İçinde OL olan 6 harfli 109 kelime var. İçerisinde OL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında OL olan kelimeler listesine ya da Sonu OL ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KOLONİ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Sömürge
  2. Göçmen topluluğu veya bu topluluğun yerleştiği yer
  3. Bir ülkede bulunan küçük yabancı topluluğu
    • "Ankara'daki Alman kolonisi."
  4. Birlik durumda yaşayan aynı türden organizmaların oluşturduğu topluluk

OLANAK

  1. [isim] Yararlanılan uygun şart veya durum, imkân
    • "Zamanını istediği gibi tasarruf etme olanağı elindedir." (Haldun Taner)

OLUŞUK

  1. [sıfat] Oluşmuş
  2. [isim] Bir jeoloji döneminde meydana gelmiş katmanlar dizisi
    • "Üçüncü zaman oluşukları."

ETANOL

  1. [isim] Alkol

KOLERA

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Şiddetli ishal ve kusmalarla kendini gösteren, çok bulaşıcı, salgın ve öldürücü bir hastalık
    • "O sene Hicaz'da şiddetli bir kolera vardı." (Ömer Seyfettin)

TEOLOG

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Tanrı bilimci

EKOLOG

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Ekolojiyle uğraşan kimse, ekoloji uzmanı

SAĞKOL

  1. [isim] Birinin çok güvendiği kimse
    • "Kendisine kardeşim gözüyle bakılacağını, isterse her konuda sağkolum olacağını söyledim." (Refik Erduran)

OLEFİN

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Etilen gibi yapısına başka bir öge veya kök sokulabilen, karbonlu hidrojenlerin genel adı

TOGOLU
...
DEFOLU

  1. [sıfat] Defosu olan, bozuk, özürlü, kusurlu, ayıplı (kumaş, giysi, mal vb.)

KREZOL

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Tolüenden türeyen üç fenol izomerinden biri, lizol

PETROL

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Yoğunluğu 0,8-0,95 arasında olabilen, hidrokarbürlerden oluşmuş, kendisine özgü kokusu olan, koyu renkli, arıtılmamış, doğal yanıcı mineral yağ, yer yağı
    • "Kamyonlar yarı benzin, yarı petrolle çalışmaya uğraşıyor." (Aka Gündüz)

BOLULU
...
SOLMAZ

  1. [sıfat] Solmayan, rengini yitirmeyen

DOLUSU

  1. [sıfat] Dolduracak kadar
    • "Yemeğe iki kepçe dolusu yağ konuldu."

KOLOİT

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Jelatin niteliğinde olan ve suda dağılmışı zarlardan geçmemekle billursulardan ayırt edilen maddelerin genel adı, billursu karşıtı

KONSOL

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Duvar kenarına yerleştirilen, üstüne ayna ve başka süs eşyası konulan, çekmeceli mobilya
    • "Mektupları götürmüş konsolun üzerine koyuyordu." (Tarık Buğra)
  2. Yalnız bir yanındaki dayanak tarafından taşınan, diğer bölümleri boşlukta olan yatay yapı ögesi
    • "Konsol kiriş."

KOLTUK

  1. [isim] Omuz başının altında, kolun gövde ile birleştiği yer
    • "Gazetelerini bir koltuğunun altına koydu, zayıf kollarıyla kutulara sarıldı." (Halide Edip Adıvar)
    • "Nihayet sonbaharın yağmurlu, serin bir günü koltuğa giriyorum." (Ömer Seyfettin)
    • "Ercüment, memurluk hayatında her oturduğu koltuğu doldurmuş..." (Yusuf Ziya Ortaç)
    • "Ben de aç duracak değilim ya! Bizim orada senin gibi bir ağa yok ki koltuğunun altına sığınalım." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Kol dayayacak yerleri olan geniş ve rahat sandalye
    • "Ta yan beline kadar gömüldüğü koltuğunun içinden ileriye doğru uzandı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  3. Eski düğünlerde damatla gelinin eve girerken konuklar arasından kol kola geçmeleri töreni
    • "Babamız, annemizi gelin geldiği ilk gün şu merdivenin alt başında karşılamış, 'koltuk' yapılmıştı." (Hüseyin Cahit Yalçın)
  4. Yapıcılıkta yan destek
  5. Demirledikten sonra gemiyi iskeleye, rıhtıma veya başka bir gemiye bağlayan ip
  6. Koltuklama veya koltuklanma
    • "O koltuktan hoşlanmaz."
  7. Kayırma, destek
    • "Dayısının koltuğunda sırtı yere gelmez."
  8. Yüksek mevki, makam
    • "Koltuk kavgası."
  9. Genelev
    • "Burası Mesut Bey adında bir herifin koltuğudur." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  10. Mısır ve buğday fidesinin yanlarından çıkan filizler
  11. Kenar, tenha yer

ARGOLU

  1. [zarf] Argo kullanarak (konuşmak)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü