İçinde uğra olan 23 kelime var. İçerisinde UĞRA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında uğra olan kelimeler listesine ya da Sonu uğra ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

TUĞRAKEŞLİK, UĞRAŞTIRMAK

10 Harfli Kelimeler

UĞRAŞILMAK, UĞRAŞTIRMA

9 Harfli Kelimeler

UĞRALAMAK, UĞRAŞILMA

8 Harfli Kelimeler

TUĞRAKEŞ, UĞRALAMA, UĞRANMAK, UĞRAŞMAK, UĞRATMAK

7 Harfli Kelimeler

TUĞRALI, UĞRAMAK, UĞRANMA, UĞRAŞMA, UĞRATMA

6 Harfli Kelimeler

UĞRAMA, UĞRAŞI

5 Harfli Kelimeler

BUĞRA, TUĞRA, UĞRAK, UĞRAŞ

4 Harfli Kelimeler

UĞRA


Kelime bulma makinesi

A R U Ğ Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

4 Harfli Kelimeler

UĞRA

2 Harfli Kelimeler

AĞ, AR, RA, UR

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

UĞRAŞTIRMAK

  1. [-i] Uğraşmasına yol açmak
    • "Bu iş beni çok uğraştırdı."

TUĞRAKEŞLİK

  1. [isim] Tuğrakeş olma durumu
  2. Tuğrakeşin görevi

UĞRAŞILMAK

  1. [-le] Uğraşma işi yapılmak

UĞRAŞTIRMA

  1. [isim] Uğraştırmak işi

UĞRAŞILMA

  1. [isim] Uğraşılmak işi

UĞRALAMAK

  1. [-i] Uğra serpmek

UĞRAŞMAK

  1. [-le] Bir iş üzerinde sürekli çalışmak
    • "Muhacir kümeleri arasında, ekmek dağıtmakla uğraşan yaşlıca bir adama seslendi." (Peyami Safa)
  2. [-e] Bir işi başarmaya çalışmak, iş edinmek
    • "İkisi barbut oynuyor, üçüncüsü, en küçükleri, bir çekirgeye sigara içirmeye uğraşıyordu." (Haldun Taner)
  3. Zamanını bir işe verme durumunda kalmak
    • "Ee, hadi yürü yahu. Senlen mi uğraşacağız?" (Haldun Taner)
  4. Savaşmak
    • "Düşmanlarla uğraşmak için sonuna kadar çalışmaya azmettik." (Atatürk)
  5. Birine kötü davranmak
    • "Aman, siz de hep beybabamla uğraşırsınız!" (Ömer Seyfettin)

TUĞRAKEŞ

Kelime Kökeni : Türkçe

  1. [isim] Nişancı

UĞRALAMA

  1. [isim] Uğralamak işi veya durumu

UĞRANMAK

  1. [nsz] Uğrama işi yapılmak

UĞRATMAK

  1. [-i] Uğrama işini yaptırmak, uğramasına sebep olmak
    • "Öteki tabancayla, o da mağdurun belinden aşağısını felce uğrattı." (Burhan Felek)
  2. [-den] Savmak, çıkmak, dışarı atmak, kovmak

UĞRAMAK

  1. [-e] Yola devam etmek üzere, bir yerde kısa bir süre kalmak
    • "Üç günde yalnız üç vapur iskeleye uğradı." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Bir yerin yanından, yakınından, içinden geçmek
    • "Ona kapıdan şöyle bir uğramak isterdim." (Haldun Taner)
  3. Fırlayarak çıkmak, dışarı çıkmak
    • "Zelzele çığlığıyla beraber hepsi evden dışarı uğradılar." (Memduh Şevket Esendal)
  4. Kötü duruma konu olmak
    • "Öldüreceğiz diyenlere karşı, ölmeyeceğiz diye harbe girebiliriz. Lakin millet hayatı tehlikeye uğramadıkça harp bir cinayettir." (Atatürk)
  5. Yaklaşmak
    • "Erkek misafir geldiği zaman Despina'dan başka kimse salona, kapının yanına uğramayacaktı." (Ömer Seyfettin)
  6. Karşılaşmak, maruz kalmak
    • "Millî Mücadele'nin başından o güne kadar Atatürk'ün en hafif bir sitemine uğramamıştım." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  7. Cin, peri çarpmak

TUĞRALI

  1. [sıfat] Tuğrası olan

UĞRATMA

  1. [isim] Uğratmak işi
    • "Gece kendiliğinden çıtırdayan merdiven tahtaları onu yalın ayak odasından uğratmaya yetiyordu." (Haldun Taner)

UĞRANMA

  1. [isim] Uğranmak işi

UĞRAŞMA

  1. [isim] Uğraşmak işi
    • "Çetin bir uğraşma pahasına mesleğimde muvaffak oluyorum." (Reşat Nuri Güntekin)

UĞRAMA

  1. [isim] Uğramak işi

UĞRAŞI

  1. [isim] Uğraşılan şey, iş güç, meşgale
    • "İnsanı her günkü uğraşılarından koparışları, kavrayıp götürüşleri de caba." (Mustafa Necati Sepetçioğlu)
  2. Görev ve meslek dışında severek yapılan, dinlendirici, oyalayıcı uğraş, düşkü, hobi

UĞRAK

  1. [isim] Çok uğranılan yer
    • "Bingöl bugün de şahinlerin yaylağı, çobanın uğrağı ve Türk'ün sevgisidir." (Etem İzzet Benice)
  2. Yol uğrağı
    • "Yol boyundaki bütün uğraklarının aksine bu nahiyeye karşılanarak girmişlerdi." (Tarık Buğra)

BUĞRA

  1. [isim] Erkek deve, iki hörgüçlü deve, buğur

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü