İçinde S olan 8 harfli 2369 kelime var. İçerisinde S harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında S harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu S harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BELİRSİZ

  1. [sıfat] Belirli olmayan, belgisiz, gayrimuayyen
    • "Tatlı ve mahmur bakışlı gözlerini belirsiz bir noktaya dikti." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Niteliği hakkında tam bir bilgi edinilemeyen, müphem
    • "Bir ayağın yerlere sürtünmesinden çıkan, silik ve belirsiz sesi işitti." (Peyami Safa)
  3. Bilinmeyen, meçhul
    • "Ne olduğu belirsiz."

DOYASIYA

  1. [zarf] Doyuncaya kadar yiyerek
    • "Sofradan doyasıya kalktıkları gün bahtiyardırlar." (Samiha Ayverdi)
  2. Bol bol
    • "Babamı doyasıya göremedim." (Halikarnas Balıkçısı)

EKSİKLİK

  1. [isim] Eksik olma durumu, eksik olan miktar, noksan, nakisa, fıkdan

EŞLEKSEL

  1. [sıfat] Ekvatoral

GANGSTER

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Yasa dışı işler yapan çete üyesi
  2. Herhangi bir çıkar için her türlü kötülüğü yapan kimse

İLMİKSİZ

  1. [sıfat] Kolay çözülemeyen biçimde düğümlenmiş
  2. İlmiği olmayan

KEMALİST
...
MESUDİYE
...
SAADETLE

  1. [zarf] "Güle güle" anlamında esenleme sözü

SALLAMAK

  1. [-i] Düzenli bir biçimde ve hep aynı doğrultuda hareket ettirmek
    • "Sen yine anahtarını çıkar, salla, eğlendir." (Halide Edip Adıvar)
  2. Uydurmak, kafadan atmak
  3. Sarsmak
  4. Beklenmedik bir başarı kazanmak
    • "Seçimlerde Ankara'yı salladı."
  5. Zor durumda bırakmak
  6. Bir işi sürekli olarak başka bir zamana ertelemek, savsaklamak
    • "Ev sahibinin gözünü boyarım, kalan borcu bir müddet daha sallarım diyordu." (Sermet Muhtar Alus)
  7. [nsz] Vurmak, tokat atmak
    • "Sokaktan geçen bir adam, bunları ayırdı, ikisine birer tokat salladı..." (Memduh Şevket Esendal)

SIHRİYET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Evlenme sonucu oluşan yakınlık, akrabalık, dünürlük, hısımlık
    • "Süleyman Şah, kurtuluşu Osman Oğulları ile sıhriyet peyda etmekte görüyordu." (Feridun Fazıl Tülbentçi)

SIRRETME

  1. [isim] Sırretmek işi

TUTUMSUZ

  1. [sıfat] Aşırı harcamalar yapan, savurgan, müsrif

ANANESİZ

  1. [sıfat] Geleneğe sahip bulunmayan
    • "Bu milliyetsizlik yüzünden edebiyatsız, sanatsız, ananesiz kalan Türkler, en basit hakikatlere de akıl erdiremiyorlardı." (Ömer Seyfettin)

HİLAFSIZ

  1. [zarf] İnanılmaz ancak gerçek olarak
    • "Köprünün üstünde hilafsız beş bin kişi vardı." (Memduh Şevket Esendal)

HİSSESİZ

  1. [sıfat] Hissesi olmayan

ISKALAMA

  1. [isim] Iskalamak işi

KALÇASIZ

  1. [sıfat] Kalçası dar olan

KENARSIZ

  1. [sıfat] Kenarı olmayan

KESİKLİK

  1. [isim] Kesik olma durumu
    • "Dumanlar gözlerimi yakıyor, görüş gücüme kesiklik veriyor." (Salâh Birsel)
  2. Ansızın duyulan hâlsizlik, kırıklık, yorgunluk

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü