş, en ileri durumda olan: "Derin bir bilgin."- .
4 . Yoğun: "Bu büyük köşkü derin bir sessizlik kapladı."- M. Ş. Esendal.
5 . Uzun süren: "Bir iki derin nefesten sonra teneffüsünün ritmi düzeldi."- P. Safa.
6 . mecaz Ayrıntıya önem verilerek hazırlanan: "Üzerindeki tesirleri ölçmek için derin tetkikler yapmak lazımdır."- F. R. Atay.
7 . mecaz İçten gelen: "Size karşı derin hürmeti vardı, lütuf buyurur sorarsanız yalnızlığını hissetmez."- R. H. Karay.
8 . mecaz Uyanılması güç, ağır (uyku).
9 . isim, mecaz Dip: "Körfezdeki dalgın suya bir bak göreceksin / Geçmiş gecelerden biri durmakta derinde."- Y. K. Beyatlı.

DOĞA Nedir?


1 . Kendi kuralları çerçevesinde sürekli gelişen, değişen canlı ve cansız varlıkların hepsi, tabiat, natür.
2 . İnsan eliyle büyük değişikliğe uğramamış, doğal yapısını koruyan çevre, tabiat.
3 . Evrende meydana gelen olayları denetiminde, egemenliğinde tuttuğuna inanılan, kendi kendini sürekli olarak yeniden yaratan ve değiştiren güç: "Deniz de pisliği doğa yoluyla temizleyemez oldu."- H. Taner.
4 . mecaz Bir kimsenin eğilimlerinin, içgüdülerinin hepsi, huy.

DOĞAN Nedir?

Kartalgillerden, sırtı kül rengi ve enine çizgili, küçük kuş, fare vb. ile beslenen ve alıştırılarak kuş avında kullanılan yırtıcı bir kuş (Falco peregrinus).

GÖSTEREN Nedir?

Gösterilenle birleşerek göstergeyi oluşturan ses veya sesler bütünü.

HASTA Nedir?


1 . Sağlığı bozuk olan, esenliği yerinde olmayan, hastalanmış, rahatsız: "Annem o evin önü sofalı bir odasında hasta yatıyordu."- Y. K. Beyatlı.
2 . mecaz Aşırı düşkün, tutkun: "Maç hastası."- .
3 . argo Parasız, züğürt.
4 . teklifsiz konuşmada Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan.

HASTALIK Nedir?


1 . Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı: "Hastalıktan, doktordan oldum bittim korkarım."- H. Taner.
2 . Ruh sağlığının bozulması durumu.
3 . Bitkilerin yapılarında görülen bozukluk: "Filoksera, bağ hastalıklarının en korkuncudur."- .
4 . mecaz Aşırı düşkünlük, tutku: "Temizlik hastalığı."- .

KENDİ Nedir?


1 . İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, zat.
2 . Kişiler üzerinde direnilerek durulduğunu anlatan bir söz: "Kendisi gelsin. Kendimiz görmeliyiz."- .
3 . Bir işte başkalarının etkisi bulunmadığını belirten bir söz: "Kendi yapacağı işi bırakır, âleme öğüt vermeye kalkar."- B. Felek.
4 . "Kendisi, kendileri" biçiminde bazen saygı duygusuyla veya söz konusu olanları amaçlayarak o ve onlar yerine kullanılan bir söz: "Kendileri evde yoklar mı?"- .

LENF Nedir?

Damarlarda dolaşan kanla, doku ögeleri arasında aracı görevi yapan, kan plazması ve lenfositten oluşan saydam, sarı renkte bir sıvı, ak kan, lenfa.

ŞİŞME Nedir?

Şişmek işi.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

VİTAMİN Nedir?

Besinlerde az miktarda bulunan, vücutta yapılmayan, yağda ve suda eriyebilme özelliği bulunan, eksikliği çeşitli hastalıklara yol açan maddelere verilen genel ad.

YUMUŞAK Nedir?


1 . Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı: "Pamuk yumuşaktır."- .
2 . Kolaylıkla bükülen, buruşmayan, sert karşıtı: "Yaş dallar yumuşak olur. Yumuşak kumaş."- .
3 . Dokunulduğunda hoş bir duygu uyandıran: "... yumuşak lepiska saçlarına amiyane bir perişanlık gelmişti."- Y. K. Karaosmanoğlu.
4 . Kolaylıkla işlenebilen: "Uzun gagasını yumuşak topraklara sokar, otların kökündeki yaşlığı emerek yaşarmış."- M. Ş. Esendal.
5 . Kolay çiğnenen, kolay kesilen: "Yumuşak ekmek."- .
6 . Ilıman (iklim), sert karşıtı: "Yumuşak iklim. Yumuşak hava."- .
7 . mecaz Kaba, hırçın, sert olmayan, kolay yola gelen, uysal.
8 . mecaz Okşayıcı, tatlı, hoş: "Gözleri yan aralık, kirpiklerinin arasından bana her zamanki yumuşak, tatlı, sonsuz şefkatiyle bakıyor."- Y. Z. Ortaç.
9 . mecaz Sessiz, hafif: "Onun içinde mutlaka sönüp yanan gizli yumuşak ışıklarla fosforlu bir parıldayış vardır."- A. Ş. Hisar.
10 . dil bilgisi Ötümlü.

A E F L M N T Z İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

9 Harfli Kelimeler

Lenfatizm,

7 Harfli Kelimeler

Alfenit, Fantezi, Fazilet, Melanit,

6 Harfli Kelimeler

Amnezi, Ateizm, Azimet, Eflani, Etamin, İzafet, Lafzen, Latife, Matine, Menafi, Menzil, Nafile, Namzet, Taneli, Tanzim, Tazmin, Telafi, Telfin, Tenzil,

5 Harfli Kelimeler

Aleni, Alize, Anemi, Anime, Atfen, Aznif, Email, Emtia, Enzim, Etfal, Ezani, Falez, Fanti, Filan, Filet, Final, Fitne, İlzam, İmale, İnfaz, İnzal, İtlaf, İzafe, İzale, İzlem, Lafzi, Lanet, Latif, Latin, Lenfa, Liman, Linet, Maile, Malen, Manti, Matiz, Menfa, Menfi, Metal, Metan,

4 Harfli Kelimeler

Afet, Aile, Alem, Alet, Alim, Amel, Amfi, Amil, Amin, Amit, Anif, Atel, Azil, Azim, Azit, Elan, Elif, Elim, Elit, Elma, Elti, Eman, Emin, Enam, Enli, Etil, Etli, Ezan, Fail, Faiz, Fani, Fena, Fent, Feza, File, Film, Flit, İane, İfna, İfta,

3 Harfli Kelimeler

Afi, Aft, Ait, Ali, Alt, Ani, Ant, Ate, Ati, Ela, Eti, Eza, Fal, Fan, Faz, Fel, Fen, Fil, Fin, Fit, İfa, İla, İle, İma, İta, Laf, Lam, Lan, Laz, Lef, Lif, Lim, Mai, Mal, Mat, Men, Met, Mil, Mit, Nal,

2 Harfli Kelimeler

Af, Al, Am, An, At, Az, El, Em, En, Et, Fa, Fe, İl, İm, İn, İt, İz, La, Le, Me, Mi, Ne, Ta, Te, Ti, Ze,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.