İçinde M olan 4 harfli 301 kelime var. İçerisinde M harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında M harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu M harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

AŞIM

  1. [isim] Aşma işi
  2. Erkek hayvanın dişisiyle çiftleşmesi
    • "Hayvan aşım istasyonu."

EMEN

  1. [isim] Bağ çubuğu, ağaç veya sebze dikmek için açılan çukur

AMFİ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Amfiteatr

İDAM

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Ölüm cezası
  2. Ölüm cezası verilen kimseye uygulanan infaz işlemi

TAAM

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yemek, yiyecek
    • "Yemekte salçalı bir taam vardı." (Burhan Felek)

ULAM

  1. [isim] Aralarında herhangi bir bakımdan ilgi veya benzerlik bulunan şeylerin tümü, makule, zümre, grup, kategori
    • "İnsan üstüne düşünenlerin hepsi, her iki ulamda da yetkinliğe az rastlandığı görüşünde birleşirler." (Azra Erhat)
  2. Nesnel gerçekliğin ve bilginin en genel ve temel özelliklerini, ilişkilerini yansıtan temel kavramların her biri, nicelik, nitelik, bağıntı, makule, kategori

BROM

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Atom numarası 35, atom ağırlığı 79,909, yoğunluğu 2,97 olan, deniz sularında az, bazı göllerde çok miktarda bulunan, kırmızı renkli, pis kokulu, zehirli, sıvı bir element (simgesi Br)

CAMİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Müslümanların namaz kılmak için toplandıkları yer

KAMA

  1. [isim] Silah olarak kullanılan, ucu sivri, iki ağzı da keskin uzun bıçak
    • "Bu bıçak, sapına bez sarılmış, küçük çapta bir kamaydı." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Açılmış olan boşluklarda tavan ve yanlardan taş veya cevher parçalarının düşmesini önlemek amacıyla tahkimat elemanları üstüne veya arkasına yerleştirilen bir tahkimat parçası
  3. Kütüğü yarmak için kullanılan ucu sivri, yassı, enli çivi, takoz, kıskı
  4. Topun gerisini kapayan kapak
    • "Köy değirmenlerinde top kaması döküldüğüne şahit oldum." (Aka Gündüz)
  5. Oyunda kazanılan her parti
  6. Oyunda sayı

İMLA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yazım
    • "İmla bahsi, yalnız bizde değil, Fransa'da dahi gariplikler uyandırmıştır." (Ahmet Rasim)
  2. Doldurma, doldurulma
    • "Tarihî inkılabımızın bir sahifesi, İkinci İnönü zaferiyle imla edildi." (Atatürk)

UMAR

  1. [isim] Çare

MUİT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Okullarda çocukları çalıştırmakla görevli kimse, öğretmen yardımcısı

EMEK

  1. [isim] Bir işin yapılması için harcanan beden ve kafa gücü
    • "Ücret emeğin karşılığıdır." (Anayasa)
    • "Dirsek çürütüp emek verdiği kitapları, can vermeden can bulunamayacağını ona hiç söylememişti." (Samiha Ayverdi)
  2. Uzun ve yorucu, özenli çalışma
    • "Bir darbe benim bütün o uzun emeklerimi sıfıra indirir." (Hüseyin Cahit Yalçın)
  3. İnsanın bilinçli olarak belli bir amaca ulaşmak için giriştiği hem doğal ve toplumsal çerçevesini hem de kendisini değiştiren çalışma süreci

AVAM

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Alt tabaka, havas karşıtı
    • "Bu zihniyette olan avam değildi, bilhassa havas denilen insanlar böyle düşünüyordu." (Atatürk)
  2. Halk

MOKA

  1. [isim] Çok kokulu bir tür kahve
  2. Bu kahveden yapılan içecek

MENİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Erkeklerin cinsel organından salgılanan madde, er suyu, bel, atmık, dikel, sperm, sperma

MERT

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Yiğit
    • "Merttir, yiğittir, yüreği de bileği de pektir." (Tarık Buğra)
  2. Sözünün eri, güvenilir (kimse)

ŞEMS

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Güneş

EZME

  1. [isim] Ezmek işi
  2. Sebze veya yemiş ezilerek yapılan yiyecek
    • "Sıkınca içinden vıcık vıcık balık ezmeleri, kaz ciğerleri çıkan tüpler..." (Yusuf Ziya Ortaç)
  3. Bitkilerin etli ve yumuşak kısımlarını macun kıvamına getirmek üzere parçalama, katı ve telsel kısımlarını süzerek ayıklama işlemi

İÇME

  1. [isim] İçmek işi
    • "Lokantaya bir iki kadeh rakı içmeye giderdi." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  2. İçinde birtakım mineraller ve tuzlar bulunan, suyu ilaç olarak ve çoğunlukla iç sürdürmek için içilen kaynak, içmeler

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü