Başında S olan 4 harfli 134 kelime var. S harfi ile başlayan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble, Kelime Tahtası gibi kelime oyunlarında yardımcı olarak kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde S harfi olan kelimeler listesine ya da sonu S harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bu bir hile değil, oyun oynarken yeni kelimeler öğrenebilmeniz için size bir yardımcıdır. Kelimelerin anlamlarını öğrenmek için TDK web sitesini ziyaret edebilirsiniz. ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

STEN


9 mm çapında, İngiliz yapısı, hafif, kullanışı kolay bir tür makineli tüfek. sten (II) isim, fizik Fransızca sthène Bir tonluk bir kütleye bir saniyede
1 m hız artışı veren kuvvet ölçü birimi.

SALA

Müslümanları bayram veya cuma namazına çağırmak, bazı yerlerde cenaze için kılınacak namazı haber vermek amacıyla minarelerde okunan dua: "Su salası, gündüz, vakitli vakitsiz verilirdi."- Y. K. Beyatlı.

SPOR


1 . Kişisel veya toplu yarışlar biçiminde yapılan, bazı kurallara göre uygulanan beden hareketlerinin tümü.
2 . sıfat Kullanışı rahat, kolay olan: "Hiç değilse spor bir ceket ister şöyle."- H. Taner.

SILA


1 . Bir süre ayrı kaldığı bir yere veya yakınlarına kavuşma.
2 . Gurbetteki bir kimse için doğup büyüdüğü ve özlediği yer: "Bakarım bakarım sılam görünmez / Ara yerde yıkılası dağlar var."- Karacaoğlan.

SARI


1 - Güneş ışığının ayrışma tayfında yeşil ile portakalrengi arasında olan renk, altının, kükürdün, limonun rengi.
2 - Bu renkte olan: Sarı defter .
3 - Soluk, solgun: Bugün seni sarı gördüm .

SİNE


1 . Göğüs.
2 . mecaz Gönül, yürek: "Elif kaşlarını çatar / Gamzesi sineme batar."- Karacaoğlan.
3 . mecaz Bağır, iç: "Hangi semtin eczanesi bu kadar değerli insanı sinesinde toplayabilmiştir?"- H. Taner.

SIVA


1 . Herhangi bir yapıdaki yüzeyleri düzgünleştirmek için kullanılan, yarı akışkan, kum, kireç, çimento karışımı veya toprak harç.
2 . Bir yapının duvarlarına sürülen ince harç tabakası.

SUNU


1 . Sunulan şey: "İlk Çağın insanları sunu niyetine öd ağacı gibi, günlük gibi güzel koku saçan bitkiler yakarlardı."- A. Erhat.
2 . Ön söz, takdim.
3 . Piyasaya mal çıkartma, arz.

SARP


1 . Dik, çıkması ve geçilmesi güç (yer), yalman: "İki gündür sarp dağ yollarını aşıyoruz."- F. R. Atay.
2 . isim, mecaz Güç, güçlük: "Düz ovada sarpa çekme yolunu / Ver mektebe okutsunlar oğlunu."- Âşık Veysel.

SİNİ

Üzerinde yemek de yenilebilen yuvarlak, bakır veya pirinçten büyük tepsi: "Sininin üstünde, çepeçevre tahta kaşıklar ve yerde sini etrafında birer küçük minder dizilmişti."- A. Haşim.

SODA


1 . Sindirimi kolaylaştırmak, susuzluğu gidermek, içkileri sulandırmak için kullanılan, içinde sodyum karbonat bulunan, köpüren su.
2 . Temizlik işlerinde kullanılan bir çeşit tuz.

SIRF


1 . Yalnızca: "Sırf vazife diye yaptığım bu ufak tefek hizmetler boşa gitti."- R. N. Güntekin.
2 . Tümüyle, bütün olarak, büsbütün: "Kâhinliğimin sırf bir tesadüfe dayandığı oy birliği ile kabul edildi."- H. Taner.

SANI

Sanma durumu veya sonucu, zan, zehap: "Söylediklerimiz, yazdıklarımız, hayatın birtakım konulara bölünmüş olduğu sanısını sürdürüp yalanı berkitmekten başka neye yarar?"- N. Ataç.

SARA

Zaman zaman kendini kaybederek olduğu yere düşme, vücutta şiddetli çırpınmalar ve ağız köpürmesi ile ortaya çıkan bir sinir hastalığı, tutarık, tutarak, tutarga, yilbik, epilepsi.

SAMİ


1 . Hz. Nuh'un oğlu Sam'dan türediklerine inanılan beyaz ırkın Arapça, Asurca, İbranice ve Habeşçe konuşan çeşitli kavimlerinin toplandığı kol.
2 . sıfat Bu kola özgü olan.

SAAT


1 - Bir günlük sürenin yirmi dörtte birine eşit zaman parçası.
2 - Vakit, zaman.
3 - Bir işin yapıldığı belirli zaman.
4 - Bayağı yürüyüşle bir saatte alınan yol.
5 - Günün hangi saati olduğunu gösteren aygıt.
6 - Sayaç.

SEFA


1 . Gönül rahatlığı, rahatlık, kaygısız ve sakin olma.
2 . Eğlence, zevk, neşe: "Beni tam manasıyla mesut eden de asıl bu çeşit tatil sefalarıydı."- Y. K. Karaosmanoğlu.

SPOT


1 . Herhangi bir aynalı alet ile ekran üzerinde oluşturulan görüntü.
2 . Tanıtımcık.
3 . ekonomi Peşin.
4 . sinema Işıntı: "İkinci bir spot yanmıştı şimdi, sahneyi şöyle bir tarayıp üst kısımları aydınlattı."- N. Eray.

SÜİT


1 . Aynı tonda yazılmış şarkı biçimindeki dans müziği.
2 . Otellerde değişik amaçlar için kullanılmak üzere donatılmış ve birden çok odaya sahip olan özel bölüm.

SORU


1 . Bir şey öğrenmek için birine yöneltilen ve karşılık gerektiren söz veya yazı, sual: "Minicik ellerini uzatarak bu taş nedir, diyen sorusu hâlâ hatırımızda!"- O. S. Orhon.
2 . Bir öğrenciye sınavda yöneltilen söz veya yazı, sual.