İçinde SALI olan 33 kelime var. İçerisinde SALI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında SALI olan kelimeler listesine ya da Sonu SALI ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

12 Harfli Kelimeler

SALIVERİLMEK

11 Harfli Kelimeler

MANİSALILIK, SALINCAKSIZ, SALIVERİLME

10 Harfli Kelimeler

BURSALILIK, BURUNSALIK, SALINCAKÇI, SALINCAKLI, SALIPAZARI, SALIVERMEK

9 Harfli Kelimeler

KARAİSALI, LOHUSALIK, MASALIMSI, SALINTILI, SALIVERME

8 Harfli Kelimeler

MANİSALI, SALINCAK, SALINMAK

7 Harfli Kelimeler

BURSALI, KASALIK, KISALIK, KISALIŞ, SALINIM, SALINIŞ, SALINMA, SALINTI, TAKSALI

6 Harfli Kelimeler

KASALI, POSALI, TASALI, YASALI

5 Harfli Kelimeler

SALIK

4 Harfli Kelimeler

SALI


Kelime bulma makinesi

A I L S Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

4 Harfli Kelimeler

ASIL, SALI, SILA

3 Harfli Kelimeler

ASI, SAL

2 Harfli Kelimeler

AL, AS, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SALIVERİLMEK

  1. [nsz] Salıverme işine konu olmak

SALINCAKSIZ

  1. [sıfat] Salıncağı olmayan
    • "Bayramım, çocukluk bayramım salıncaksız geçmiş gibi gözüme yaş doldu." (Sait Faik Abasıyanık)

SALIVERİLME

  1. [isim] Salıverilmek işi

MANİSALILIK
...
SALIVERMEK

  1. [-i] Bırakmak, koyuvermek, serbest bırakmak
    • "Nadide Hanım, yemekten sonra torunlarını bahçeye salıvermiş, kendisi büyüklerle beraber sofra başında kalmıştı." (Reşat Nuri Güntekin)

BURSALILIK
...
SALIPAZARI
...
SALINCAKÇI

  1. [isim] Eğlence yerlerinde salıncak çalıştıran kimse
    • "Salıncakçının oğlu herkese göz kulak oluyordu." (Tarık Dursun K)

BURUNSALIK

  1. [isim] Burunsak

SALINCAKLI

  1. [sıfat] Salıncak gibi sallanmaya yarar biçimde olan, salıncağı olan
    • "Salıncaklı koltuk."
    • "Salıncaklı çocuk bahçesi."

SALINTILI

  1. [sıfat] Herhangi bir etkiyle sarsılabilen, sallanabilen
    • "Salıntılı bir ev."
  2. Yürüyüşünde iki yana salınan

LOHUSALIK

  1. [isim] Lohusa olma durumu
  2. Doğumdan sonraki yedi veya kırk günlük dönem

KARAİSALI
...
MASALIMSI

  1. [sıfat] Masalsı

SALIVERME

  1. [isim] Salıvermek işi

SALINMAK

  1. [nsz] Yürürken uyumlu hareketlerle hafifçe bir yandan bir yana eğilmek
    • "Vücudu o kadar narindi ki hafif rüzgârlarla sallanan salkım söğütler gibi oradan oraya salınıyor." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. [-e] Salma işine konu olmak
    • "İlaçlar yazıldı. Eczaneye adam salındı. Hekime kahve pişti, getirildi." (Memduh Şevket Esendal)

SALINCAK

  1. [isim] İki ucundan iki iple veya zincirle yüksek bir yere asılan ve üzerine oturulup sallanılan eğlence aracı
    • "Salıncağa annesi binmedi, o bindi yalnız." (Tarık Dursun K)
  2. Küçük çocukları uyutmak için beşik yerine kullanılan ve karşılıklı iki yere iple bağlı bulunan asılı yatak

MANİSALI
...
KISALIK

  1. [isim] Kısa olma durumu

TAKSALI

  1. [sıfat] Pulu yapıştırılmadığı veya eksik yapıştırıldığı için parası, cezasıyla birlikte kendisine gönderilen kimseden alınan (mektup)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü