Başında olan 6 harfli 22 kelime var. TÜ ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde tü olan kelimeler listesine ya da sonu tü ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TÜMLEÇ

  1. [isim] Tümleyen şey, mütemmim
  2. Genellikle fiilin anlamını çeşitli yönlerden tamamlayan, herhangi bir ad durumunda bulunan, edat alan ad veya tamlama, meful, mütemmim

TÜREME

  1. [isim] Türemek işi
  2. Aynı kökten çıkma, iştikak

TÜVANA

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Kuvvetli, dinç, canlı
    • "Ortada birtakım genç, tüvana adamlar soyunmuş, dökünmüş duruyorlar." (Memduh Şevket Esendal)

TÜMBEK

  1. [isim] Tümsek

TÜTMEK

  1. [nsz] Duman veya buhar çıkarmak
    • "Dumanı tütmekte olan bir vapuru görerek artık yerine dönmeyi akıl etti." (Haldun Taner)
  2. Dumanı geri vermek
    • "Kahvelerin içi tüten ocakla göz gözü görmez bir hâldeydi." (Sait Faik Abasıyanık)
  3. Yaşamak, varlığını sürdürmek
    • "Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak, / Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak." (Mehmet Akif Ersoy)
  4. İyi veya kötü kokmak

TÜPLÜK

  1. [isim] Laboratuvarlarda cam tüpleri koymaya yarayan tahta veya metal tabla

TÜRBİN

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Su, buhar, gaz gibi herhangi bir akışkanın hareket enerjisiyle ve birtakım özel düzenler yardımıyla dönerek çalışan araç

TÜYSÜZ

  1. [sıfat] Tüyü olmayan
    • "Tüysüz kollarında bir adale hareketi görülüyordu." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Henüz bıyığı, sakalı çıkmamış

TÜMSEK

  1. [isim] Küçük tepe, tüm (II), tümbek
    • "Sazlarla, kamışlarla örtülü bir tümseği atladım. Kıyıdayım." (Orhan Veli Kanık)
  2. Çıkıntılı yer, kabarıklık, şişkinlik
    • "Bu uzun hayalden birdenbire önümde bir tümsek beni uyandırdı." (Halide Edip Adıvar)

TÜREDİ

  1. [sıfat] Kendisinden umulmayan bir biçimde sivrilmiş ve hakkı olmayan bir duruma gelmiş (kimse), yerden bitme, zıpçıktı
    • "Attığı temeller üzerine ancak bir sonradan görme türedi evi kurulabilirdi." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Nereden geldiği, nasıl ortaya çıktığı belirsiz, gerçek bir değeri olmayan
    • "Ama bu türedi akımları sevmemekle kalmaz..." (Abdülhak Şinasi Hisar)

TÜRKÇÜ
...
TÜRKÇE
...
TÜVEYÇ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Çiçek tacı

TÜMLÜK

  1. [isim] Tüm olma durumu
    • "Çağımızın en belirgin manevi yanının, insan varlığının tümlüğünü araştırmak olduğunu unutmayalım." (Selâhattin Hilav)

TÜRBAN

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] İnce kumaştan yapılmış, başı sıkıca kavrayan bir tür baş örtüsü

TÜNEME

  1. [isim] Tünemek işi

TÜRDEŞ

  1. [sıfat] Türleri bir olan

TÜCCAR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Ticaret yapan, ticaretle uğraşan kimse, tacir
    • "Ova köylerinde sözü geçen bir koyun tüccarı ile orada buluşacaktı." (Tarık Buğra)

TÜYMEK

  1. [nsz] Kaçmak
    • "Bir bahane icadıyla şuradan beş on gün için tüyemez miyiz?" (Ercüment Ekrem Talu)

TÜMLER

  1. [sıfat] Tümleyen, mütemmim

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü