İçinde kık olan 19 kelime var. İçerisinde KIK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kık olan kelimeler listesine ya da Sonu kık ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

KIKIRDAKSIZ, KIKIRDATMAK

10 Harfli Kelimeler

ÇIKIKÇILIK, KIKIRDAKLI, KIKIRDAMAK, KIKIRDATMA, KIKIRDAYIŞ

9 Harfli Kelimeler

KALKIKLIK, KIKIRDAMA, SARKIKLIK

8 Harfli Kelimeler

ÇIKIKLIK, KIKIRDAK, KIKIRLIK

7 Harfli Kelimeler

ÇIKIKÇI, KIKIRTI

6 Harfli Kelimeler

KALKIK, SARKIK

5 Harfli Kelimeler

ÇIKIK, YIKIK


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KIKIRDATMAK

  1. [-i] Kıkırdamasına sebep olmak

KIKIRDAKSIZ

  1. [sıfat] Yapısında kıkırdak bulunmayan

KIKIRDATMA

  1. [isim] Kıkırdatmak işi

ÇIKIKÇILIK

  1. [isim] Çıkıkçının mesleği

KIKIRDAMAK

  1. [nsz] "Kıkır kıkır" diye ses çıkararak gülmek
  2. Donacak kadar üşümek
  3. Soğuktan donmak
  4. Ölmek

KIKIRDAYIŞ

  1. [isim] Kıkırdama işi veya biçimi

KIKIRDAKLI

  1. [sıfat] Yapısında kıkırdak bulunan

KALKIKLIK

  1. [isim] Kalkık olma durumu

SARKIKLIK

  1. [isim] Sarkık olma durumu

KIKIRDAMA

  1. [isim] Kıkırdamak işi

ÇIKIKLIK

  1. [isim] Çıkık olma durumu

KIKIRDAK

  1. [isim] Kemik kadar sert olmayan, dayanıklı, esnek, bükülgen, damarsız bağ dokusu
    • "Kulak kıkırdağı."
  2. Sığır ve danada, hayvanın göğüs boşluğunun arka tarafının alt bölümünde bulunan parça

KIKIRLIK

  1. [isim] İçten gülme durumu

ÇIKIKÇI

  1. [isim] Çıkıkları düzelten kimse, sınıkçı, kırıkçı
    • "... buzdan kayıp bacağını kırdı. Çıkıkçı getirdiler, bacağı şimdilik alçıda." (Tarık Dursun K)

KIKIRTI

  1. [isim] Kıkırdarken çıkan ses

KALKIK

  1. [sıfat] Düzeyine göre yüksekte olan
    • "Masanın bir tarafı kalkık."
  2. Kabararak yerinden ayrılmış
    • "Kaplamanın ortası kalkık."
  3. Dik durumda, ucu yukarı doğru olan
    • "Ve eniştemiz yine kaşlarını, omuzlarını yukarıya kalkık ve başını önüne eğik tutmaya koyulurdu." (Abdülhak Şinasi Hisar)

SARKIK

  1. [sıfat] Aşağı doğru uzanmış veya uzanmış, sarkmış, sölpük, salpa, gevşek
    • "İri yarı, bıyıkları sarkık bir ozan elini dostça omzuna attı." (Çetin Altan)

YIKIK

  1. [sıfat] Yıkılmış olan, harap, viran
    • "Oradaki yıkık evin kapısından belki gökyüzüne gireceğiz." (Reşat Nuri Güntekin)

ÇIKIK

  1. [isim] Bir kemik veya organın yerinden çıkmış olması
    • "Kolunda çıkık var."
  2. [sıfat] Yerinden çıkmış (kemik veya organ)
  3. [sıfat] Çıkıntısı olan
    • "Bu adam, elli beş, altmış yaşlarında, boynu biraz yana çarpılmış, çıkık alınlı, çökük yanaklı, kara kuru bir ihtiyardı." (Reşat Nuri Güntekin)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü