ENFİYE (TDK)


1 . Çürütülmüş tütünden yapılan ve burna çekilen keyif verici toz, burun otu.
2 . Burna çekilmek için hazırlanmış toz ilaç: "Gözleri dönmüş bir hâlde kendisini sokağa atar, bol enfiye çekerek akşamlara kadar bir başına dolaşır."- R. H. Karay.

Enfiye kelimesi baş harfi E son harfi E olan bir kelime. Başında E sonunda E olan kelimenin birinci harfi E , ikinci harfi N , üçüncü harfi F , dördüncü harfi İ , beşinci harfi Y , altıncı harfi E . Başı E sonu E olan 6 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AKŞAM Nedir?


1 - Gündüzün son ve gecenin ilk saatleri.
2 - Gece.
3 - Geceden önceki vakit, ikindi, gün sonu, tün, öğleden sonra.
4 - Havanın kararması, karanlık.

BURUN Nedir?


1 - Alınla üstdudak arasında bulunan, çıkıntılı, kemik; kıkırdak, kas ve deriden oluşmuş koku alma ve solunum organı.
2 - Kimi şeylerin ön ve sivri bölümü.
3 - Karanın özellikle yüksek ve dağlık kıyılarda, türlü biçimlerde denize uzanmış bölümü.
4 - Koku alma yetisi.
5 - Kibir, büyüklenme, çalım.

ÇEKER Nedir?

Bir tartma aletinin kaldırabildiği ağırlık miktarı.

ÇEKİ Nedir?


1 . Tartı.
2 . 225,97
8 kg olan, odun, kireç vb. ağır ve kaba şeyleri tartmakta kullanılan ağırlık ölçü birimi.
3 . mecaz Üzüntü, sıkıntı.
4 . halk ağzında Kadınların başlarına bağladıkları örtü.

ÇEKİLMEK Nedir?


1 . Çekme işi yapılmak: "Ağlar çekiliyor dalyanlarda."- O. V. Kanık.
2 . (-e) Kendini geriye veya bir yana çekmek.
3 . (-den) Bir işten, bir görevden kendi isteğiyle ayrılmak, istifa etmek: "Hiçbir zaman mebusluktan çekilmek niyetinde değilim."- T. Buğra.
4 . Azalmak.
5 . Yok olmak: "İneğin sütü çekildi."- .
6 . (-e) Bir yere geçmek: "Bir köşeye çekilerek ben de bir çay getirttim."- R. N. Güntekin.
7 . Bir yerden uzaklaşmak, bir yere uğramamak: "Dükkân karmakarışık, mallar bayat, kibar müşteriler birer birer çekiliyor, ayaktakımı her gün artıyor."- H. E. Adıvar.
8 . Geri gitmek, ricat etmek: "Türklerin çekilmesiyle beraber hain ve zehirli bir çekirge bulutu gibi oraya üşüşen Avrupalılar..."- Ö. Seyfettin.
9 . (-den) Katılmamak, vazgeçmek: "Yarışmadan çekildi."- .
10 . Katlanmak, üstlenmek, tahammül etmek: "Çekilmez dert."- . 1
1 . Tartılmak. 1
2 . Parça hâlindeki et kıyma biçimine getirilmek.

DOLAŞ Nedir?

sarma? dola?

ENFİYE Nedir?


1 . Çürütülmüş tütünden yapılan ve burna çekilen keyif verici toz, burun otu.
2 . Burna çekilmek için hazırlanmış toz ilaç: "Gözleri dönmüş bir hâlde kendisini sokağa atar, bol enfiye çekerek akşamlara kadar bir başına dolaşır."- R. H. Karay.

HAZIR Nedir?


1 . Bir iş yapmak için gereken her şeyi tamamlamış olan, anık, amade, müheyya: "Ben hazırım, isterseniz gidelim."- .
2 . Belli bir işe yarayacak, kullanılacak bir duruma getirilmiş: "Yemek hazır, buyurun."- .
3 . Belirli bir biçimde yapılmış olarak satılan, alıcı bekleyen, ısmarlama karşıtı: "Hazır elbise. Hazır ayakkabı."- .
4 . zarf Bu fırsattan yararlanarak: "Hazır çıkmışken yağ ile pirinç alayım."- R. N. Güntekin.

İLAÇ Nedir?


1 . Bir hastalığı iyi etmek veya önlemek için türlü yollarla kullanılan madde, em, deva.
2 . mecaz Çare, önlem.

KADAR Nedir?


1 . Ölçüsünde, derecesinde: "Balıkçılıkta para vardır ama dalgıçlık kadar da genç işidir."- S. F. Abasıyanık.
2 . Büyüklüğünde, genişliğinde: "Bacak kadar çocuk."- . "Avuç içi kadar yer."- .
3 . Dek: "Saat ona kadar sokaklarda gezdi."- P. Safa.
4 . Gibi: "İstanbul'un balıkları kadar balıkçıları da hoştur."- S. F. Abasıyanık.
5 . Denli: "Bu merdivenleri, yapıldığı günden beri bu kadar telaşla çıkmamışımdır."- Y. Z. Ortaç.
6 . Süre belirten bir söz: "Bu minval üzere yedi ay kadar geçti, geçmedi."- R. H. Karay.
7 . zarf Miktarda, derecede: "İçinde biriken hayat bazen taşacak kadar çok oluyor."- H. E. Adıvar.
8 . Gösterme sıfatlarından biriyle bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten söz: "Kantara'nın önünde yüz kadar düşman çadırı kurulmuştu."- F. R. Atay.

KARA Nedir?

Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak: "Havamız da karamız da denizlerimiz de kirli olduğuna göre..."- H. Taner.

KENDİ Nedir?


1 . İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, zat.
2 . Kişiler üzerinde direnilerek durulduğunu anlatan bir söz: "Kendisi gelsin. Kendimiz görmeliyiz."- .
3 . Bir işte başkalarının etkisi bulunmadığını belirten bir söz: "Kendi yapacağı işi bırakır, âleme öğüt vermeye kalkar."- B. Felek.
4 . "Kendisi, kendileri" biçiminde bazen saygı duygusuyla veya söz konusu olanları amaçlayarak o ve onlar yerine kullanılan bir söz: "Kendileri evde yoklar mı?"- .

KEYİF Nedir?


1 - Vücut esenliği, sağlık.
2 - Canlılık, tasasızlık, iç rahatlığı.
3 - Hoş vakit geçirme.
4 - İstek, heves, zevk.
5 - İspirtolu içki ve başka maddeler kullanıldığında insanda görülen durum.
6 - Yolsuz ve kuraldışı istek.
7 - Esrar.

TÜTÜN Nedir?


1 . Patlıcangillerden, birleşiminde nikotin bulunan, otsu bir bitki (Nicotiana tabacum).
2 . bitki bilimi Bu bitkinin kurutulup kıyılarak sigara biçiminde veya pipoyla içilen yaprağı: "Elinin tersiyle yeleğine düşen tütün küllerini silkti."- M. Ş. Esendal.
3 . halk ağzında Duman: "Tütün kokuyorsun diye beni iter."- H. E. Adıvar.

VERİCİ Nedir?


1 . Veren, verme yanlısı kimse: "Cahilden kral olur ama tarihe vesika verici olmaz."- A. Gündüz.
2 . Çıkar gözetmeksizin her türlü yardımı yapan, esirgemeyen kimse.
3 . fizik Elektromanyetik dalgalar yardımıyla işaret, ses ve görüntü iletmeye yarayan cihazların genel adı: "Anten olursa verici istasyonları da kurulabilir."- F. R. Atay.
4 . tıp (***) Başkasına aktarılmak üzere kan, doku veya organ veren kimse, donör.

YAPI Nedir?


1 . Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina.
2 . Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon.
3 . Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme: "Kırıkkale yapısı bir tabanca."- .
4 . Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür: "Yapısı sağlam, güzel bir erkekti."- Y. Z. Ortaç.
5 . Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür: "Dil yapısı. Cümle yapısı."- .
6 . felsefe Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün.
7 . toplum bilimi Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür.

E E F N Y İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

6 Harfli Kelimeler

Enfiye,

5 Harfli Kelimeler

Nefiy,

4 Harfli Kelimeler

Niye, Yeni, Yine,

3 Harfli Kelimeler

Efe, Fen, Fin, İye, Ney, Yen,

2 Harfli Kelimeler

En, Ey, Fe, İn, Ne, Ye,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.