İçinde YUVA olan 25 kelime var. İçerisinde YUVA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında YUVA olan kelimeler listesine ya da Sonu YUVA ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

14 Harfli Kelimeler

YUVARLAKLAŞMAK

13 Harfli Kelimeler

YUVARLAKLAŞMA

12 Harfli Kelimeler

BÜLBÜLYUVASI

11 Harfli Kelimeler

YUSYUVARLAK, YUVARLAKLIK, YUVARLANMAK, YUVARLATMAK

10 Harfli Kelimeler

YUVALANMAK, YUVARLACIK, YUVARLAMAK, YUVARLANIŞ, YUVARLANMA, YUVARLATMA, YUVARÖLÇER

9 Harfli Kelimeler

YUVALAMAK, YUVALANMA, YUVARLAMA

8 Harfli Kelimeler

YUVALAMA, YUVARLAK

7 Harfli Kelimeler

AKYUVAR, ALYUVAR

6 Harfli Kelimeler

YUVALI

5 Harfli Kelimeler

YUVAK, YUVAR

4 Harfli Kelimeler

YUVA


Kelime bulma makinesi

A U V Y Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

4 Harfli Kelimeler

YUVA

3 Harfli Kelimeler

VAY

2 Harfli Kelimeler

AV, AY, YA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

YUVARLAKLAŞMAK

  1. [nsz] Yuvarlak bir biçim almak, yuvarlak duruma gelmek

YUVARLAKLAŞMA

  1. [isim] Düz ünlünün ünsüz etkisiyle yuvarlak oluşu: savırmak > savurmak, kavışmak > kavuşmak, yımışak yumuşak gibi

BÜLBÜLYUVASI

  1. [isim] Daire biçiminde, ortası çukur ve bu çukur yere piştikten sonra dövülmüş Antep fıstığı konulan bir tür hamur tatlısı

YUSYUVARLAK

  1. [sıfat] Yuvarlak, küre biçiminde olan
    • "Genç ama fıçı gibi şişman, yusyuvarlak bir kız." (Memduh Şevket Esendal)

YUVARLANMAK

  1. [nsz] Kendi üzerinde dönerek hareket etmek
    • "Fıçı yuvarlanıyor."
    • "Biz işte aile gibi bir şeyiz burada, büyük hanımı da kendimize uydurduk, yuvarlanıp gidiyoruz." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Dökülerek düşmek
    • "Bu hayvancıklara bakarken gözlerimden yaşların yuvarlandığını ve toplandığını duydum." (Memduh Şevket Esendal)
  3. Devrilmek, düşmek
    • "Kapı açılır açılmaz yüzükoyun ve kaskatı yere yuvarlandı." (Aka Gündüz)
  4. Ansızın, beklenmedik bir zamanda ölmek

YUVARLATMAK

  1. [-i] Yuvarlama işini yaptırmak

YUVARLAKLIK

  1. [isim] Yuvarlak olma durumu

YUVARLATMA

  1. [isim] Yuvarlatmak işi

YUVARLANMA

  1. [isim] Yuvarlanmak işi

YUVALANMAK

  1. [nsz] Ev bark, yuva sahibi olmak, yuva kurmak
  2. Silah, görünmeyecek bir biçimde gizlenmek
  3. Bir yerde birikmek, toplanmak

YUVARLAMAK

  1. [-e] Bir şeyi bir yerden kaldırmadan ekseni çevresinde döndürerek yürütmek, tekerlemek
    • "... balta ve küskü ile onu kaldırır, aşağıya yuvarlarız." (Refik Halit Karay)
  2. [-i] Döndürerek tomar yapmak veya yuvarlak duruma getirmek
  3. [-i] Hızla düşürmek, devirmek
    • "Bir çelmede adamı yere yuvarladı."
  4. [nsz] Sözü belirsizce, anlaşılmayacak biçimde söylemek
  5. [nsz] İnanılmayacak yalanlar söylemek
  6. [nsz] İstekle ve çabucak yemek veya içmek
    • "Birbiri ardınca bilmem kaç şişe bira yuvarlamış." (Atilla İlhan)

YUVARLACIK

  1. [sıfat] Küçük ve yuvarlak
    • "Nil yuvarlacık kalçalarına, seyredenlerle alay eden bir eda vermeyi bilmişti." (Refik Halit Karay)

YUVARÖLÇER

  1. [isim] Özellikle optik camların küresel eğriliğini ölçmeye yarayan araç

YUVARLANIŞ

  1. [isim] Yuvarlama işi veya biçimi
    • "Bu da hemen hemen kayalıktan denize yuvarlanış kadar tehlikeli bir iş..." (Refik Halit Karay)

YUVARLAMA

  1. [isim] Yuvarlamak işi
  2. Yuvalama

YUVALANMA

  1. [isim] Yuvalanmak işi

YUVALAMAK

  1. [nsz] Yuva yapmak
    • "Leylek bacaların üstünde yuvalar."

YUVALAMA

  1. [isim] Yuvalamak işi
  2. İnce bulgur, soğan ve yağsız kıymanın yoğrulup küçük köfteler durumuna getirildikten sonra et suyu ve nohut ile pişirilmesiyle hazırlanan bir tür yemek, analıkızlı
    • "Sebze dolmaları ve katmer tatlısının yanı sıra Antep'in otantik yuvalama yemeği de var."

YUVARLAK

  1. [sıfat] Top veya küre biçiminde olan, müdevver
    • "Yuvarlak bir yüz. Yuvarlak bir masa."
    • "Yuvarlak konuşmayı bırak da söyleyeceğini açıkça söyle diye hatibe müdahale etti." (Haldun Taner)
  2. [isim] Top veya küre biçiminde toparlak şey

ALYUVAR

  1. [isim] Kana al rengini veren, çekirdeksiz, yuvarlak, küçük hücre, eritrosit
    • "Kanın her milimetreküpünde beş milyon kadar alyuvar bulunur."

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü