İçinde kılma olan 32 kelime var. İçerisinde KILMA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kılma olan kelimeler listesine ya da Sonu kılma ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

SIKILMAZLIK

10 Harfli Kelimeler

BIRAKILMAK

9 Harfli Kelimeler

ACIKILMAK, BIRAKILMA, KAYKILMAK, KIRKILMAK

8 Harfli Kelimeler

ACIKILMA, BAKILMAK, BIKILMAK, ÇAKILMAK, ÇIKILMAK, KAKILMAK, KAYKILMA, KIRKILMA, SIKILMAK, SIKILMAZ, TAKILMAK, TIKILMAK, YAKILMAK, YIKILMAK

7 Harfli Kelimeler

BAKILMA, BIKILMA, ÇAKILMA, ÇIKILMA, KAKILMA, SIKILMA, TAKILMA, TIKILMA, YAKILMA, YIKILMA

6 Harfli Kelimeler

KILMAK

5 Harfli Kelimeler

KILMA


Kelime bulma makinesi

A I K L M Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

5 Harfli Kelimeler

ALKIM, KALIM, KILMA

4 Harfli Kelimeler

AKIL, AKIM, AKLI, ALIK, ALIM

3 Harfli Kelimeler

AKI, KAL, KAM, KIL, LAK, LAM, MAL

2 Harfli Kelimeler

AK, AL, AM, LA, MA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SIKILMAZLIK

  1. [isim] Sıkılmaz olma durumu

BIRAKILMAK

  1. [nsz] Bırakma işine konu olmak, terk edilmek
    • "Bırakılınca azat edilmiş bir kırlangıç gibi fırladı." (Sait Faik Abasıyanık)

BIRAKILMA

  1. [isim] Bırakılmak işi veya durumu

KIRKILMAK

  1. [nsz] Kırkma işi yapılmak
    • "Yazıhanenin başında oturan çiçek bozuğu, ince kırkılmış softa sakallı birisi buranın müdürüydü." (Aka Gündüz)

KAYKILMAK

  1. [-e] Arkaya doğru eğilerek, yaslanarak oturmak

ACIKILMAK

  1. [nsz] Acıkma işine konu olmak
    • "Bu saatte acıkılır mı?"

SIKILMAZ

  1. [sıfat] Sıkılması olmayan, utanmaz, yüzsüz

KAYKILMA

  1. [isim] Kaykılmak işi

YAKILMAK

  1. [nsz] Yakma işi yapılmak
    • "Ateş yakılmak, kına yakılmak."

KAKILMAK

  1. [-e] Kakma işi yapılmak
    • "Dedeye -yeni şakirdiniz efendim- diyerek çekilip gidince kız odanın ortasında kakılıp kaldı." (Halide Edip Adıvar)

ÇIKILMAK

  1. [-e] Dışarı veya yukarı gidilmek
    • "Dağa çıkıldı. Bu havada dışarıya çıkılmaz."

ACIKILMA

  1. [isim] Acıkılmak işi veya durumu

BIKILMAK

  1. [nsz] Usanılmak

BAKILMAK

  1. [nsz] Bakma işine konu olmak veya bakma işi yapılmak
    • "Öyle dik dik bakılmaya, sert hareketlere tahammül edemiyorlardı." (Refik Halit Karay)

TIKILMAK

  1. [nsz] Tıkma işi yapılmak
    • "Bütün vücudu sanki ziftten bir kılıf içine tıkılmış gibi idi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Dar, sıkıntılı bir yerde bulunmak, sıkışmak
    • "Mecliste altmış kişi bir odaya tıkıldık." (Yusuf Ziya Ortaç)
  3. Tutukevine konmak
    • "Dama tıkıldım ama temyizde beraat ettim." (Aka Gündüz)

YIKILMAK

  1. [nsz] Yıkma işi yapılmak veya yıkma işine konu olmak
  2. Herhangi bir sebeple çökmek, göçmek
    • "Duvar yıkıldı."
  3. Devrilmek, yığılmak
    • "... yüzükoyun yıkılıp kalmış bir kadın, kaçışan hizmetçiler..." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  4. İstenmeyen biri çekilip gitmek, defolmak
  5. Yok olmak, mahvolmak
  6. [-e] Yüklenmek
    • "Bütün işler onun üstüne yıkılmıştı." (Reşat Nuri Güntekin)

KIRKILMA

  1. [isim] Kırkılmak işi

ÇAKILMAK

  1. [-e] Çakma işine konu olmak
    • "Ceketini serginin tahtasına çakılmış çividen alır, omuzlarına bırakır." (Sait Faik Abasıyanık)
    • "Bir arıza yapsa araba çakılıp kalacağız." (Çetin Altan)
  2. Hızla düşüp saplanmak
    • "Uçak dağa çakıldı."
  3. [nsz] Ortaya çıkmak, farkına varılmak, anlaşılmak

TAKILMAK

  1. [nsz] Takma işi yapılmak
    • "Kendisine bu ad takılmış, takıldığı gibi de kalmıştır." (Memduh Şevket Esendal)
  2. [-e] Denge bozulacak bir biçimde bir yere dokunup aksaklık ortaya çıkmak
    • "Önünü çok iyi göremeyen hayvanın ayağı bir taşa takıldı." (Osman Cemal Kaygılı)
    • "Bekçi çekildi gitti. Fakat çocuğun gözleri pencereye takılıp kalmıştı." (Halide Edip Adıvar)
  3. [-e] Bir yerde bir süre kalmak
    • "İğne bir müddetten beri plağın bozuk yerine takılmış, ha babam ha, bir melodiyi tekrar edip duruyordu." (Haldun Taner)
  4. [-e] Olumsuz veya aksayan, eksik bir yanını görerek üstünde durmak
    • "Son günlerde bir de usta sözüne takılır oldum." (Nezihe Meriç)
  5. Kızdırmak, üzmek, şaşırtmak amacıyla şaka yollu konuşmak
    • "İstasyon memuru onun şehre seyrek indiğini bildiğinden her seferinde takılır." (Haldun Taner)
  6. Karşı cins ile ilişki kurmayı veya arkadaş olmayı istemek

SIKILMAK

  1. [nsz] Sıkma işi yapılmak
    • "Çamaşırlar sıkıldı."
  2. Can sıkıntısı duymak
    • "Bu merasimden fazla sıkıldığını belli eden bir sabırsızlıkla kapıdan yana bakmaya başladı." (Haldun Taner)
  3. Utanıp çekinmek
    • "O dakikadan dakikaya daha ziyade şaşırıyor, sıkılıyor, buradan kurtulmak istiyordu." (Memduh Şevket Esendal)
  4. Sıkıntıya düşmek

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü