Başında v olan 9 harfli 61 kelime var. V harfi ile başlayan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble, Kelime Tahtası gibi kelime oyunlarında yardımcı olarak kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde v harfi olan kelimeler listesine ya da sonu v harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bu bir hile değil, oyun oynarken yeni kelimeler öğrenebilmeniz için size bir yardımcıdır. Kelimelerin anlamlarını öğrenmek için TDK web sitesini ziyaret edebilirsiniz. ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

VAZGEÇMEK


1 . Kendi hakkı saydığı bir şeyi artık istemez olmak.
2 . Eskiden beri yapmakta olduğu bir şeyi artık yapmaz olmak: "İçki alışkanlığından vazgeçtim."- .
3 . Niyetten veya karardan dönmek, caymak.

VARYASYON


1 . Değişik biçim, varyete: "Kültür düzeyine göre de çeşitli varyasyonlar gösterebilsin."- H. Taner.
2 . biyoloji Değişim.
3 . müzik Çeşitleme.
4 . dil bilimi Bir dil içindeki çeşitler.

VARSAYMAK

Bir olgunun sonuçlarından yararlanabilmek, bu sonuçlar üzerine düşünce üretebilmek için onu olmuş veya olacak saymak, farz etmek: "Sizi daha çok ilgilendireceğini varsaydığım konulara yöneleceğim."- H. Taner.

VEHMETMEK

Yersiz korkuya, kuşkuya düşmek, kuruntuya kapılmak, evhamlanmak: "Kollarını ... çaprazvari bağlamış, beyaz ve biraz büyücek elleri, futbolla gittikçe büyür vehmettiği pazılarını yokluyor gibi."- Ö. Seyfettin.

VELİNİMET

Birine, etkisi yaşadıkça sürecek bir iyilik ve bağışta bulunan kimse: "Velinimetlerinin bulunmadığı her mecliste kimseye söz bırakmayarak hep kendi konuşuyor."- R. H. Karay.

VAKFETMEK


1 . Mal ve mülkünü satılmamak şartıyla bir hayır kurumuna veya işine bağışlamak.
2 . mecaz Adamak, bir şeyin bütününü bir işe vermek: "Ben bütün ömrümü yuvamıza vakfedeyim de sen burada beni yalnız bırakıp çekil, öyle mi?"- A. Ş. Hisar.

VERYANSIN

"Acımadan, hiçbir şey düşünmeden saldırmak, yok etmek, bol bol harcamak veya acımasızca söylemek" anlamlarındaki veryansın etmek deyiminde geçer: "Salarım biraları kuyuya, atarız şezlongları bahçeye, veryansın eder, eski günleri anarız."- H. Taner.

VERECEKLİ


1 . Birine vereceği olan, borçlu, alacaklı karşıtı.
2 . mecaz Birinden para yönünden veya iyilik vb. yardımlar görerek borçlanan (kimse), medyun.

VURDURMAK


1 . Vurmasına yol açmak: "Hafif sesli bütün aletleri susturup davulu sabaha kadar vurdurmak istiyorum."- F. R. Atay.
2 . Vurmasını sağlamak.

VİYAKLAMA

Viyaklamak işi: "Yeni kadınların çoğu ana olmayı zarafete mugayir bir şey sayıyorlar ve çocuk viyaklamasından nefret ediyorlar."- P. Safa.

VARDIRMAK

Varmasına yol açmak, götürmek: "Hasan'la ilgilerini evlenme kertesine vardırmak için canla başla çalışan Mesture Hanım..."- H. E. Adıvar.

VESVESELİ

Kuruntulu: "... vesveseli ve daima uyanık olan zekâsı böyle bir gaflete düşmesine asla müsait değildir."- Y. K. Karaosmanoğlu.

VASITASIZ


1 . Araçsız: "Silahsızdık, vasıtasızdık, tarafsızdık fakat sırf ümitli idik."- R. E. Ünaydın.
2 . zarf Doğrudan.

VİDEOTEYP

Hem görüntü hem de ses kaydedebilen, daha önce kasete kaydedilmiş görüntü ve sesleri ekrana yansıtan aygıt, video.

VİRANELİK

Ev yıkıntıları bulunan yer: "Bu geniş viranelikte bize bu kadar bitişmenin manası var mı?"- H. R. Gürpınar.

VAMPİRLİK


1 - Vampirin davranışlarının tümü.
2 - Vampir gibi davranma biçiminde beliren akıl ve ruh sayrılığı.

VURGULAMA

Vurgulamak işi: "Şaşırtmak için bu acayip vurgulamaya aşırı bir ciddilikle devam ediyor."- H. Taner.

VOLTAMPER

Dalgalı gerilimde,
1 volt olan bir gerilim altında
1 amperlik akımın ürettiği güç birimi.

VAKANÜVİS

Osmanlı Devleti'nde zamanın olaylarını tespit etmek ve yazmakla görevli devlet tarihçisi.

VAŞİNGTON


1 - İnce kabuklu, tatlı ve sulu bir portakal türü.
2 - İnce kabuklu bir tür karpuz.